Ana içeriğe geç

Costa Navarino'da sürdürülebilir otel mimarisi

Yunanistan'ın Pylos kentinde 2024 yılında tamamlanan Mandarin Oriental Costa Navarino, A.N. Tombazis & Associates Architects ile K-Studio imzasını taşıyor. Doğal topoğrafyaya uyum sağlayan yerleşimi, yerel mimariyi çağdaş bir anlayışla yeniden yorumlayan tasarımı ve sürdürülebilir yaklaşımıyla dikkat çeken proje, lüks otel mimarisine farklı bir bakış sunuyor.

Costa Navarino'da sürdürülebilir otel mimarisi
Gzt
16
Yunanistan'ın Pylos kentinde hayata geçirilen Mandarin Oriental Costa Navarino, doğal arazi yapısını koruyan mimari yaklaşımıyla öne çıkıyor. A.N. Tombazis & Associates Architects ile K-Studio tarafından tasarlanan ve 2024 yılında tamamlanan 27 bin metrekarelik proje, geleneksel resort anlayışından uzaklaşarak yapıyı peyzajın bir parçası haline getiriyor. Otel, doğal eğimi takip eden yerleşimi ve toprağa gömülü mimarisiyle Akdeniz coğrafyasına uyumlu sürdürülebilir bir tasarım anlayışı sunuyor.Doğayla bütünleşen Mandarin Oriental Costa Navarino tasarımıProjenin temel tasarım fikri, mimariyi doğaya hakim bir unsur olarak değil, doğal peyzajın devamı olarak ele almak üzerine kuruldu. Büyük ve tek hacimli bir yapı yerine, yamaca yayılan küçük taş hacimler tercih edildi. Böylece otel uzaktan bakıldığında doğal arazi, taş teraslar ve yeşil çatılar arasında neredeyse görünmez hale geliyor. Bu yaklaşım, yapının çevreyle kurduğu ilişkiyi güçlendirirken araziye yapılan müdahaleyi de en aza indiriyor.Yerel mimari referansları çağdaş bir dille yorumlandıMandarin Oriental Costa Navarino'nun tasarımında, Messinia bölgesine özgü geleneksel "Mandria" yapılarından ilham alındı. Geçmişte çiftçiler ve çobanlar tarafından kullanılan bu taş yapılar, bulunduğu arazinin eğimine uyum sağlayan sade mimarileriyle biliniyor. Projede de aynı anlayış çağdaş bir mimari dille yeniden yorumlanarak büyük otel blokları yerine birbirinden bağımsız taş hacimler oluşturuldu. Böylece ziyaretçilere küçük bir Akdeniz köyünü dolaşıyormuş hissi veren bir mekânsal kurgu oluşturuldu.Topografyaya uyumlu yerleşim dikkat çekiyorProjenin en belirgin özelliklerinden biri, mevcut topoğrafyaya uyum sağlayan yerleşim planı oldu. Araziyi düzleştirmek yerine doğal eğim korunurken, yapılar teraslanarak yamaca yerleştirildi. Çatıların önemli bölümü yeşil çatı olarak tasarlanırken, yapıların büyük kısmı toprağa gömülerek hem görsel etki azaltıldı hem de doğal yalıtım avantajı elde edildi. Bu yaklaşım yaz aylarında serin, kış aylarında ise daha dengeli iç mekân sıcaklıklarının oluşmasına katkı sağlıyor.Yerel malzemeler ve Akdeniz peyzajı öne çıkıyorProjede kullanılan malzeme paleti de bulunduğu coğrafyayla uyumlu şekilde oluşturuldu. Yerel Messinia taşı, ahşap, doğal dokulu yüzeyler ve toprak tonları hem dış cephede hem de iç mekânlarda tercih edildi. Peyzaj düzenlemesinde ise zeytin ağaçları, servi, lavanta ve bölgeye özgü Akdeniz bitkileri kullanılarak yapı ile doğal çevre arasındaki geçiş güçlendirildi.Sürdürülebilir otel mimarisine örnek oluşturuyorMandarin Oriental Costa Navarino, yalnızca estetik yaklaşımıyla değil, sürdürülebilir mimari çözümleriyle de öne çıkıyor. Biyoklimatik yerleşim planı, doğal havalandırma, gölgelendirme sistemleri, yeşil çatılar ve yerel malzeme kullanımı sayesinde enerji tüketiminin azaltılması hedeflenirken, yapı bulunduğu doğal çevreyle bütünleşen bir resort modeli ortaya koyuyor. Bu yaklaşım, projeyi çağdaş otel mimarisi ve sürdürülebilir tasarım alanında dikkat çeken örneklerden biri haline getiriyor.
Kaynağa Git

İlgili Haberler