Rekabet ortamını ihlal ederek fiyatları tüketici aleyhine yönlendirdikleri gerekçesiyle beyaz et sektörünün devlerine yönelik düzenlenen ve 13 şirkete kayyum atanmasıyla sonuçlanan operasyon, iş dünyasında geniş yankı buldu.
Yönetim ve Kurumsal Gelişim Danışmanı ve yazar Canan Duman, süreçle ilgili çarpıcı bir değerlendirme yaparak atılan adımların piyasada tedirginlik yarattığına dikkat çekti ve üretimin aksaması halinde uzun vadede çok daha büyük bir krizin kapıda olduğu uyarısında bulundu. Gelecek Partisi Genel Başkanvekili Ayhan Sefer Üstün ise operasyonu ‘Yeni bir servet transferi operasyonu yolda…” şeklinde değerlendirdi.
SEKTÖRÜN DEVLERİ KISKAÇTA: 13 ŞİRKETE KAYYIM ATANDI
Serbest rekabet kurallarını ihlal ettikleri değerlendirilen kişi ve şirketlere yönelik 8 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Soruşturma kapsamında 32 şüpheli hakkında arama ve el koyma işlemi yapılırken, 28 kişi gözaltına alındı. Piyasayı sarsan asıl gelişme ise aralarında sektörün en büyük markalarının da bulunduğu 13 şirkete denetim kayyumu atanması oldu. Soruşturma kapsamında kayyum atanan şirketler şu şekilde sıralandı:
Banvit, Akpiliç, Bakpiliç, Aspiliç, Bupiliç, Erpiliç, Gedik Pazarlama, Hastavuk, Keskinoğlu, Şenpiliç, Orvital, Aypi ve Lezita.
AYHAN SEFER ÜSTÜN: YENİ BİR SERVET TRANSFERİ OPERASYONU YOLDA
Gelecek Partisi Genel Başkanvekili Ayhan Sefer Üstün, ise operasyona dair, “İktidarın KAYYUM ve BUTLAN kavramları üzerinden hükümet etme yöntemi… Kayyum üzerinden tavukçuluk sektörüne el konulmuş… Yeni bir servet transferi operasyonu yolda… Günün sonunda yok pahasına el değiştiren şirketler…vs vs vs” yorumunda bulundu.

"YANLIŞI CEZALANDIRIRKEN DOĞRUYU YAPANI ÜRKÜTMEMELİ"
İş dünyasının sabah saatlerinde peş peşe gelen kayyım ve gözaltı haberleriyle uyandığını belirten Yönetim ve Kurumsal Gelişim Danışmanı Canan Duman, tüketiciyi mağdur eden ve fiyatı manipüle edenlere karşı hukukun gereğini yapmasına kimsenin itirazı olamayacağını vurguladı. Ancak sahayı ve yatırım psikolojisini yakından takip eden biri olarak farklı endişeler taşıdığını belirten Duman, "Yanlışı cezalandırırken, doğruyu yapanı ürkütmemek gerekiyor. Bir ülkede iş insanı dükkanını açarken 'Acaba yarın bizim sektörde de kurallar değişir mi?' diye düşünmeye başlarsa, uzun vadeli plan yapmak zorlaşır. Kayyım, gözaltı, operasyon… Bunlar çok ağır kelimeler ve tüm piyasaya görünmez bir tedirginlik yayıyor" ifadelerini kullandı.
TEDARİK ZİNCİRİ VE İHRACAT RİSKİ
Operasyonların yarattığı tedirginliğin sadece yönetim odalarıyla sınırlı kalmadığının altını çizen Duman, tehlikenin boyutlarına şu sözlerle dikkat çekti:
“O markalara yem sağlayan üretici, lojistiğini çeken nakliyeci ve ham madde veren çiftçi de bir anda 'Tedarik zinciri kırılır mı, paramı alabilir miyim?' korkusuna kapılıyor. Sektörün ciddi bir ihracat ayağı bulunuyor. Yaşananlar nedeniyle yurt dışındaki alıcının gözünde markalarımızın ve pazarımızın itibarı bir gecede riske giriyor.”
"KISA VADELİ ÇÖZÜM, DAHA BÜYÜK KRİZ DOĞURABİLİR"
Sağlıklı bir ekonomi için piyasayı yönetmek değil, piyasanın adil işlemesini sağlamak gerektiğini vurgulayan Canan Duman, hatalı şirketlerin mülkiyet ve yönetim yapısı sarsılmadan idari ve finansal yaptırımlarla cezalandırılması gerektiğini savundu.
Beyaz et sektörünün dinamiklerine dikkat çeken Duman, "Beyaz et gibi canlı hayvana, saatlik lojistiğe ve çok dinamik bir nakit akışına dayalı bir sektörü, dışarıdan atanan yönetimlerle ticari olarak yaşatmak neredeyse imkansızdır. Operasyonel refleksler yavaşladığı an üretim aksar. Üretimin aksaması ise fiyatları düşürmez; tam tersine arzı azaltacağı için uzun vadede fiyatları daha da yukarı tırmandırır. Yani hedeflenen kısa vadeli çözüm, kendi içinde çok daha büyük ve yeni bir kriz doğurabilir” uyarısında bulundu.
Bugün yaşananların elbette hukuki bir süreç olduğunu ve temel amacının kimseyi savunmak olmadığını belirten Duman, değerlendirmesini "Fiyat istikrarını kalıcı kılan şey korku mu, yoksa öngörülebilirlik mi?" sorusuyla noktaladı.