Artı Gerçek- IŞİD'in 'Faruk Ofisi' olarak bilinen Türkiye yapılanmasında faaliyet yürüttüğü belirtilen ve 'sarı bültenle' aranan 'Abdüsselam Türki' kod adlı Talip Güler, MİT tarafından Türkiye’ye getirdi. Türkiye’ye getirilen Talip Güler için medyaya servis edilen haberde "uzun süre adım adım takip edildiği, 2014 yılının Ocak ayında Suriye’ye geçtiği iddia edildi. Talip Güler’in çatışma bölgelerinden Türkiye'ye getirildiği öne sürülürken, hangi kentten getirildiğine yer verilmedi.
AZADİYA WELAT ÇALIŞANI KADRİ BAĞDU'NUN FAİLLERİNDEN
Haberlerde Talip Güler’in katledilen Azadiya Welat Gazetesi çalışanı Kadri Bağdu’nun faillerinden biri olduğuna da yer verilmedi. Servis edilen haberlerde Talip Güler’in Ocak 2014’te Suriye’ye geçtiği iddiasına karşılık, Talip Güler'in Ekim 2024 tarihinde Adana'da olduğu polis tutanakları ile ortaya çıkmıştı.
KADRİ BAĞDU'NUN KATLEDİLMESİ VE SONRASI
Azadiya Welat Gazetesi çalışanı Kadri Bağdu, 6-8 Ekim Kobani eylemlerinin ardından IŞİD'in hedef listesine girmiş, 14 Ekim 2014'te Adana’nın Seyhan ilçesine bağlı Şakirpaşa Mahallesinde gazete dağıtımı yaptığı esnada silahlı saldırıya uğrayarak hayatını kaybetmişti. Kadri Bağdu’nun katledilmesinin ardından başlatılan soruşturma yaklaşık 12 yıldır 'faili meçhul bürosu'nda sürüncemede bırakılırken, faillere dair olayın hemen ardından ulaşılan bilgilere rağmen gelişme yaşanmamıştı.
Bağdu’nun katledilmesinin hemen ardından faillerden Talip Güler'in emniyetin Kobani soruşturması kapsamında Kadri Bağdu ile ilgili bilgilere verdiği ortaya çıkmıştı. 12 Ekim 2014'te Talip Güler’in beyanlarından oluşan ve polisler Zeyni Al, Erdoğan Kuru, Fikret Güzel ve Reşit Sazcı imzasıyla tutulan tutanak ortaya çıkmıştı. Ancak tutanağın dosyaya eklenmediği ve Bağdu cinayetinin adli vaka olarak soruşturulduğu ortaya çıkmıştı.
POLİS, IŞİD ÜYESİ TALİP GÜLER'İN BEYANLARIYLA TUTANAK TUTMUŞTU
Tutanak; 10 Ekim tarihinde Seyhan'a bağlı Fevzi Paşa Mahallesi'nde Suriye plakalı bir araçtan inen kişilerin Yusuf Güldiren isimli yurttaşı silahla öldürerek kaçmalarının ardından 12 Ekim'de cinayet büro polisleri tarafından ulaşılmak istenen bir iş yeri kamerasının ardından tutulmuştu. Tutanakta Güldiren'in öldürülmesi olayında kullanılan Suriye plakalı araca ulaşmak isteyen polislerin Şakirpaşa Mahallesi'ne doğru kaçan şahısları tespit etmek amacıyla yaptıkları inceleme sonucu ulaşılan 'Furkan Tavukçuluk' isimli işyeri kamerasının kayıtlarında herhangi bir şey bulunamadığı belirtildi. Ancak bunun ardından polisler ile iş yeri sahibi olduğunu belirten Talip Güler arasında geçen ve tutanağa alınan anlatımlarda şu ifadeler kaydedildi:
"Talip Güler ile kayıtlara bakıldığı esnada geçen bir konuşmada kendiliğinden Şakirpaşa Mahallesi'nde meydana gelen Kobani eylemlerinden o bölgede gazetecilik yaparak, gazete dağıtımı yapan Kadri isimli şahsın sorumlu olduğunu ve Kadri isimli şahsın eylemleri organize ettiğini, bu gazetecinin emniyetçe gözaltına alınması durumunda yaptıklarının öğrenilebileceğini beyan etmesi üzerine, Kadri isimli şahsın herhangi bir suça karışması durumunda polisçe gözaltına alınabileceğinin ve kendisinin ikametinin talan edilmesi ile ilgili olayın incelenebilmesi için de polis merkezine müracaatı olması durumunda bu konuda gerekli yasal işlemin başlatılabileceğinin tarafımızdan beyan edildiğine dair; düzenlenen tutanak, tarafımızdan tanzimle birlikte imza altına alındı."

Soruşturma kapsamında Kadri Bağdu’nun katledilmesi ile Adana’da 6-8 Ekim Kobani eylemleri sırasında IŞİD'liler tarafından öldürülen Yusuf Güldiren ve Ahmet Albay cinayetinin faillerinin de Talip Güler ve beraberindeki Servet Koç, Ercan Güler, Cumali Güler, Taner Güler, Coşkun Yalçın, Murat Bulanık ve Barış Tekçe olduğu şüphesi üzerinde duruldu. Her 3 soruşturma da etkin yürütülmezken, bu isimlerden sadece Taner Güler Kilis'te yakalandı.
