Ana içeriğe geç

Yurt dışındaki birikimini Türkiye'ye getirenlere mali inceleme muafiyeti

Vatandaşlar için vergi borcu yapılandırma imkanı getiren paket, kamu borcu taksitlendirme sınırını 72 aya çıkardı. Varlık barışı 2026 şartlarını da içeren kapsamlı TBMM ekonomi paketi, şirketlere yönelik dev kurumlar vergisi indirimi ve muafiyetleri de beraberinde getirdi.

Yurt dışındaki birikimini Türkiye'ye getirenlere mali inceleme muafiyeti
Karar
16

Mali piyasaları ve milyonlarca borçlu mükelleflere yeni kolaylıklar sunan kanun teklifi, 4 Haziran 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yasalaştı.

Kamu alacaklarının yeniden yapılandırılması ile yeni sermaye desteklerini içeren kanun teklifi, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu çatısı altında yapılan oylamayla kabul edilmişti.

Yeni yasal düzenleme ile vergi dairelerine ve idari kurumlara olan borç yükümlülüklerine 72 aya kadar uzanan taksit seçenekleri sunulurken, yurt dışındaki birikimlerin Türkiye sınırlarına aktarılması amacıyla yepyeni mali kalkanlar ve teşvik adımları hayata geçirildi.

KAMU BORÇLARINDA VADE SINIRI 72 AYA YÜKSELTİLDİ

Hayata geçirilen yeni yasal zemin sayesinde bir taraftan borç sarmalı içindeki vatandaşların ve ticari işletmelerin mali yüklerinin hafifletilmesi, diğer taraftan ise sınır ötesinde kalan likiditenin ulusal finans sistemine kazandırılarak piyasalara taze nakit girdisi sağlanması amaçlanıyor.

Yeni kanunda en çok dikkat çeken hususların başında, kamu kurumlarına biriken borçların tasfiyesine yönelik yapılandırma adımları yer alıyor.

Geliştirilen yeni finansal modele göre, vergi daireleri ile Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) prim alacakları başta olmak üzere kamu kurumlarının alacaklarında uygulanan en uzun taksitlendirme süresi 36 ay seviyesinden 72 aya çıkarıldı.

Söz konusu radikal hamleyle, piyasalarda nakit akışı sağlamakta ve ödeme yapmakta zorluk yaşayan esnafa, ticari şirketlere ve vatandaşlara çok daha uzun vadeli ve sürdürülebilir bir ödeme takvimi oluşturma imkanı tanındı.

1 MİLYON TL ALTI BORÇLARDA TEMİNAT GÖSTERME ŞARTI BİTTİ

Yapılandırma sistemine dahil olacak mükelleflerin finansal hareket alanını genişletecek bir diğer önemli reform ise teminat gösterme yükümlülüğünün sınırlarında gerçekleştirildi.

Mevcut yasal mevzuatta 50 bin TL olarak tatbik edilen teminatsız tecil üst sınırı, yeni düzenleme ile 20 katlık artış göstererek 1 milyon TL seviyesine yükseltildi.

Bu sayede, devlete olan borç tutarı 1 milyon TL barajını aşmayan hiçbir vatandaştan ya da ticari işletmeden borçlarını taksitlendirirken herhangi bir mal varlığı güvencesi veya teminat sunması talep edilmeyecek.

YURT DIŞI SERMAYEYE 31 TEMMUZ 2027 TARİHİNE KADAR SÜRE

Ekonomi paketinin uluslararası piyasaları ilgilendiren en dinamik ayaklarından birini ise Varlık Barışı uygulaması teşkil ediyor.

Yurt dışı sınırlarında bulunan nakit paraların, altın birikimlerinin, döviz stoklarının, hisse senetlerinin ve diğer finansal sermaye piyasası enstrümanlarının Türkiye Cumhuriyeti bankacılık sistemine aktarılması kuvvetli teşviklerle destekleniyor.

Gerçek şahıslar ile kurumsal yapılar, sınır ötesinde tuttukları bu varlıklarını 31 Temmuz 2027 tarihine kadar bankalara veya yetkili aracı kurumlara resmi olarak beyan edebilecek.

Bildirimi tamamlanan ekonomik değerlerin, beyan tarihini izleyen 2 aylık zaman zarfında Türkiye'deki mevduat veya yatırım hesaplarına fiilen transfer edilmesi yasal bir zorunluluk olarak uygulanıyor.

Ayrıca fiziki olarak ülke içinde bulunmasına rağmen resmi muhasebe kayıtlarında ve bilançolarda yer almayan nakit, altın ve döviz cinsi değerlerin de bu sisteme dahil edilerek yasal zemine taşınmasının önü açıldı.

KADEMELİ SİSTEMLE VERGİ ORANINI SIFIRLAMAK MÜMKÜN

Varlık Barışı sisteminden istifade edecek olan mükelleflerin tâbi olacağı vergilendirme basamakları da tüm detaylarıyla tayin edildi.

Yeni mali model kapsamında, sisteme bildirilen kaynaklar için standart vergi oranı yüzde 5 şeklinde tatbik ediliyor.

Ancak getirilen sermayenin ülkede kalma süresine bağlı olarak belirli taahhütlerin verilmesi halinde, bu vergi oranları kademeli olarak aşağı çekiliyor.

