HÜSEYİN GÖKÇE / ANKARA
Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) Başkanı Sevda Kayhan Yılmaz, savunma ve güvenlik harcamalarındaki artış hedefleriyle şekillenen küresel harcama paradigmalarının imalat sanayi için devasa bir sipariş ve yatırım dalgası potansiyelini barındırdığını bildirdi. Makine ihracatının yılın ilk yarısındaki performansını değerlendiren MAİB Başkanı Sevda Kayhan Yılmaz, ihracattaki yüzde 1.7’lik artışa karşın birim fiyatın yüzde 11 yükselerek kg başına 8.7 dolara çıktığını söyledi.
ABD'ye ihracat yüzde 33,9 arttı
En fazla ihracat yapılan ülke olan Almanya’ya yönelik ihracat yüzde 8.7 artarak 1.7 milyar dolara çıkarken, ABD pazarına olan ihracat yüzde 33.9’luk artışla 1.2 milyar dolara çıktı. Bu dönemde oransal olarak en yüksek artış yüzde 25.6 ile türbin, turbojet ve hidrolik ürün grubunda gerçekleşirken, deri işleme makineleri ihracatı ise yüzde 35.6 ile en fazla miktar azalması yaşanan ürün grubu oldu.
Dünya genelinde şokların artık kalıcı hale gelmeye başladığını dile getiren Yılmaz, “ABD ile İran arasındaki diplomatik ilişkilerin sürekli değişen bir sarkaçta seyretmesi ve uzlaşı zeminine yaklaşıldığı düşünülen her dönemeçte gerilimin yeni bir boyutta tırmanması, jeopolitik krizlerin artık geçici 'şok' olmaktan çıkıp küresel ticaretin kalıcı bir gerçeğine dönüştüğünü gösteriyor” dedi.
Avrupa ekonomisi strese girdi
Söz konusu belirsizlik sürecinde sanayi dönüşümünü gerçekleştirmeye çalışan Avrupa ekonomisinde stresin arttığını bildiren Yılmaz, “Özellikle sanayinin kalbi konumundaki Almanya’da üreticilerin mücadele ettiği yapısal sorunları daha da derinleştiriyor. Alman Makine ve Tesis İmalatçıları Birliği’nin (VDMA) de işaret ettiği üzere; yüksek vergiler, esnek olmayan iş gücü piyasası ve aşırı bürokratik engeller gibi iç dinamikler, kıtanın küresel rekabet gücünü halihazırda kemirirken, jeopolitik dalgalanmalar yeni sipariş hacmi üzerinde ciddi bir baskı unsuru oluşturuyor” ifadelerini kullandı.
Yılmaz, savunma sanayine yönelik yüksek standartların sivil üretim hatlarının da kalitesini yükselteceğine dikkat çekerken şunları söyledi: “Bilgi güvenliği ve yönetim sistemleri standartları da üreticilerimizin siber güvenlik kaslarını güçlendirerek onları küresel tehditlere karşı koruyacak unsurlar olacaktır. Kısacası, KOBİ'lerimiz için başlangıçta zahmetli görünen sertifikasyon ve akreditasyon süreçleri, makine imalat sanayimizin teknolojik standartlarını kalıcı olarak yükseltecek ve bizi küresel pazarda ikame edilemez kılacak bir teknolojik aşı olabilir.”
Türk makine sektörü için tarihi bir fırsat penceresi açılıyor
Sevda Kayhan Yılmaz, NATO zirvesinde 10 milyarlarca dolarlık çok uluslu tedarik anlaşmalarının küresel ekonominin artık 'güvenlik odaklı yeni bir endüstriyel tahkimat' dönemine girdiğini tescillediğini belirtti.
Savunma-güvenlik harcamalarının 2035 yılına kadar milli gelirin yüzde 5'ine çıkarılması hedefinin devasa bir sipariş ve yatırım dalgası potansiyeli barındırdığına dikkat çeken Yılmaz, "Yeniden yapılanma bütçeleri; siber güvenlikten dijitalleşmeye, kritik altyapı yatırımlardan savunma sanayisinin geliştirilmesine kadar çok geniş bir alana kaynak aktarılmasını sağlarken, uzun süredir durgunluk ve sanayisizleşme baskısıyla boğuşan Avrupa endüstrisi için de yeni bir büyüme stratejisi işlevi görüyor" ifadelerini kullandı. Yılmaz bunun, Türk makine sektörünün küresel askeri-sanayi hiyerarşisinde çok daha üst düzey, yüksek katma değerli bir konuma yükselmesi için tarihi bir fırsat penceresi sunduğuna vurgu yaptı.