Yapılan başvurulara Savcılık ve Emniyet "Suriye'ye kaçtılar" demekle yetindi. Ancak 27 Temmuz 2015 günü Seyhan'a bağlı Gülbahçe Mahallesi'nde IŞİD'e dönük yapılan operasyonda Ercan Güler yakalandı ve Suriye’ye kaçmadığı ortaya çıktı. Ercan Güler’in 10 aydır Adana'da olduğu ortaya çıkarken, Emniyetin Ercan Güler ve beraberindekileri 30 Eylül 2014'ten itibaren yani cinayetlerden kısa süre önce fiziki takibe aldığı, “adım adım takip ettiği” kayıtlarda ortaya çıktı. Haziran 2015'te ise Bağdu dosyası faili meçhule bırakıldı.
YAKALANAN FAİLE KADRİ BAĞDU SORULMADI, SERBEST BIRAKILDI
Taner Güler cinayeti şöyle anlattı:
"10 Ekim 2014 günü Adana İl Merkezinde Kobani eylemleri yapılıyordu. Güldiren'in öldürülmesinden 2 gün önce Şakirpaşa Mahallesi’nde bulunan iş yerimize zarar verildi. İş yerini akrabalarımıza devrettik. Fevzipaşa Mahallesi'nde başka bir iş yerimiz vardı. Oraya da zarar verileceği haberi üzerine kardeşlerim Talip ve Ercan Güler ile amcamın oğlu Cumali Güler çıkıp beyaz bir arabayla iş yerine yakın bir yere gittiler. Yanlarında komşu arkadaşlar da vardı. Arkalarından biz de eniştem Servet Koç, Kiremithane Mahallesi’nde oturan Selahattin isimli biri, halamın oğlu Barış Tekçe ve Coşkun Yalçın isimli kişiler ile birlikte Hyundai marka arabaya bindik. Aracı ben kullanıyordum. Otogar arkasına geldiğimizde Ercan telefonla gelmemize gerek kalmadığını söyleyerek kızıyordu. O sırada aracın yanından geçen Güldiren isimli şahıs arkasındakilere bağırarak 'yürüyün' diyor, Allah'a küfrediyordu. Eniştem Servet Koç ve Coşkun Yalçın araçtan inerek adamla tartışmaya başladılar. Ben ve diğerleri de araçtan inmiştik. Eniştem Servet Koç elindeki tüfekle adamın yüzüne vurunca adam düştü ve eniştem yakın mesafeden ateş etti. Sonra hepimiz arabaya binerek olay yerinden uzaklaştık. 2-3 gün Bahçeşehir Mahallesi’nde saklandık. Sonra da aracı da satarak, Talip, Ercan, amcaoğlum Cumali ve ben Suriye'ye geçmek için Antep’e gittik. Ancak onlar Suriye’ye gittiler ben ise geri döndüm."
Taner Güler’e Kadri Bağdu cinayetine dair soru sorulmazken, Yusuf Güldiren cinayetine iştirak etmediği gerekçesiyle kısa süre sonra tahliye edildi.
SERVET KOÇ VİDEO GÖNDERİP İTİRAFLARDA BULUNDU
Aradan geçen yıllar sonra Servet Koç, Suriye'de IŞİD karargahında çektiği bir videoyu Bağdu ailesine gönderdi. Videoda cinayete dair çarpıcı bilgiler veren Servet Koç, faillerin isimlerini tek tek sıraladı ve hem Kadri Bağdu hem de Yusuf Güldiren'in katledilmesine dair itiraflarda bulundu.
Koç, videoda şunları dile getirmişti:
"Buradan Bağdu ve Güldiren ailesine sesleniyorum. Biz Kobani eylemlerinde bir ekiptik. Bizim ekibimizin başında da Murat Bulanık ve Barış Tekçe vardı. Bunlar suçu Talip'in (Güler) üstüne atmışlar. Talip'in hiçbir suçu ve alakası yok. Yusuf Güldiren'i (Gülderen), ben, Barış Tekçe, Taner, Selahattin ve Coşkun (Yalçın) diye birisi Alevi Şakirpaşa'da oturuyor. Bunların soyadlarını tam bilmiyorum. O gece hep beraberdik. Yusuf Güldiren'i vurduk. Bizde baya silahlar vardı. Şakirpaşa'da gelen kalabalığı tarayacaktık. O anda Yusuf Güldiren geçerken Allah'a küfür ettiği için biz onu vurduk, Barış Tekçe'nin emriyle. Biz sürekli Murat Bulanık'ın evinde toplanıyorduk; Bahçeşehir'de babası Mahmut'un evinde, Ceylan Market'in hemen arkasında Ceylan Apartmanı'nda oturuyor. Murat bize silah tahsis ederdi, araç tahsis ederdi. Benim de aracım vardı. Biz o olaylarda sürekli o arabalara binip devriye atardık. Ne yapabiliriz, kimi vurabiliriz, kimi öldürebiliriz? O gece Murat bir liste yaptı. Dedi ki 'Şakirpaşa’da önce vuracağımız kişiler bunlar.' İlk önce Kadri Bağdu’yu yazdı." (MEZOPOTAMYA AJANSI)