Nagihan KALSIN- ANKARA
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstihdam, Eğitim ve Sosyal Politikalar Sektörel Operasyonel Programı (İESP SOP) kapsamında düzenlenen “Sosyal Etki Analizi ve Kapanış Konferansı”nda, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerde ekonomik entegrasyonu güçlendirecek adımların gecikmeden atılması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne katılım sürecinin stratejik hedef olmaya devam ettiğini belirten Yılmaz, güvenlikten enerjiye, göçten ticarete kadar geniş bir yelpazede daha güçlü ve etkin bir iş birliğine ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.
“Gümrük Birliği’nin güncellenmesi aciliyet taşıyor”
Avrupa’nın güvenliği, enerji arzı, rekabet gücü ve bölgesel istikrarı açısından Türkiye’nin stratejik değerinin daha görünür hale geldiğini kaydeden Yılmaz, Türkiye ile AB arasında yapıcı ve sonuç odaklı ilişkilerin her iki taraf için de önemli kazanımlar sağlayacağını dile getirdi. Yılmaz, “Özellikle Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve vize kolaylığı gibi hususlar büyük bir aciliyet arz ediyor” dedi. Vatandaşların vize süreçlerinde yaşadığı sorunlara ilişkin şikayetlerin siyasetçilere de yoğun şekilde ulaştığını belirten Yılmaz, vize kolaylığının yalnızca ekonomik değil, sosyal açıdan da önemli bir başlık olduğunu vurguladı. “Vatandaşlarımızın vize kolaylığı konusunda yaşadığı sıkıntılara ilişkin şikayetler siyasetçiler olarak bize de geliyor. Dolayısıyla biz bu konularda mutlaka bir adım atılması gerektiğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı.
“AB kendi ölçülerini ve süreçlerini işletmeli”
Türkiye-AB ilişkilerinin algılar, polemikler ve popülist siyasi söylemler üzerinden değil, müktesebatı esas alan objektif değerlendirmelerle ilerletilmesi gerektiğini belirten Yılmaz, Avrupa Birliği’nin diğer aday ülkelere uyguladığı kriterlerin Türkiye için de geçerli olması gerektiğini söyledi. Yıllardır bazı fasılların siyasi nedenlerle açılmadığını kaydeden Yılmaz, “Fasıllar açılır, müktesebat ile Türkiye’nin uygulamaları ve mevzuatı mukayese edilir, farklılıklar tespit edilir, ardından bunların giderilmesine yönelik ortak çalışmalar yapılır. Avrupa Birliği kendi ölçülerini ve süreçlerini işletmelidir” diye konuştu.
“İki Avrupa var”
Konuşmasında Avrupa’daki siyasi dönüşüme de değinen Yılmaz, bir yanda İkinci Dünya Savaşı sonrasında barışı ve ortak refahı esas alan Avrupa’nın, diğer yanda ise dar menfaatlerin ortak çıkarların önüne geçtiği, kültürel dışlayıcılığın arttığı, yabancı düşmanlığı ve aşırı sağın yükseldiği bir Avrupa’nın bulunduğunu söyledi. “Bu ikinci Avrupa ne Avrupa için iyi bir şeydir ne de bizim girmek istediğimiz bir Avrupa’dır” diyen Yılmaz, Türkiye ile AB ilişkilerinin ortak değerler, karşılıklı yarar, diyalog ve iş birliği temelinde uzun vadeli bir perspektifle ele alınması gerektiğini vurguladı.
AB fonlarıyla 323 milyon euroluk destek
Konferansta konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Avrupa Birliği Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı (IPA) kapsamında yürütülen İstihdam, Eğitim ve Sosyal Politikalar Sektörel Operasyonel Programı’nın somut sonuçlarını paylaştı. Işıkhan, “Program kapsamında sağlanan 323 milyon euroluk finansman çerçevesinde 24 operasyon altında toplam 266 proje desteklenmiştir” dedi.
IPA kapsamında yürütülen çalışmaların etkilerine ilişkin bilgi veren Işıkhan, “21 operasyon aracılığıyla 778 binden fazla vatandaşımıza ulaşılmıştır. Faydalanıcıların yüzde 52’sini kadınlar oluşturmaktadır. 70 binden fazla kurumsal katılımcının kapasitesi güçlendirilmiştir” ifadelerini kullandı.
İstihdam odaklı projelerin çıktılarının önemine işaret eden Işıkhan, “İstihdam odaklı çalışmalar sayesinde 41 binden fazla vatandaşımızın istihdama erişmesine veya mevcut istihdamını korumasına katkı sağlanmıştır” diye konuştu. Türkiye-AB ortaklığının ekonomik etkisine de değinen Işıkhan, “Türkiye-AB ortaklığı ile harcanan her 1 euro, Türkiye ekonomisine 6 euroya eşdeğer birleşik etki olarak dönmektedir” dedi.
İşsizlik 36 aydır tek hanede
İşgücü piyasalarındaki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Işıkhan, “Ekonomimiz büyümeye, üretmeye ve istihdam oluşturmaya devam ederken işsizlik oranımız son 36 aydır tek haneli seviyelerde seyretmektedir. Nisan 2026 itibarıyla işsizlik oranı yüzde 8,2 olarak gerçekleşmiş, istihdam edilen kişi sayımız 32 milyonu aşmıştır” ifadelerini kullandı. İşgücüne katılım oranındaki artışa rağmen işsizliğin düşük seviyelerde korunmasının uygulanan aktif istihdam politikalarının başarısını gösterdiğini belirten Işıkhan, kadınların ve gençlerin işgücüne katılımını destekleyen politikaların olumlu sonuçlarının görüldüğünü kaydetti.