Artı Gerçek- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin il başkanları toplantısında açıklamalarda bulundu.
Erdoğan, 2 ayrı depremin meydana geldiği Venezuela halkına geçmiş olsun dileklerini iletti.
'YENİ BELEDİYE BAŞKANLARIMIZI BAĞRIMIZA BASACAĞİZ'
Erdoğan, "Eser ve kardeşlik siyasetinin temsilcisi olan AK Parti'ye olan teveccüh her geçen gün katlanarak artıyor. Hizmet etmek isteyen hemen herkes bu çatı altında çalışmayı arzu ediyor. Bugün de yeni belediye başkanlarımızı bağrımıza basacağız. Birazdan AK Parti ailesine katılacak arkadaşlarımıza aramıza hoş geldiniz diyorum. Millete ve memlekete hizmet yolculuğunda inşallah tam dayanışma içinde olup halkımızın güvenini boşa çıkarmayacağız. Ülkesi ve milleti için hizmet etmek isteyenleri partimize katmaya devam edeceğiz" dedi.
'BİZE GÖRE SİYASET MİLLETE TEPEDEN BAKAN FAALİYET DEĞİLDİR'
Erdoğan, "Bize göre siyaset millete tepeden bakan faaliyet değildir. İster yerelde ister ülke sathında olsun siyaset felsefemizde insana saygı vardır. 86 milyon insanımızın tamamı eşittir bizim için. Hiçbir ayrım yapmadan aynı derecede hizmete ve hürmete layıktır Sadece bize oy verenlerin değil, 86 milyonun hizmetkarı olduk. Maruz kaldığı tüm saldırılara rağmen milletin gönlünde yıkılmaz kılan işte bu vasıflardır. Seçmenden oy isterken müşfik, saygılı ama milletten yetki alınca kibirli, incitici tavır bizim tavrımız değildir" diye konuştu.
'ETKİLEŞİM AVCILIĞI DENEN HASTALIK KAMUDA VE YEREL YÖNETİMLERDE YAYILDI'
AKP teşkilatına eleştirilerde de bulunan Erdoğan, "Etkileşim avcılığı denilen hastalığın kamuda, yerel yönetimlerde yayıldığını görüyoruz. Özel alan kavramı anlamını yitirmekte, görünür olmak, her türlü hassasiyetin önüne geçmekte. Gündem olma ve gündemde kalma kaygısı bir müddet sonra büyük bir kapana dönüşmekte. Bu kapana siyasetçiler de düşmekte. Kendi arkadaşlarımızın da bilerek ya da bilmeden bu ters akıntıya kapıldığını görüyoruz. Partimize zarar veren bu yanlışlara karşı dikkatli olunmalı. Vatandaşın kalbini kıran, icraat değil şov peşinde koşan yaklaşım muhalefetin tarzı olabilir ama bunu tasvip etmemiz asla mümkün değildir. Görevi, unvanı makamı ne olursa olsun hiçbir arkadaşım unutmasın hepimiz koltuklarımıza milletin takdiri ile geldik. Milletimiz emaneti eser üretmemiz, refahını artırmamız için tevdi etti. Millete hizmet makamları gösteri değil, sorumluluk makamlarıdır. Mesele gönülleri fethetmektir" ifadelerini kullandı.
'EFENDİLİK TASLALAMA DEĞİL, MİLLETE HİZMETKARLIK YAPMAYA GELDİK'
Sosyal medya rüzgarı ile seçim kazanılsa iktidarda da cumhurbaşkanlığında da başkaları olurdu. Yaptıklarımızı, icraatlarımızı en güzel şekilde bu mecraları da kullanarak halkımız ile paylaşacağız. Ama sosyal medyadaki yankı odalarına da hapsolmayacağız. İstanbul başkanlığımızdan bu yana yaptığımız gibi vakar içinde sürdüreceğiz. Tüm yol ve dava arkadaşlarımdan bu prensip ve ilkeler ile hareket etmelerini beklediğimizi vurgulamak isterim. Biz efendilik taslamaya değil millete hizmet etmeye, hizmetkarlık yapmaya geldik. Bu minvalde, bu istikamette yürümeye de devam edeceğiz" dedi.
CHP'YE: KAYIKÇI KAVGASININ PARÇASI OLMAMIZI BEKLEYENLER BEYHUDE BEKLER
İsim vermeden CHP'ye eleştirilerini sürdüren Erdoğan, şöyle dedi:
"Bir taraftan şehirlerimizi abad etmek için çalışırken diğer taraftan siyasi rakiplerimiz ile gereksiz polemiklerden uzak duruyoruz. Kayıkçı kavgasının parçası olmamızı bekleyenler beyhude bekler. Biz yeni gönüller kazanmanın peşindeyiz. Gerilimden, kamplaşmadan kaçınmamız insanımızın hak ve hukukunun çiğnenmesine kayıtsız kalacağımız anlamına gelmez."
'28 ŞUBAT ÖZLEMİ İLE DAVRANAN BASKICI ZİHNİYETE İZİN VERMEYECEĞİZ'
Erdoğan, "Biz yıllardır ötelenen, kendi öz yurdunda oraya buraya yitilen kardeşlerimizin izzetini savunmak için de aldık. 28 Şubat döneminde darbecilerin gadrine uğrayanların aynı zorbalığına maruz kalmaması için yetki aldık. Küstah azınlığın hayat tarzı dayatmasına müsaade etmedik. Jakobenlerin, insanımızın inancına karışmasına eyvallah etmedik. Zaman zaman sesi çok çıkan kibir abidelerinin sessiz çoğunluğu susturma girişimlerine şahit oluyoruz. Bunlarla mücadelemizi hukuk zemininde sürdürüyoruz. 28 Şubat özlemi ile davranın baskıcı zihniyete izin vermeyeceğiz" diye konuştu.
'KÜÇÜK DAR BİR ZÜMRE BU MİLLETE YAŞAM TARZI DİKTE EDEMEZ'
İnanç özgürlüğünün anayasada güvence altına alındığını belirten Erdoğan, "Kimse kimseye baskı kuramaz. Küçük dar bir zümre bu millete yaşam tarzı dikte edemez. Eskiden olduğu gibi bir avuç müstekbirin azarladığı kadınları kılık kıyafetine göre ayrıştırıp; 'gerici', 'yobaz' diye tahkir ettiği günler artık geride kaldı. Eski nobranlıklarını özleyenler boş durmasa da o karanlık dönemler bir daha asla dönmeyecektir. Bu ülkede kimsenin sakalından başörtüsünden dolayı aşağılanmasına, kendini ötekilenmiş hissetmesine göz yummayacağız. Hak ve özgürlükleri her bir vatandaşımız için genişletmeye, 86 milyonu bir ve eşit görmeye devam edeceğiz" dedi. (POLİTİKA SERVİSİ)