Ana içeriğe geç

ABD-İran anlaşmasında belirsizlik sürüyor: G7 liderleri metni görmeyi bekliyor

ABD Başkanı Trump'ın İran ile varıldığını açıkladığı anlaşmanın ayrıntıları hala belirsizliğini koruyor. G7 liderleri ve dünya anlaşmanın detaylarını görmeyi bekliyor...

ABD-İran anlaşmasında belirsizlik sürüyor: G7 liderleri metni görmeyi bekliyor
Habertürk
16

ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'nın cuma gününden itibaren "tamamen açık" olacağını açıkladı. Bu açıklama, Fransa'nın Évian-les-Bains kentinde düzenlenen G7 Zirvesi'nde bir araya gelen Batılı liderlerin, ABD ile İran arasında varılan ve henüz kırılganlığını koruyan anlaşmanın daha başlangıçta dağılmasını önlemeye çalıştığı bir dönemde geldi.

Trump, "Anlaşma tamamen imzalandı. Boğaz da zaten kısmen açılmış durumda" dedi. Ancak İsrail'in Lübnan'daki ateşkesi ihlal ettiği yönündeki suçlamalar ve İran'ın kritik su yolunda ücret alma hakkına ilişkin açıklamaları, anlaşmanın hala çözülmemiş birçok noktası olduğunu ortaya koydu.

Trump, pazartesi günü Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile ikili görüşmesinin başlangıcında, İngiltere ve Fransa'nın Hürmüz Boğazı'nda önerdiği ortak deniz misyonunu reddetti.

Trump, "Boğazın açık kalmasını sağlamak için fazla yardıma ihtiyacımız olacağını düşünmüyorum" dedi.

ABD Başkanı, "Şu anda Orta Doğu'da çok büyük gelişmeler yaşanacağını düşünüyorum. Ve çok önemli bir nokta da petrol fiyatlarının hızla düşmesi, borsanın ise bugün bir roket gibi yükselmesi" ifadelerini kullandı.

Trump ayrıca anlaşmanın temel amacının İran'ın nükleer silaha sahip olmasını engellemek olduğunu belirterek, "Asıl mesele İran'ın nükleer silaha sahip olmayacak olması. Bunu güçlü denetim mekanizmalarıyla tamamen kabul ettiler. Zaten bütün mesele buydu" dedi.

AYRINTILAR HENÜZ NET DEĞİL

ABD'li yetkililerin, Hürmüz Boğazı'nın açılması karşılığında İran'a yönelik ABD deniz ablukasının kaldırılmasını öngördüğünü söylediği mutabakat zaptı (MOU), cuma günü Cenevre'de düzenlenecek törenle resmen imzalanacak.

Törene ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ve İran'ın baş müzakerecisi Muhammed Bakır Kalibaf'ın katılması bekleniyor.

Beyaz Saray yetkilileri, anlaşmanın tüm ayrıntılarının önümüzdeki 24 ila 48 saat içinde yayımlanacağını açıkladı.

ABD tarafında Vance'in liderlik edeceği teknik görüşmeler bu hafta başlayacak. Bu görüşmelerde İran'ın nükleer programının geleceği gibi daha zorlu başlıklar ele alınacak.

Trump, İran'ın nükleer programının hiçbir koşulda nükleer silah üretme kapasitesine ulaşmaması gerektiğini savunuyor.

Anlaşmada ayrıca yaptırımların kaldırılması ve milyarlarca dolarlık dondurulmuş İran varlığının serbest bırakılmasına ilişkin düzenlemeler bulunuyor. Ancak ABD'li yetkililer bunun "İran'ın taahhütlerini yerine getirmesine" bağlı olacağını belirtti.

Yetkililer, hiçbir Körfez ülkesinin İran'ın varlıklarının serbest bırakılması konusunda gizli bir anlaşmaya varmadığını savundu. Ancak ABD'nin "dondurulmuş fonları serbest bırakmaya ve yaptırımları hafifletmeye hazır olduğunu" ifade etti.

Bir başka ABD'li yetkili ise, "İran'ın yükümlülüklerini yerine getirmeye hazır olduğunu gösteren küçük adımlar atması halinde biz de başlangıçta bazı küçük jestler yapacağız" dedi.

Bu "küçük jestin" ne olacağı konusunda ayrıntı verilmezken, ilk yetkili daha sonra şu anda ABD veya başka herhangi bir ülke tarafından serbest bırakılan dondurulmuş varlık miktarının 0 dolar olduğunu açıkladı.

ABD yönetimi ayrıca mutabakatın imzalanmasının ardından İran çevresindeki Amerikan askeri varlığında hemen bir azalma olmayacağını bildirdi.

Bir ABD yetkilisi, "Plan, müzakereler boyunca mevcut askeri pozisyonumuzu korumak. Azaltmayı umuyoruz ancak henüz bunu yapmıyoruz. İranlıların verdikleri sözleri yerine getirdiğini görmek istiyoruz" dedi.

G7'DE LÜBNAN ENDİŞESİ

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, anlaşmanın küresel ekonomiyi istikrara kavuşturabileceğini söyledi ancak İsrail'e ateşkes anlaşmasının Lübnan için de geçerli olması gerektiği uyarısında bulundu.

