AKP iktidarı tarafından açıklanan yeni kredi paketlerinin piyasaya olası etkileri ve sanayide yaşanan istihdam kayıpları iktisatçıların ve iş dünyasının gündeminde. Üreticilerin yapısal sorunlara çözüm getirmeyeceğini belirttiği bu adımların, piyasadaki likidite fazlasıyla birleştiğinde enflasyonist baskıyı artırarak beklenen faiz indirimlerini geciktirebileceği öngörülüyor.
ANKA Ekonomi Koordinatörü Erdal Sağlam, haftalık ekonomi analizinde iktidarın üreticilerin artan şikayetleri üzerine açıkladığı yeni kredi paketlerinin yarattığı tartışmaları ele aldı. Sağlam, üreticilerin mevcut üretimin sürdürülmesi için kredi paketlerinden ziyade teşvike ihtiyaç duyduklarını belirterek, "Yeni kredi paketlerinin bu işe yaramayacağını söylüyorlar" dedi ve ekledi: "Ayrıca kredi paketlerinin hızla kullandırılması durumunda, bunun faizlerdeki düşüşü geciktireceği anlaşılıyor."
İSTİHDAM KAYBI VE SEKTÖREL TEPKİLER
Sanayi sektöründe yılbaşından bu yana yaşanan istihdam kaybının 150 bin kişiyi aştığını vurgulayan Erdal Sağlam, resmi işsizlik verilerinde henüz büyük bir bozulma görülmemesinin arka planına dikkat çekti. İş dünyası temsilcileri ve iktisatçıların görüşlerine dayanan yazar, "Aslında işten çıkarmaların görünenden fazla olduğunu söylüyorlar" ifadesini kullandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamalarının ardından ekonomi yönetiminin oda başkanlarıyla bir araya geldiğini hatırlatan Sağlam, bazı oda başkanlarının en azından iletişimin sağlanması nedeniyle memnun olduğunu, buna karşılık tarım ve sanayi odası başkanlarının "Bu kredilerin genel sorunlara çözüm olmayacağını" söylediklerine şahit olduğunu aktardı.
GEÇMİŞ EKONOMİ POLİTİKALARI VE YENİ KREDİ TEŞVİKLERİ
İş dünyasından yükselen bu şikayetleri değerlendiren Erdal Sağlam, piyasada geçmiş dönemdeki düşük faizli kredi modeline yönelik bir özlem algısı oluşabileceğine değindi. "İş insanları eski nas politikalarını özledi demek mümkün" yorumunu yapan Sağlam, yüksek enflasyonun çok altında kalan faiz oranlarıyla kullandırılan kredilerin geçmişte iş dünyasını memnun ettiğini ancak "O dönemin faturasının ödenmeye devam ettiğinin unutulduğunu" belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan paket kapsamında, Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK) hacminin 750 milyar TL'ye yükseltildiğini, imalat sanayisi için ise ayrıca 250 milyar TL’lik yeni bir kredi teşviki planlandığını aktardı.
YTAK KREDİLERİNİN ŞARTLARI VE SİYASİ ETKİLER
Kredilerin tahsis süreçlerine ilişkin belirsizliklere ve kullanım koşullarının esnetilmesi planlarına değinen Sağlam, YTAK kredilerinin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan 70 puanın üzerinde yatırım teşviki alan firmalara Kalkınma Yatırım Bankası aracılığıyla Merkez Bankası kaynaklarından aktarıldığını belirtti. Buradaki karar mekanizmasına dikkat çeken yazar, "Sonuçta belirleyici Sanayi Bakanlığı, yani siyasi otorite. Siyasi belirleyicilik ise Merkez Bankası’nın rasyonel para politikası uygulamasını engelleyen bir unsur" değerlendirmesinde bulundu.
ENFLASYONİST RİSKLER VE ŞEFFAFLIK SORUNU
Merkez Bankası’nın 2000 yılından önce uyguladığı ve enflasyonu doğrudan artıran kısa vadeli avans sisteminin geçmişte kaldırıldığını hatırlatan Erdal Sağlam, YTAK kredilerinin hacminin kontrolsüz şekilde artırılmasının benzer bir sistemik risk doğurabileceğini ileri sürdü. Sağlam, "Bu krediler karşılıksız para basmak anlamına geliyor. Kredi geri ödense bile Merkez’in faiz farkı nedeniyle zararı oluşuyor, para basılarak karşılanıyor" dedi. 750 milyar TL’lik limitin hızla kullandırılması halinde para politikasının ciddi zarar göreceğini ve bu kredilerin hangi şirketler veya sektörler tarafından kullanıldığının kamuoyuna açıklanmamasının kurumsal itibara darbe vuracağını savundu.
LİKİDİTE FAZLASI VE FAİZ BEKLENTİLERİ
Piyasadaki fazla likiditenin Hazine mevduatları dahil edildiğinde 1 trilyon 350 milyar TL seviyesine ulaştığını kaydeden Erdal Sağlam, Merkez Bankası’nın bu fazlalığı sterilize etmek adına yaklaşık yüzde 50 faiz maliyetine katlanmak durumunda kaldığını ifade etti. YTAK kredi hacminin yılbaşından bu yana büyümesine rağmen hedeflenen yeni sınırlara hızla yol alınırsa parasal disiplinin büyük ölçüde zarar göreceğini söyleyen Sağlam, mevcut ucuz kredi paketlerinin piyasadaki etkisini şu sözlerle özetledi:
"Özetle; YTAK kredisi ile sanayinin yüzde 5’ini memnun edebilirsiniz. Ancak sanayicinin çoğunluğunun istediği finansman sıkıntısı azaltacak faiz indirimi gecikeceği için, bu kredilerle yüzde 95’i mağdur etmiş olacaksınız."
Odatv.com