Kilo vermek ve kan şekerini kontrol altında tutmak amacıyla kullanılan GLP-1 ilaçları, son yılların en çok konuşulan tedavileri arasına girdi. Ancak bu ilaçlarla ilgili araştırmalar genişledikçe, faydalarının yanında olası yan etkileri de daha ayrıntılı biçimde ortaya çıkıyor. Bu kez dikkat çeken bulgu tartıda değil, saçlarda görüldü.The BMJ dergisinde yayımlanan yeni araştırmaya göre, GLP-1 reseptör agonisti kullanan tip 2 diyabetli yetişkinlerde saç dökülmesi, diğer iki yaygın diyabet ilacını kullananlara kıyasla daha sık görüldü. Yine de rakamlara yakından bakıldığında riskin düşük olduğu görülüyor. Yani manzara başlığın düşündürebileceği kadar “saç baş yolduracak” boyutta değil; ama görmezden gelinecek kadar da önemsiz sayılmıyor.
OZEMPIC VE MOUNJARO DA BU İLAÇ GRUBUNDA
Araştırmanın merkezinde, GLP-1 reseptör agonisti adı verilen ilaç grubu bulunuyor. Bu grupta semaglutid içeren Ozempic ve Wegovy ile tirzepatid içeren Mounjaro ve Zepbound gibi ilaçlar yer alıyor.Söz konusu ilaçlar tip 2 diyabetin tedavisinde ve obeziteyle mücadelede kullanılıyor. Ancak yeni araştırmanın yalnızca tip 2 diyabetli yetişkinlerin verileriyle yapıldığını belirtmek gerekiyor. Bu nedenle sonuçları, ilacı sadece kilo vermek amacıyla kullanan bütün insanlara doğrudan uyarlamak mümkün değil.
ON BİNLERCE HASTANIN KAYDI İNCELENDİ
Araştırmacılar, University of Pennsylvania Health System bünyesindeki elektronik hasta kayıtlarını inceledi. Çalışmaya Ocak 2019 ile Eylül 2024 arasında tedaviye başlayan tip 2 diyabetli yetişkinler dahil edildi.İlk karşılaştırmada GLP-1 ilaçlarını kullanan 12 bin 4 kişi ile SGLT-2 inhibitörü kullanan 15 bin 221 kişi incelendi. İkinci karşılaştırmada ise 11 bin 964 GLP-1 kullanıcısının verileri, DPP-4 inhibitörü kullanan 11 bin 233 kişiyle karşılaştırıldı.Araştırmacılar yaş, cinsiyet, etnik köken, vücut kitle indeksi, mevcut hastalıklar ve kullanılan diğer ilaçlar gibi sonuçları etkileyebilecek faktörleri hesaba kattı.
SAÇ DÖKÜLMESİ RİSKİ YÜZDE 68’E KADAR YÜKSELDİ
Düzeltmelerin ardından GLP-1 ilaçlarını kullananlarda saç dökülmesi riski, SGLT-2 inhibitörü kullananlara göre yüzde 37 daha yüksek bulundu.DPP-4 inhibitörü kullananlarla yapılan karşılaştırmada ise göreceli risk artışı yüzde 68’e ulaştı.Bu oranlar ilk bakışta oldukça yüksek görünebilir. Ancak araştırmacılar, mutlak riskin düşük kaldığının altını çiziyor.SGLT-2 karşılaştırmasında saç dökülmesi görülme sıklığı: • GLP-1 kullanıcılarında her 1000 kişi-yılda 6,91 • SGLT-2 kullanıcılarında her 1000 kişi-yılda 5,04
DPP-4 karşılaştırmasında ise oranlar: • GLP-1 kullanıcılarında her 1000 kişi-yılda 6,53 • DPP-4 kullanıcılarında her 1000 kişi-yılda 3,89“1000 kişi-yıl” ifadesi, örneğin 1000 kişinin bir yıl boyunca izlenmesine karşılık gelen istatistiksel ölçüyü anlatıyor. Dolayısıyla çalışmada göreceli risk artmış olsa da saç dökülmesi yaşayanların toplam içindeki oranı düşük.
