Londra'nın en gözde semtlerinden Knightsbridge'de bulunan ve değeri yaklaşık 280 milyon dolar olarak gösterilen dev malikâne, yıllardır kapılarını gerçek sahiplerine açmış değil. Ancak görkemli yapının önünde yaşayan bir kişi var ki, hikâyesi dünya basınının da ilgisini çekiyor.
İsveçli Anders Fernstedt, yaklaşık üç yıldır malikânenin verandasına kurduğu çadırda yaşamını sürdürüyor. Milyonlarca dolarlık bir mülkün gölgesinde hayat mücadelesi veren Fernstedt, yaşadığı tüm zorluklara rağmen iyimserliğini korumasıyla dikkat çekiyor.
BİR YANDA LÜKS, DİĞER YANDA HAYAT MÜCADELESİ
2-8A Rutland Gate adresinde bulunan malikâne, 2020 yılında yaklaşık 280 milyon dolara el değiştirerek İngiltere tarihinin en pahalı konut satışlarından birine imza atmıştı.
Bir dönem 24 ayar altın detaylarla süslenen, onlarca mermer banyoya ve özel tasarım avizelere sahip olan yapı bugün sessizliğe bürünmüş durumda. Malikânenin önünde yaşayan Fernstedt ise temel ihtiyaçlarını oldukça sınırlı imkanlarla karşılıyor.
Su tesisatı bulunmayan çadırında yaşayan İsveçli adam, zorlu koşulları zaman zaman mizahi bir dille anlatırken, çevresindeki insanların desteği sayesinde ayakta kaldığını söylüyor.
EVSİZ AMA SIRADAN BİR HAYATI YOK
Anders Fernstedt'in geçmişi, sokakta yaşayan birçok kişiden oldukça farklı. Edinburgh Kraliyet Botanik Bahçesi'nde eğitim alan Fernstedt, geçmişte araştırma ve bilgi doğrulama alanlarında çalıştı. Ayrıca çeşitli uluslararası yayınlara ve yazarlara araştırma desteği verdi.
Hayatının dönüm noktası ise peş peşe yaşadığı talihsiz olaylar oldu. Yaşadığı tahliyeler, uğradığı saldırı ve sonrasında eşyalarını kaybetmesi, onu sokakta yaşamaya mecbur bıraktı.
Buna rağmen çevresinde kurduğu sosyal ağ sayesinde yaşamını sürdürüyor. Yakındaki işletmeler internet ve telefon şarjı konusunda yardımcı olurken, bazı yardım kuruluşları da gıda ve giysi desteği sağlıyor.
MALİKÂNENİN SAHİBİ BİLE NET DEĞİL
Dünyanın en pahalı konutlarından biri olarak gösterilen yapının mülkiyet süreci de en az bugünkü durumu kadar karmaşık.
İlk olarak Lübnan'ın eski başbakanlarından Rafik Hariri tarafından oluşturulan malikâne, daha sonra Suudi Arabistan bağlantılı isimlere geçti. Son olarak Çinli emlak devi Evergrande'nin kurucusu Hui Ka Yan ile ilişkilendirilen mülk, şirketin yaşadığı finansal kriz ve ardından gelen hukuki süreçler nedeniyle adeta sahipsiz kaldı.
Yaşanan mülkiyet anlaşmazlıkları ve yasal engeller nedeniyle malikâne yıllardır boş tutuluyor.
"BU BENİM HAYALİ GERÇEKLİĞİM"
Fernstedt, yaşadığı koşulları kabullenmek yerine kendine farklı bir bakış açısı geliştirdiğini anlatıyor.
“Kendime şu şekilde dedim: Bu benim hayali gerçekliğim. Ben bir çocuğum, anne babam evde. Onlara yalnız 'Ağaç evde kamp yapabilir miyim?' diye sordum. Sert bir baba tavrıyla 'Oğlum, odanda mı uyumak istersin yoksa ağaç evde mi?' diyorlar. Ben de sevinçle bağırıyorum: Ağaç ev! Ağaç ev! Ağaç ev!”
Fernstedt, malikânenin önündeki yaşam alanını çiçekler, kitaplar, oyuncaklar ve kişisel eşyalarla küçük bir eve dönüştürmüş durumda.