Ana içeriğe geç

Özgür Özel: Sabrın taştığı yerde yeni partiyi kurar yine birinci oluruz

CHP Lideri Özgür Özel, yeni parti konusunda "Geç kalınıyor" eleştirilerine yanıt verdi. "Bize güvensinler," diyen Özel, "Ya gösterdiğimiz sabrın sonucu partiye döneriz ya da sabrın taştığı yerde yeni partiyi kurar, birinci parti yine oluruz," dedi.

Özgür Özel: Sabrın taştığı yerde yeni partiyi kurar yine birinci oluruz
Halk TV
16

CHP'de mutlak butlan kararıyla göreve dönen Kemal Kılıçdaroğlu'nun Olağanüstü Kurultay yerine olağan kurultay düzenleneceğini açıklamasının ardından, kulislerde CHP Lideri Özgür Özel'in kurmaylarıyla birlikte yeni bir parti kuracağı söylentileri geniş yer edindi.

Özel yönetiminin, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin 'mutlak butlan' kararına yaptığı itirazın henüz sonuçlanmamış olması ve 20 Temmuz'da yargı tatilinin başlayacak olması "Yeni parti konusunda zaman daralıyor" eleştirilerini de beraberinde getirdi.

ÖZGÜR ÖZEL'DEN 'YENİ PARTİ İÇİN GEÇ KALINIYOR' ELEŞTİRİLERİNE YANIT

Bunun üzerine açıklamalarda bulunan Özel, toplumun talebi doğrultusunda hareket edeceklerini vurgularken "Yeni parti için geç kalınıyor" eleştirilerine de yanıt verdi.

"Geç kalınıyor vehmine kimse kapılmasın." diyen Özel, "Ya gösterdiğimiz sabrın sonucu partiye döneriz, ya da sabrın taştığı yerde yeni partiyi kurar birinci parti yine oluruz. O noktada bize güvensinler." ifadelerini kullandı.

Gazeteci Ünsal Ünlü'nün YouTube kanalına konuk olan seçilmiş CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in ifadeleri şöyle:

"Bize ayrılan kötülüğün sonuna geldiğimizi düşünmüyorum. Her şey olabilir. Belli kararların arefesindeyiz ya, kararları verirken rasyonel davranmanın önüne geçecek birtakım duyguları köpürtmeye, korku, endişe, kaygıyı köpürtmeye çalışıyorlar diye hissediyorum. Bizim verdiğimiz karardan sonra bizimle birlikte davranacak herkese de aynı olumsuz duyguları nakletmeye çalışıyorlar diye düşünüyorum. Onların tercih ettikleri lider, onlar için risksiz, Türkiye için de ümitsiz biri olmuş oluyor. Bana onu teklif ettiler, ben istemedim.

19 Mart'tan bir gün önce diplomayı iptal ettiler. Hedefe kilitlenmiş, bütün silahları tek elden kullanıyor. Bir tarafta üniversite, bir tarafta İdare Mahkemesi, öbür tarafta yargılama. Aynı kişi aynı anda hem casus, hem terörist, hem yolsuz, hem hırsız, hem ahlaksız. Bunların hepsini bir kişiye söylüyorsan, sen o kişiden çok korkuyorsun demektir. DİSK ana davasında 136 gün savunma yapıldı. Abdullah Başkan, 21 gün aralıksız savunma yaptı. Kenan Evren yargısının DİSK yöneticilerinden esirgemediği savunma hakkını Recep Tayyip Erdoğan yargısı Ekrem İmamoğlu'ndan esirgiyor. Bırak savunsun kendini. 18 aydır üstünde tepinecekler, her akşam 21 metrekarelik hücrende sabırla bekleyeceksin, bir gün savunma yapacaksın diye.

"YENİYİ ARAMA SÜRECİNDEYİZ"

Bir tarihi kararlaştırmadık o yüzden söylememek lazımdır. Herkesle bunları konuşup da mutabakata varıp da netleşip tamamdır demedik, o nedenle milletvekili sayısı söylememek lazım. Yeniyi arama sürecindeyiz. Arama sürecindeyiz sonuçta. Adli tatilden önce, olumlu bir karar olması Türkiye'yi çok rahatlatır. İhtimal dahilindedir ama inanılmaz baskıların olduğu bir süreçteyiz, görüyoruz. Adli tatil oldu, bu iş olmadı, deadline o gündür, düğmeye basıyoruz demiyorum. Ama şunu söylüyorum: Bazı düğmelere de önden bastık. Şimdiden bazı çalışmaları yapıyoruz. Mevcut bir partiyi dönüştürmek de baskın seçime karşı lazımdır, o konuda da çalışmalar yapıyoruz. Çalışma yapmıyor değiliz. Son kararı hem milletvekillerimizle, aklına fikrine güvendiğimiz çok sayıda arkadaşımızla, milletle vereceğiz. CHP'de kalma noktasındaki hukuk mücadelesi ve siyasi mücadelede artık orda kalmak, bizden umudu olanlara ve Türkiye'ye kaybettirme noktasına geliyorsa, oradan ayrıldığımızda yeni bir parti kurulacak.

"YÜZDE 20 PARTİDE DEVAM ET DİYOR, YÜZDE 80 YENİ BİR OLUŞUM DİYOR"

Butlan kararı akıl alır bir karar değil. Binaya geldiler, Atatürk'ün emanetine polisle girdiler. Kamuoyu araştırmalarına bakıyoruz. Yüzde 20 partide devam et diyor, yüzde 80 yeni bir oluşum diyor. Benim görevim hukuken her şeyi yapmak ve yaptığıma insanları inandırmak. Yapılacak bir şey kalmadıysa da atılması gereken adımları atmak. Sokakta coşkun akan bir sel var. O selin Ekrem Bey'in de umudu, Türkiye'nin de umudu, Mansur Bey'in de güvencesi olduğunu görmek lazım. O selin benim yüzü suyu hürmetime akıyor gibi bir şeye girecek halim yok. Ama o selin önünde ben de duramam artık. O sel, bize cesaret telkin ediyor, kararlılık telkin ediyor. Binlerin, on binlerin duygusunu ortaklaştırmak ve bir yerde tutmak benim görevim, erken ya da geç olmaması gerekiyor. Yeterince sabırla mücadele etmek de çok da gecikmeden harekete geçmek de sokağın beklentisi. Bunun denge noktası önemli. Doğru aday kimse onu aday gösteririm, hiç bunda tereddüt etmem. Ankete baktık, kazanacak bir garanti adayı gördüm. Onun üstüne kendimle ilgili hayal kurmak, düş kurmak aklımın ucundan geçirmem. Doğru adayın belirlenmesi, rejimin kurtarılması lazım. Tekrar demokrasiye döndükten sonra herkes kendi hevesine göre niyeti neyse onu yapsın.

"BİZE GÜVENSİNLER"

Dokunulmazlıkları dönem sonuna bırakmak demokratik geleneğimizde var. Rakibinden korkup Ekrem İmamoğlu'na saldıran, genel başkansız bırakayım bu hareketi diye saldırır mı, saldırır. Ama akan seli artırır. Ben bu sokağı tanıyorsam, gecikilen bir şey yok, endişe etmesinler. Bu sorumluluğun birinde olması lazım, bende. Geç kalınıyor vehmine kimse kapılmasın. Ya gösterdiğimiz sabrın sonucu partiye döneriz, ya da sabrın taştığı yerde yeni partiyi kurar birinci parti yine oluruz. O noktada bize güvensinler."

Kaynağa Git

İlgili Haberler