SAÇ KÖKLERİNİ YOK EDEN TÜR DEĞİL
Araştırmanın bir başka dikkat çekici sonucu, bağlantının ağırlıklı olarak “iz bırakmayan saç dökülmesi” olarak bilinen türde görülmesi oldu.Bu saç dökülmesi biçiminde saç kökleri kalıcı olarak tahrip olmuyor. Dolayısıyla saçların yeniden çıkma ihtimali bulunuyor. Ancak araştırma, tedavi bırakıldıktan sonra saçların gerçekten geri çıkıp çıkmadığını takip edemedi. Bu nedenle “saçlar kesin olarak geri geliyor” demek de mümkün değil.İz bırakmayan saç dökülmesi riski, GLP-1 kullanıcılarında SGLT-2 grubuna kıyasla yüzde 53, DPP-4 grubuna kıyasla yüzde 72 daha yüksek bulundu.
NEDENİ İLAÇ MI, HIZLI KİLO KAYBI MI?
Araştırma saç dökülmesinin nedenini kesin olarak ortaya koymuyor. Bilim insanlarının üzerinde durduğu ihtimallerden biri hızlı kilo kaybı.Kısa sürede önemli miktarda kilo vermek, saçın doğal büyüme döngüsünü etkileyebiliyor. Hızlı kilo kaybına bağlı demir veya çinko eksiklikleri de saç dökülmesini artırabilecek etkenler arasında gösteriliyor.Tedavi ve kilo kaybı sırasında yaşanan hormonal değişikliklerin de rol oynayabileceği düşünülüyor. Ancak bunların şimdilik olası açıklamalar olduğunu, çalışmada doğrudan kanıtlanmadığını unutmamak gerekiyor.Yani araştırma, saç dökülmesinin ilacın doğrudan etkisinden mi, hızlı kilo kaybından mı, beslenme değişikliklerinden mi yoksa bunların birleşiminden mi kaynaklandığını söylemiyor.
ARAŞTIRMA NEYİ KANITLAMIYOR?
Bu çalışma, gerçek hasta kayıtlarının incelendiği gözlemsel bir araştırma. Dolayısıyla GLP-1 ilaçlarının saç dökülmesine kesin olarak neden olduğunu kanıtlamıyor; yalnızca ikisi arasında bir ilişki bulunduğunu gösteriyor.Hasta kayıtlarında saç dökülmesinin şiddeti, ne kadar sürdüğü ve saçların daha sonra yeniden çıkıp çıkmadığı konusunda yeterli bilgi de bulunmuyor. Araştırmacılar ölçülmeyen başka etkenlerin sonuçları etkilemiş olabileceğini kabul ediyor.Bu nedenle bulgular önemli bir güvenlik sinyali sunsa da “Bu ilaçları kullanan herkesin saçı dökülecek” şeklinde yorumlanmamalı.
İLACI KENDİ KARARINIZLA BIRAKMAYIN
Araştırmacılar, olası saç dökülmesi riskinin doktor ve hasta arasındaki tedavi kararlarında dikkate alınabileceğini belirtiyor. Ancak çalışma, hastalara tedaviyi bırakmalarını önermiyor.GLP-1 ilacı kullanırken belirgin saç dökülmesi yaşayanların ilacı kendi kararlarıyla kesmek yerine doktorlarına başvurması gerekiyor. Hızlı kilo kaybı, beslenme yetersizlikleri, tiroit sorunları, stres ve kullanılan diğer ilaçlar gibi birçok etken saç dökülmesine yol açabiliyor.Kısacası yeni araştırma, kilo verme iğneleriyle saç dökülmesi arasında küçük ama ölçülebilir bir bağlantıya işaret ediyor. Kesin nedenin ve saç dökülmesinin kalıcı olup olmadığının anlaşılması içinse yeni çalışmalara ihtiyaç var.