Tahran ile Washington arasındaki çatışmalar üçüncü gününde devam etti. ABD Başkanı Donald Trump’ın Ankara’daki NATO Zirvesi’nde “İran’a saldıracaklarını” söylemesinin ardından gece saatlerinde operasyonlar başladı.
ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), “İran’da 90’dan fazla hedefi vurduklarını” açıkladı. Bombardıman, “İran’ın Hürmüz Boğazı’nda ticari gemilere ve masum denizcilere saldırı düzenleme kapasitesini daha da zayıflatmak” kisvesiyle sunuldu.
İran Dışişleri Bakanlığı, “ABD terörist ordusununun demiryolu köprüleri de dahil olmak üzere sivil altyapıyı hedef alan saldırılarını ağır bir savaş suçu” olduğunu vurguladı. ABD yönetiminin “kötü ve psikopat” olarak nitelendirildiği açıklamada saldırılar “en sert şekilde” kınandı.
İran Sağlık Bakanlığı son iki günde ABD’nin düzenlediği bombardımanda 14 kişinin hayatını kaybettiğini, 78 kişinin ise yaralandığını açıkladı.
MİSİLLEME DALGASI
İran Ordusu ise gece boyunca düzenlenen ABD operasyonlarına misilleme olarak Kuveyt ve Bahreyn’in yanı sıra uzun süre sonra ilk defa Katar’ı da hedef aldı. İran medyası operasyonlarla ilgili olarak şu ayrıntıları paylaştı:
“İran Ordusu’nun bölgedeki ABD üslerine yönelik saldırılarının devamında Kuveyt’te bir Patriot hava savunma sistemi, Katar’da bir erken uyarı sistemi ve Bahreyn’deki yakıt depoları çok sayıda kamikaze İHA ile hedef alındı.”
Perşembe günü de çatışmalar devam etti. İran haber ajansı Mehr, Buşehr kentinden bir kez daha patlama sesleri geldiğini bildirdi. İran ise öğlen saatlerinde yine uzun süredir vurmadığı Ürdün’e balistik füzelerle saldırdı. Hedefin Muvaffak Salti Hava Üssü olduğu kaydedildi. Kısa süre sonra Kuzey Irak ve Bağdat’taki Victoria Hava Üssü’nde patlamaların yaşandığı belirtildi.
DOHA’NIN ÇELİŞKİSİ
Gece saatlerinde yaşananlardan sonra Katar Başbakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile yaptığı telefon görüşmesinde, Tahran ile Washington’un diplomasiye bağlı kalması gerektiğini söyledi. Al Sani, Washington ile Tahran’ın İslamabad Mutabakatı’nı uygulamasının önemine dikkat çekti.
Bu haftaki ABD saldırıları başlamadan önce Hürmüz civarında vurulan tankerlerden biri de Katar’a aitti. Saldırıyı kınayan Doha, ABD ile İran arasındaki son görüşmenin yapıldığı İsviçre’de arabuluculuğa soyunmuştu. Şimdi “İslamabad Mutabakatı’na uyulması” çağrısında bulunan Katar’ın tankerinin neden Hürmüz’de İran ile koordinasyon kurmayı reddedip farklı bir rota takip ettiği bilinmiyor. Zira söz konusu mutabakat boğazın “İran’ın belirlediği koşullarda” açılacağını hükme bağlıyor.
Amerikan saldırılarının doğal sonucu Hürmüz Boğazı’ndaki trafiğin yeniden keskin şekilde düşmesi oldu. Bloomberg’e göre çarşamba günü boğazdan her iki yönde yalnızca 14 gemi geçti. Bu, 16 Haziran’da ABD ile İran arasında varılan anlaşmadan bu yana kaydedilen en düşük seviye oldu. Son üç haftada boğazdan geçen gemi sayısı ise günlük ortalama 34’tü. Çarşamba günü yükselen gerilimle birlikte petrol fiyatları yüzde 6’lık yükseliş kaydetmişti.
İslamabad Mutabakatı imzalandığından bu yana Tahran Hürmüz civarında altı tankeri vurdu. ABD bunların hemen hemen hepsine İran’ı bombalayarak yanıt verdi. İran ise her Amerikan saldırısına Körfez’deki üsleri vurarak misilleme yaptı.
GERİLİMİN ARTACAĞININ İŞARETLERİ
Bölgede artık aynı senaryonun tekrarlandığı bir şiddet döngüsü yaşanıyor. Askeri gerilimin önümüzdeki günlerde de sürmesi bekleniyor. ABD’li bir yetkili Axios’a verdiği demeçte, Beyaz Saray’ın Hürmüz Boğazı’nda İran ile daha uzun süreli çatışmalara hazırlandığını belirtti. Yetkili, “bir iki gün, bir hafta ya da bir ay” sürebileceğini ekledi.
Devrim Muhafızları da ABD saldırılarının tekrarlanması halinde misillemelerin bölgedeki diğer üslere de yayılacağı uyarısında bulundu. Bu gelişmelerin gölgesinde İsrail Kanal 12, ordunun İran ile savaşa yeniden başlamaya hazırlandığını öne sürdü.