Merz'in açıklaması, İsrail'in Lübnan'ın güneyinde bir araca düzenlediği insansız hava aracı saldırısında bir kişinin hayatını kaybetmesinin ardından geldi. Bu, 60 günlük ateşkesin kabul edilmesinden bu yana yaşanan ikinci ölüm oldu.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise, "Lübnan yanmaya devam ettiği sürece kalıcı bir barıştan söz edilemez" dedi.

İSRAİL'DE TRUMP VE NETANYAHU'YA TEPKİ

İsrail'de gün boyunca hem Trump'a hem de Başbakan Binyamin Netanyahu'ya yönelik endişe ve öfke arttı.

Analistler ve yorumcular, Netanyahu'nun savaşın başında verdiği; Tahran'da rejim değişikliği sağlama ve İran'ın nükleer programını yok etme hedeflerinin hiçbirinin gerçekleşmediğine dikkat çekti.

Netanyahu, anlaşmayla ilgili ilk açıklamasında mutabakatı açıkça eleştirmedi ancak müzakerelerden uzak durarak bunun Trump'ın kararı olduğunu söyledi.

Netanyahu, "Bu onun kararıydı. Bizim kendi çıkarlarımız var" dedi.

İsrail'in ateşkes anlaşmasına rağmen Lübnan'da işgal ettiği bölgelerden çekilmeyeceğini belirten Netanyahu, İran'ın nükleer silah geliştirme yönünde ilerlediğini düşünmeleri halinde saldırmaya hazır olduklarını söyledi.

"Anlaşmayla ya da anlaşma olmadan İran nükleer silaha sahip olmayacak; bugün de yarın da" dedi.

Muhalefet partileri ise bazı yerel medya organlarının "tam bir başarısızlık" olarak nitelendirdiği anlaşmayı eleştirdi.

Netanyahu hükümetindeki aşırı sağcı isimler, İsrail'in müzakerelere taraf olmadığını belirterek anlaşmaya uymama çağrısı yaptı.

Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, "Trump'ın anlaşması bizi bağlamıyor. Hizbullah'ın tamamen tasfiye edilmesinden daha azını kabul etmemeliyiz. Askerlerimizin ele geçirip temizlediği tek bir karış topraktan bile çekilmemeliyiz" dedi.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ise ABD'nin İsrail'in ateşkese uymasını sağlaması gerektiğini belirterek, anlaşmanın Lübnan'da uygulanmasına bağlı olduğunu söyledi.

HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA GEÇİŞ ÜCRETİ TARTIŞMASI

Trump'a, diğer dünya liderlerinin kendisine, imzaladığı anlaşmanın İran'a Hürmüz Boğazı'nda denizcilik hizmetleri için ücret alma hakkı verip vermediğini sorması bekleniyordu.

Böyle bir düzenlemenin, serbest deniz ulaşımını savunan Avrupa ülkelerinin sert şekilde karşı çıktığı bir geçiş ücreti sistemine dönüşebileceği belirtiliyor.

Trump ise Évian'da yaptığı açıklamada bunun söz konusu olmadığını söyledi:

"Çünkü boğazın açık ve geçiş ücretinden tamamen muaf olacağı bir anlaşmamız var."

Belirsizlik nedeniyle, birkaç gün içinde bölgede mayın temizleme ve gemilere refakat amacıyla konuşlandırılması planlanan Fransız-İngiliz deniz görev gücünün geleceği de netleşmedi.

İranlı yetkililer, boğaza yönelik yabancı müdahaleyi reddederken, son dakika müzakereleriyle yapılan değişikliklerin İran'a denizcilik hizmetleri karşılığında ücret alma hakkı verdiğini savunuyor.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron daha önce bu görev gücünün "boğazın barışçıl şekilde yeniden açılmasını güvence altına alabileceğini" söylemişti. Fransa'nın Charles de Gaulle uçak gemisi, fırkateynler, mayın arama gemileri ve uçakları bölgeye gönderebileceği belirtilmişti.

Ancak görev gücü planı, Avrupa ülkelerinin İran'ın askeri direnci karşısında operasyon yapamayacaklarını belirtmesi nedeniyle belirsizliğini koruyor.

Trump ise Avrupa eskort misyonuna gerek kalmadan su yolunun çalışmaya başladığını ima etti.

Sosyal medyada yaptığı paylaşımda, "Gemiler Hürmüz Boğazı'ndan petrol yüklü şekilde çıkmaya başladı. Tamamen güvenli ve açık olan güney rotasını kullanıyorlar. Başka seyahat alanları da var" dedi.

"BELKİ DE TRUMP BU SÜREÇTEN DERS ÇIKARIR"

Birçok G7 lideri, savaş sırasında ABD'nin Avrupa'daki üslerini İran'a yönelik saldırılar için kullanmasına izin vermedi. Bazı liderler, sürecin ABD'ye zarar verdiğini ve Çin ile rekabette Batı ekonomilerini zayıflattığını düşünüyor.

Bir Batılı diplomat, "Kimse acı veya kamuya açık bir hesaplaşma istemiyor ancak bu, Amerikan tek taraflı politikası için büyük bir çöküş anı oldu. Belki de Trump bu süreçten ders çıkarır" dedi.

ABD'li yetkililer ise pazartesi günü yaptıkları açıklamalarda savaşın İran'ı "önemli ölçüde zayıflattığını" ve ülkenin nükleer silah geliştirmeye çalışmadığını kanıtlayacak mekanizmalar sağlaması halinde "küresel ekonomiye ve beraberindeki refaha davet edilebileceğini" savundu.

Kaynağa Git

İlgili Haberler