ŞEHRİBAN KIRAÇ / NEFES
Laleli Sanayici ve İş İnsanları Derneği (LASİAD) Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, toplumun huzura ermesi için öncelikle enflasyonist ortamdan çıkılması gerektiğini söyledi. Şu anda işletmelerin büyük kısmının zararla çalıştığını anlatan Eyyüpkoca, “Çalışanın tazminatını kıdemini saysan içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Birçok işletme bunları bugün ödeyebilse işi bırakır” dedi. Gıyasettin Eyyüpkoca, Laleli’yi ekonomik gidişatı konuştuk.
* Laleli bir dönem bavul ticaretinin merkeziydi, şu anda işler nasıl gidiyor?
Laleli Türkiye’nin dışarıya açılmasının ilk kapısıydı. Bazı yıllar Laleli’nin cirosu 17-18 milyar dolara çıkmış. Bu cironun büyük kısmı yolcu beraberinde giden ya da bavul ticaretiyle yapılmış. Laleli 2003 ile 2008’e kadar hep bu ivmede gitti. Ama sonra kademeli olarak aşağıya indi. Laleli ticaretinde yakın dönemde Afrikalıların payı yüzde 7’lere çıkmıştı. Ama bu yıl Çin’in Afrika ülkelerine vizeyi kaldırmasıyla Afrikalılar da artık Çin’e gidiyor. Çin yolcu beraberindeki ticaretin ne kadar önemli olduğunu anladı. Rusya ve Türki Cumhuriyetlerine de vizeyi kaldırdı. Şimdi bavul ticaretinin önemli bir merkezi oldu.
* Burada bavul ticareti bitti mi yani?
Laleli’de pazar daralması yüzde 30-35’i buldu. Bu yıl ilk çeyrek çok iyi gitmişti. Hatta esnafın yüzde 80’i eski günlere dönüyoruz eğilimine girdi. Ne zaman ki ABD İran gerilimi başladı, her şey tepetaklak oldu. İşler bıçak gibi kesildi. Bavul ticareti artık Çin’e kaydı. Tutulan döviz kuru, yüksek enflasyon ve faiz dışında Çin’in yolcu beraberindeki ticareti bizi çok olumsuz etkiledi. Afrikalıların Laleli’deki payı şu anda yüzde 1-2’ye kadar geriledi.
ARTIK KİMSE GELMİYOR
* Laleli aynı zamanda bir turizm bölgesi otellerde durum nedir?
Şu anda yüzde 60’larda olması gereken otel dolulukları yüzde 35’ler civarında. Bu Laleli için çok çok düşük. Laleli’de ticaret heyeti ağırlıklı iş otelleri var. Ama civar ülkelerdeki sorunlar nedeniyle doluluklar çok azaldı. Artık kimse gelmiyor. Zaten Laleli sokaklarına çıkınca turistin, insanların olmadığı çok net şekilde görünüyor.
* Laleli’de toplam işletme sayısı kaç, kapananlar var mı?
Burası ağırlıklı olarak hazır giyim, kuyumculuk, ayakkabı ve turizm dahil 13 sektörü barındırıyor. Yıllar önce bir araştırma yapmıştık Beyazıt, Laleli bölgesinde 7 bin civarında işletme vardı. Laleli’de şu anda kapalı görünen 40-50 dükkân var. Sürekli el değiştirenler söz konusu. Buradaki işletmelerin büyük kısmı toptan ticarete çalışıyor.
Hareketliliğin olması, iç piyasanın buraya gelebilmesi için Laleli’nin perakende satışa dönmesi gerekiyor. Online satışa dönmemiz lazım. Buradaki satışlarda yüzde 35-40 düşüş var. En son yaptığımız hesaplamaya göre buradaki ticaret 2.5 milyar dolar civarındaydı. Şimdi bu milyon dolarlar civarına inmiştir.
ACİLEN BEYİN FIRTINASI YAPILMALI
* Ciddi de bir belirsizlik ortamı var, önümüzdeki dönemde en büyük risk olarak neleri görüyorsunuz?
En büyük risk şu; işimizi kaybetmeyle karşı karşıyayız. Bu riski hep beraber görüyoruz. Dalga geliyor. Biraz daha dayan diye bekledik. Ama artık karamsarlık ve umutsuzluk yaşıyoruz. Esnafta, iş insanında bunu çok görüyoruz. Çünkü belirsizlikte karamsarlık da artıyor. Sektörlerle çok hızlı bir beyin fırtınası yapılmalı. Yaşanan sorunların gerçek muhatabından amasız, fakatsız, filtresiz dinlenmesi gerekiyor. Herkesin bir korkusu kaygısı var.
ÖRT ÜSTÜMÜ ÖLEYİM
* Enflasyonu indirmek için güven nasıl sağlanacak?
Devlet soğuk yüzünü eşit ve adil şekilde herkese göstermek zorunda. İçeride üretim bitti. Tüketime dayalı bir ekonomide enflasyon inmez kardeşim. Kendi sektörümden hazır giyimle ilgili söylüyorum biz ağlamaya bağırmaya başladığımızdan bu yana bu sektöre 10 milyar dolar teşvik verilseydi bu sektör çağ atlardı. Daha fazla ithalata yöneldi sektör. Perakende satışlar daha da düşecek. Çünkü deniz bitti. İnsanların kafası artık kuma değil kayaya çarpmaya başladı. Bu böyle gitmez. Kur, enflasyon ve faiz denkleminin dışında etrafımızda da ateş çemberi var. Suriye, Rusya Ukrayna, İran savaşı... Bunların hepsini düşününce ört üstümü öleyim diyoruz.
* Yüksek faiz, sabit kur ve yüksek enflasyonu düşündüğümüzde, buna ne kadar dayanılabilir?
Bu üç sac ayağının dengede gitmeli. Kur çok geride kaldı. Bunun artık sürdürülebilirliği yok. Bu kadar belirsizlik ortamında kur sürekli tutuluyor. Maliyet artışlarını düşününce bizim açımızdan içinden çıkılmaz bir hal aldı.Bana göre doların şu anda 55-60 TL olması gerekirdi.
AHLAKSIZLIK ENFLASYONU VAR
* Uygulanan programa rağmen enflasyon düşmüyor, bu iş yapışınızı nasıl etkiliyor?
Biz ahlaksızlık enflasyonu yaşıyoruz. Bunu aşmadığımız sürece bizim bir yerden bir yere yükselmemiz, refaha ulaşmamız kolay değil. En ufak olayda tüm giderlerimizi maliyetlerimizi bir kalemde elde etmeye çalışıyoruz. Pandemi döneminde hazır giyimde yabancı alıcılar Türkiye’ye yöneldi. Bu devran böyle gider dedik. O dönemde ciddi yatırımlar yapıldı. Ama Çin açıldığında bizim yaptığımız yatırımlar başımıza bela oldu. Yatırım yapanlar çok ciddi sıkıntıda, aldıkları makineleri satmaya çalışıyorlar. Borçlarını ödeyemiyorlar, şirketlerini kapatmış durumdalar.
* Bu ahlaksızlık enflasyonunu biraz açar mısınız kim yaptı?
Herkes yaptı. Bugün tüm sektörler için söylüyorum; herkes maliyetini yüzde 20 indirebilir.
* Niye indirmiyor öyleyse?
Çünkü her şeye, herkese karşı bir güvensizliğimiz var. Asıl sorun burada. Toplumun huzura ermesi için enflasyonist ortamdan çıkmamız gerekiyor. Mesela dolar 1 lira artıyor anında Yozgat’ın, Hakkari’nin bir köyünde aynı oranda yumurtaya zam geliyor. Bu zincirleme gidiyor. Ahlaksızlık enflasyonunu aşamıyoruz. Herkes kendini güvenceye almak istiyor.
TAZMİNATLARI ÖDEYEBİLSE ÇOK FİRMA KEPENK İNDİRİR
* Şu anda esnaf, işletme sahibi nasıl ayakta kalıyor?
Şu anda Laleli’deki en baba esnaf en fazla yüzde 15 kârla çalışıyordur. İhracatçıların büyük kısmı zararla çalışıyor. Çalışanın tazminatını kıdemini saysan içinde çıkılmaz bir hal alıyor. Birçok işletme bunları bugün ödeyebilse işi bırakır.
* Faizler de yüksek, kredi bulabiliyor musunuz?
Bu faizlerle kredi alıp işletmeyi döndürmek mümkün değil. Yüzde 45 faizle kredi aldığında yüzde 20 kârla satsan zaten yüzde 30 arada fark var. Bununla firmayı ayakta tutmanın olanağı yok. Doluya koysan almıyor boşa koysan dolmuyor, denklem tamamen bozulmuş.
* Yüksek enflasyonun bedelini sadece işveren çekmiyor, asgari ücret artışı enflasyonun altında.
Çalışan haklı aldığıyla geçinemiyor, işveren haklı verdiği ile işletmeyi döndüremiyor. Mutlaka bir süre iş dünyası desteklenmeli. Artık verilen destekler yetmiyor. Her geçen gün müşteri kaybediyoruz. Tekstil ve hazır giyimde son 3 yılda 400 bine yakın kişi işini kaybetti.