ABD Başkanı Donald Trump, İran ile varılan mutabakat kapsamında Hürmüz Boğazı’nın 19 Haziran Cuma günü tamamen açılacağını belirterek, bölgedeki mayınların büyük bölümünün etkisiz hale getirileceğini söyledi. Boğaz’ın gemi geçişlerine yeniden açılmasına ilişkin belirsizlik sürerken geçişlerin kademeli şekilde artabileceği ve trafik akışının normalleşmesinin birkaç ay sürebileceği tahmin ediliyor.
MUTABAKAT GÜNÜ 3 GEÇİŞ VAR
Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Kuruluşu (UNCTAD) verilerine göre, savaş öncesinde Hürmüz Boğazı’ndan günlük ortalama 130 ticari gemi geçiş yapıyordu. Savaşın 28 Şubat’ta başlamasının ardından boğazdaki ortalama günlük gemi trafiği yüzde 90’ın üzerinde azaldı, bazı günler boğazdan sadece bir geminin geçtiği görüldü. ABD-İran arasında 15 Haziran’ın ilk saatlerinde mutabakata varıldığının duyurulmasının ardından önceki gün Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemi geçişlerinde kayda değer bir hareketlilik yaşanmadı ve 15 Haziran’da Boğaz’dan 3 ticari gemi geçti.
DENİZ GÜVENLİĞİ KRİTİK
ABD-İran mutabakatı sonrası boğazdan gemi geçişine ilişkin belirsizlik sürerken sektör temsilcileri sürecin oldukça kırılgan olduğunu ifade ediyor. Bu kapsamda Hürmüz Boğazı’nda trafiğin savaş öncesi normal seviyelerine dönmesinin oldukça uzun zaman alacağı öngörülüyor. Baltık ve Uluslararası Denizcilik Konseyi’ne (BIMCO) göre, bölgedeki mayın tehdidi endişe kaynağı olmaya devam ediyor ve güvenlik durumu “riskli” seviyede bulunuyor. İngiltere Deniz Ticaret Örgütü de Hürmüz Boğazı geçişlerine yönelik deniz güvenliği tehdit seviyesinin ‘kritik’ olmaya devam ettiği uyarısını yapıyor.
OPERASYONEL KOŞULLAR BELİRLEYİCİ
Kpler Denizcilik Risk ve Uyum Müdürü Dimitris Ampatzidis, paylaştığı bilgi notunda, Körfez’de 500 ticari geminin bulunduğunu tahmin ettiklerini belirterek, “Boğazın yeniden açıldığı kabul edilse bile bu durum trafiğin hemen normale döneceği anlamına gelmez. Bekleyen gemilerin bölgeden ayrılması, seferlerini tamamlaması ve muhtemelen yeni yük almak üzere geri dönmesi için zamana ihtiyaç olacak. Bu süreç yaklaşık 2-3 ayı bulabilir. Orta Doğu’nun bazı bölgelerinde savaş öncesi üretim ve ihracat seviyelerine dönüş ise ülkeye ve operasyonel koşullara bağlı olarak daha uzun sürebilir.” değerlendirmesinde bulundu.