Belirlenen yeni tarifeye göre, varlıklarını en az 5 yıl süresince Türkiye'de muhafaza edeceğini beyan eden yatırımcılardan hiçbir şekilde vergi kesintisi yapılmıyor.

Bu süre taahhüdü 4 yıl olarak açıklandığında yüzde 1, 3 yıl olarak belirlendiğinde yüzde 2, 2 yıl şeklinde taahhüt edildiğinde yüzde 3 ve 1 yıl boyunca ülkede tutulacağı beyan edildiğinde ise yüzde 4 oranında bir vergilendirme yapılıyor.

Bununla birlikte, 2027 yılı içerisinde gerçekleştirilecek olası yeni bildirim dalgalarında bu kesinti oranlarının idari kararlarla yukarı yönlü revize edilebileceği de kanun metninde açıkça belirtiliyor.

BEYANDA BULUNAN MÜKELLEFLERE VERGİ İNCELEME MUAFİYETİ

Yasal reform paketinin en çok ilgi gören maddelerinden biri de Varlık Barışı çerçevesinde beyan edilen finansal tutarlar için sağlanan yasal güvence kalkanı.

Kanun maddelerine göre, yasal süreler içerisinde varlık bildiriminde bulunan şahıs ya da kurumsal firmalar hakkında hiçbir mali inceleme veya denetim süreci yürütülmüyor.

Bildirilen bu paralar ve ekonomik değerler gerekçe gösterilerek sonradan ek bir vergi tarhiyatı ya da cezai yaptırım mekanizması işletilmiyor.

Fakat vergi mevzuatı dışındaki diğer yasal kanunlardan ve uluslararası yükümlülüklerden doğan hukuki sorumlulukların bu istisna kapsamında yer almadığı, aynen geçerliliğini koruduğu bildiriliyor.

ÜRETİCİ VE İHRACATÇI ŞİRKETLERE KURUMLAR VERGİSİ PİYANGOSU

Finansal reform paketi, sadece borçlu durumdaki mükellefleri değil, aynı zamanda yerli üretim ve ihracat faaliyetlerini üstlenen ticari kuruluşları da çok güçlü avantajlarla destekliyor.

Normal şartlarda yüzde 25 seviyesinde uygulanan genel kurumlar vergisi oranı, sanayiyi ve üretimi teşvik etmek amacıyla ciddi oranda aşağı çekiliyor.

Yeni kararlar uyarınca, kendi imal ettiği ürünleri herhangi bir aracı kullanmaksızın doğrudan yurt dışına ihraç eden üretim odaklı sanayi şirketleri için bu vergi yükü yüzde 9 seviyesine kadar indiriliyor.

Üretimi doğrudan kendisi gerçekleştirmeyen ancak ihracat operasyonlarını yürüten diğer ihracatçı şirketler için ise kurumlar vergisi oranı yüzde 14 seviyesine düşürülüyor.

Bunların yanı sıra transit ticaret operasyonları yürüten yapılar ile uluslararası nitelikli hizmet merkezleri için de çok sayıda vergi istisnası ve muafiyet adımı devreye alınıyor.

TÜRKİYE'YE YENİ GELEN YABANCI SEKTÖRE 20 YILLIK MUAFİYET

Türkiye'nin küresel ölçekte bir finans ve yatırım merkezi haline gelmesi, uluslararası doğrudan sermayeyi ülkeye çekmesi adına yabancı yatırımcılara yönelik tarihi bir adım atılıyor.

Alınan kararlar uyarınca, Türkiye'ye yeni taşınacak olan ve geride kalan son 3 yıllık zaman diliminde ülkede herhangi bir vergi mükellefiyeti bulunmayan kişilerin, yurt dışı kaynaklı tüm gelirleri 20 yıl boyunca gelir vergisinden muaf tutulacak.

Köklü makroekonomik strateji sayesinde ülkemizin yabancı sermaye sahipleri ve küresel fon yöneticileri nezdinde çok daha cazip, rekabetçi ve güvenli bir finansal liman konumuna yükselmesi hedefleniyor.

DİJİTAL ŞİRKETLERE 3 YIL BOYUNCA ODA VE AİDAT MÜJDESİ

Yüksek teknoloji dünyasını ve genç girişimcileri desteklemek amacıyla dijital şirketler ile teknogirişim ekosistemine de muazzam bir muafiyet paketi sunuluyor.

Teknogirişim rozetine sahip olan yenilikçi teknoloji şirketlerinin yatırım bulma ve finansal büyüme süreçlerinin kolaylaştırılması planlanıyor.

Bu doğrultuda 'Dijital Şirket' statüsünü kazanan yeni nesil girişimler, resmi kuruluş tarihlerinden itibaren tam 3 yıl boyunca ticaret odası kayıt ücretlerinden ve yıllık üyelik aidatlarından muaf kılınıyor.

Ayrıca teknogirişim bünyesinde istihdam edilen nitelikli personele teşvik amacıyla devredilen pay senetlerine yönelik uygulanan vergi istisnasının üst sınırı da ciddi oranda artırılarak çalışanların mali hakları koruma altına alınıyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler