Alman kaynaklara göre, Başbakan Friedrich Merz ile Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, geçen hafta Karadağ'da gerçekleştirilen AB-Batı Balkanlar Zirvesi kapsamında bir araya gelerek uzun süredir tartışmalara konu olan savaş uçağı programını masaya yatırdı. Görüşmede, projede yer alan savunma sanayii şirketleri arasındaki anlaşmazlıkların çözülemeyeceği değerlendirilirken, tarafların aylardır süren çıkmazın aşılması konusunda ortak bir umut taşımadığı belirtildi.
Bu değerlendirmelerin ardından Alman tarafının, Başbakan Friedrich Merz aracılığıyla Macron'a ortak savaş uçağı programının devam ettirilmemesi yönünde görüş bildirdiği ifade edildi.
Fransa Cumhurbaşkanlığı kaynakları ise iki liderin proje üzerindeki sorunları ayrıntılı şekilde ele aldığını belirtti. Açıklamada, Almanya ve İspanya'yı temsil eden Airbus ile Fransa merkezli Dassault Aviation başta olmak üzere projenin ana yüklenicileri arasında uzlaşma sağlanamamasından duyulan memnuniyetsizlik dile getirildi.
Karar, Avrupa'nın savunma alanındaki en kapsamlı girişimlerinden birinin sona ermesi anlamına gelirken, Rusya kaynaklı güvenlik risklerine ilişkin uyarıların arttığı ve ABD'nin Avrupalı müttefiklerinden savunma harcamalarını yükseltmelerini istediği bir dönemde alınmış olmasıyla dikkat çekti.
Söz konusu proje, 2017 yılında Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile dönemin Almanya Başbakanı Angela Merkel tarafından Avrupa'nın savunma bağımsızlığını güçlendirme hedefiyle hayata geçirilmişti. Elysee Sarayı, yaşanan gelişmelere rağmen Fransa'nın Almanya ile savunma iş birliğini hem ikili ilişkiler hem de Avrupa'nın güvenlik mimarisi açısından vazgeçilmez gördüğünü vurguladı.
İspanya'nın da ortakları arasında bulunduğu yaklaşık 100 milyar euroluk programın çıkmaza girmesi, Avrupa'nın uzun yıllar boyunca sınırlı kalan savunma yatırımlarının ardından askeri kapasitesini yeniden güçlendirme sürecinde karşı karşıya olduğu yapısal sorunları da gözler önüne serdi.
Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü'nün (IISS) kıdemli askeri havacılık uzmanı Douglas Barrie ise gelişmeyi değerlendirirken, projenin sona ermesinin ne Avrupa'nın müttefiklerine ne de rakiplerine güçlü bir mesaj vermediğini belirterek, "Bu tablo ne Washington ne de Moskova açısından arzu edilen bir görüntü oluşturuyor" değerlendirmesinde bulundu.
AVRUPA’NIN SAVAŞ UÇAĞI PROJESİNDE TEKNİK ANLAŞMAZLIKLAR DERİNLEŞTİ
İnsansız hava araçlarıyla desteklenen ve gizli bir "muharebe bulutu" ile birbirine bağlanan ana bir savaş uçağına odaklanan proje, tarafların teknik özellikler ve kontrol mekanizmaları üzerinde çekişmesi nedeniyle aylardır belirsizliğini koruyordu.
Konu hakkında bilgilendirilen Avrupalı bir kaynak, iki tarafın itibarı kurtaracak bir çözüme doğru ilerlediğini, ana savaş uçağı dışındaki yüksek güvenlikli bağlantılardan oluşan "muharebe bulutu" gibi sistemlerin Geleceğin Muharebe Hava Sistemi (FCAS) adı altında geliştirilmeye devam edeceğini belirtti.
FCAS bu tür sistemler için genel bir isim olduğundan ve bu plana özgü bir nitelik taşımadığından, bu uzlaşma büyük ölçüde sembolik bir anlam ifade ediyor. Ancak yetkililer, Macron'un tüm projenin öldüğünü ilan etmek zorunda kalmadan ana savaş uçağından vazgeçmesini sağlayacak bir formül arıyor.
Macron ve Merz, Airbus ile Dassault arasındaki görüş ayrılıklarını gidermek ve projeyi kurtarmak için aylarca çaba göstermişti.
Şirketlerden henüz bir açıklama yapılmazken, Almanya'daki IG Metall sendikası kararı memnuniyetle karşıladıklarını bildirerek, Dassault ve Airbus'ın eşit şartlarda iş birliği yapamayacağının aylardır açıkça görüldüğünü ifade etti.
IG Metall Başkan Yardımcısı Jürgen Kerner yaptığı açıklamada, "Bir havacılık merkezi olarak Almanya'nın ve iş gücünün çıkarına olan bu zor ama gerekli karar için Friedrich Merz'e teşekkür ederim." dedi.
Geliştirmenin bir sonraki aşamasının kontrolü ve fikri mülkiyete erişim konusundaki anlaşmazlıkların yanı sıra, iki tarafın uçaktan beklentileri ve gereksinimleri de büyük farklılıklar gösteriyordu.
Ana savaş uçağı projesindeki bu başarısızlık, Fransa'nın 1980'lerde Eurofighter projesinden çekilme kararını hatırlatırken, Dassault ve Airbus arasında yıllardır giderek kamuoyuna yansıyan tartışmaların bir devamı niteliğini taşıyor.
İngiltere merkezli savunma analisti Francis Tusa, projenin Fransızca kısaltmasına atıfta bulunarak, "SCAF üç yıldır yaşam destek ünitesine bağlıydı." dedi.
Başbakan Merz ise insanlı bir altıncı nesil savaş uçağı geliştirmenin kendi ülkesinin hava kuvvetleri için hâlâ mantıklı olup olmadığını açıkça sorgulamış, Almanya'nın bir uçak gemisine inebilecek nükleer kapasiteli bir uçağa ihtiyacı olmadığını belirtmişti.