DİSK Devrimci Emekliler Sendikası Sinop Şubesi 28 Haziran-4 Temmuz Emekliler Haftası kapsamında Uğur Mumcu Meydanı’nda yaptığı basın açıklamasında, Türkiye'deki emeklilerin yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Açıklamada konuşan Şube Başkanı Kadir Demir, yıllarca üretime katkı sağlayan milyonlarca emeklinin bugün açlık ve yoksulluk sınırının altında kalan aylıklarla yaşamaya çalıştığını belirterek, “Türkiye'deki emeklilerin ne bir haftayı ne de bir günü kutlayacak durumu kalmıştır. Bizim için Emekliler Haftası haklarımızı haykırdığımız bir mücadele haftasıdır” ifadelerini kullandı.
Ekonomi politikalarının bedelinin emeklilere ödetildiğini savunan Demir, en düşük emekli aylığının hazine desteğiyle 20 bin liraya tamamlandığını, bunun ise birçok kentte kira bedelinin dahi altında kaldığını söyledi.
Temmuz ayında yapılacak maaş artışına da değinen Demir, TÜİK'in açıkladığı beş aylık yüzde 16,60'lık enflasyon verisinin gerçek hayatı yansıtmadığını öne sürerek, kök maaş uygulaması nedeniyle çok sayıda emeklinin zam alamayacağını ya da resmi enflasyonun altında artışlarla karşı karşıya kalacağını savundu.
“Kaynak savaşa değil, halka ayrılmalı”
Kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin eleştirilerde bulunan Demir, hükümetin bütçe önceliklerini de hedef aldı. NATO zirveleri, savunma harcamaları ve savaş politikalarına kaynak ayrıldığını ileri süren Demir, emeklilere ise "bütçede kaynak yok" denildiğini belirtti.
Demir, “Emeklileri derin bir yoksulluğa iten bu tablo ekonomik bir zorunluluk değil, siyasi bir tercihtir. Bütçe halktan, emekliden ve sağlıktan yana değil; sermayeden ve askeri politikalardan yana kullanılmaktadır” dedi.
Sağlık hizmetlerinin ticarileştirildiğini de savunan Demir, emeklilerin ilaç katkı payları ve sağlık giderleri nedeniyle daha da zor durumda kaldığını ifade ederek, hükümetin emeklilere yönelik "müjde" açıklamalarını kabul etmediklerini söyledi.
Talepler
Açıklamada, DİSK Devrimci Emekliler Sendikası'nın talepleri de sıralandı:
- Kök maaş uygulaması kaldırılsın,
- En düşük emekli aylığı açlık ve yoksulluk sınırları dikkate alınarak, insan onuruna yakışır seviyeye yükseltilsin,
- Sağlık hizmetleri katkı payı alınmaksızın ücretsiz ve kamusal olarak sunulsun,
- Sendikal örgütlenmenin önündeki yasal ve bürokratik engeller kaldırılsın,
- Toplu sözleşmeli sendikal haklar güvence altına alınsın.