Lüks moda devi Hermès'in varisi Nicolas Puech’in milyarlarca dolarlık servetinin nasıl kaybolduğu sorusu, yıllardır devam eden hukuki süreçlere rağmen hâlâ yanıt bulmuş değil.
Puech’in geçen yıl açtığı davada, uğradığını öne sürdüğü zararın 15 milyar doları aştığı belirtildi.
Davada Puech’in eski servet yöneticisi Eric Freymond’un yanı sıra lüks devi LVMH, şirketin Üst Yöneticisi Bernard Arnault ve bazı başka isimler de davalılar arasında yer aldı.
Paris savcıları da konuyla ilgili ayrı bir soruşturma yürütüyor. Savcılık, kısa süre önce üç avukatın resmi soruşturma altına alındığını bildirdi. Bu isimlerden birinin, LVMH’nin yaklaşık 10 yıl önce Hermès hisselerini topladığı dönemde şirket için çalışan bir avukat olduğu belirtildi.
Ancak üç avukat da suçlamaları reddetti.
Hisseler teknik olarak kaybolmasa da yıllar önce Puech’in kontrolünden çıkmış durumda. Bu hisselerin satıldığı ya da karmaşık finansal işlemler içinde el değiştirdiği iddia ediliyor. Uyuşmazlık ise bu işlemlerin kimin bilgisi ve onayıyla yapıldığına odaklanıyor.
LVMH: BU BİZİM DEĞİL, FREYMOND’UN MESELESİ
LVMH mahkemeye sunduğu 20 sayfalık savunmada, davaya haksız şekilde dahil edildiğini savundu. Şirket, anlaşmazlığın esasen Puech ile 2025’te hayatını kaybeden eski finansal danışmanı Eric Freymond arasında olduğunu ileri sürdü.
LVMH’ye göre Puech, büyük tazminat ödeme gücü bulunduğu için Arnault ve LVMH’yi davaya dahil etmeye çalışıyor. Şirket, Puech’in hisselerinin satışından doğan gelirleri alamamış olması halinde bunun LVMH değil, Freymond ile ilgili bir konu olduğunu belirtti.
LVMH, olası bir usulsüzlüğün şirket tarafından bilinmediğini savunarak, kendisinin Puech’in hisselerinin izinsiz şekilde işlemlere dahil edildiğinden haberdar olduğu yönündeki iddiaları “temelsiz” olarak nitelendirdi.
LÜKS DÜNYASINDA ESKİ DEFTERLER AÇILDI
Dava, Bernard Arnault’nun kariyerindeki en tartışmalı dönemlerden birini yeniden gündeme taşıdı. Arnault, 1980’lerin sonunda LVMH’nin kontrolünü ele geçirerek lüks sektöründeki yükselişini başlatmıştı. Arnault, Gucci için verdiği mücadeleyi kaybettikten sonra ise dikkatini Hermès’e çevirmişti.
Fransız müfettişler, Puech’in Hermès’teki yaklaşık yüzde 6’lık hissesinin önemli bir bölümünün, LVMH ile yapılan hisse takası işlemleri kapsamında Société Générale’e aktarılmış olabileceği ihtimali üzerinde duruyor.
LVMH, Ekim 2010’da Hermès’te yaklaşık yüzde 17’lik pay topladığını açıklamış ve bu hamle lüks dünyasında büyük yankı uyandırmıştı. Hermès ailesi de bu gelişmeye sert tepki göstermişti.
Soruşturmanın odak noktalarından biri, LVMH’nin Hermès’te gizlice topladığı hisselerin Puech’e ait olup olmadığı ve bu hisselerin sahibinin bilgisi ya da onayı olmadan devredilip devredilmediği.
PUECH SERVETİNİN AKIBETİNİ 2022’DE SORGULAMAYA BAŞLADI
Puech’in servetinin akıbetini ciddi şekilde sorgulamaya başlaması 2022’yi bulmuştu. Avukatlar ve adli muhasebe uzmanlarıyla çalışan Puech, servetinin neredeyse tamamının kaybolduğu sonucuna vardı.
Puech’in Freymond’a karşı Cenevre’de başlattığı ilk hukuki girişimler sonuçsuz kaldı. Bunun üzerine 2023’te Fransız mahkemelerine başvurdu. Bu hamle, LVMH’nin Hermès hisseleriyle ilgili geçmişteki işlemlerini yeniden mercek altına aldı.
FREYMOND’UN İFADESİ VE ÖLÜMÜ
Freymond, geçmişte bazı eski müşterilerinin varlıklarını zimmetine geçirmekle suçlanmıştı. Temmuz 2025’te Fransız soruşturma hakimleri tarafından sorgulanan Freymond, ilk kez Puech’in Hermès hisselerinin önemli bir bölümünü 2008’de LVMH’ye sattığını kabul etti.
Ancak Freymond, bunu Puech’in bilgisi ve onayıyla yaptığını savundu. Puech ise bu anlatımın doğru olmadığını belirtti.
Freymond, sorgusundan iki hafta sonra İsviçre Alpleri’ndeki evinin yakınında bir trenin çarpması sonucu hayatını kaybetti. İsviçre makamları, ölümün intihar olduğu sonucuna vardı.
LVMH ise son başvurusunda, kendisi ve Bernard Arnault ile kayıp hisseler arasında bağ kuran iddiaların mahkeme dosyalarında yer almaya devam etmesi nedeniyle yanıt vermek zorunda kaldığını belirtti.
Puech’in avukatları ise LVMH’nin sorumluluktan tamamen aklanması için henüz erken olduğunu, bu konuda devam eden ceza soruşturmasının sonucunun beklenmesi gerektiğini savundu.