Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 52'nci yıl dönümünde Millî Savunma Bakanlığı, EOKA'nın Kıbrıs Türklerine yönelik katliamlarını anlatan yeni bir video yayımladı. Açıklamada, yaşanan vahşetin unutulmayacağı vurgulanırken, Kıbrıs Türklerinin güvenliğinin temel teminatının Türkiye'nin garantörlüğü ve Mehmetçik olduğu ifade edildi.
Kıbrıs Türk halkını özgürlüğe ve güvenliğe kavuşturan 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’nın bugün 52’nci yıl dönümü. Rum terör örgütü EOKA’nın 1955’ten 1974 yılına kadar işlediği toplu katliamlar, Kıbrıslı Türklerin hafızalarındaki canlılığını korurken Millî Savunma Bakanlığı (MSB), vahşeti konu alan videoların üçüncüsünü sosyal medya hesabından paylaştı.
MSB’nin açıklamasında, “Rum terör örgütü EOKA’nın Kıbrıs Türkü’ne yönelik katliamları öylesine acımasızdı ki küçük çocukların bile vahşice öldürüldüğünü gören Birleşmiş Milletlerin o dönemki en yüksek rütbeli askeri bile ‘Ben daha önce böyle bir vahşet görmedim’ demişti” ifadelerine yer verildi.
Rum vahşetini anlatan videonun bu bölümünde, EOKA’nın, okul çağındaki Kıbrıs Türklerini nasıl toplu hâlde katlettiği şahitlerin anlatımıyla yayınlandı. Açıklamada, “Kıbrıs Türkü’ne yapılanları unutmayacağız, unutturmayacağız” vurgusu yapıldı.
TEK GÜVENCEMİZ MEHMETÇİK
Kıbrıs Türk direnişinin simge isimlerinden eski KKTC Turizm ve Kültür Bakanı İsmail Bozkurt, yaptığı açıklamada, EOKA’nın ilk kuruluşundaki temel hedeflerden birinin Kıbrıslı Türkleri tamamen yok etmek olduğunu belirtti.
Bozkurt, “EOKA terör örgütü, Kıbrıs’ta Türklere yönelik çok sayıda toplu katliamın failidir. O günlerde Türklere yönelik gerçekleşen cinayetler, toplu mezarlar ve sindirme politikası, hâlen hafızamızda güçlü şekilde yerini koruyor” dedi.
Kıbrıs Türk Mukavemet Teşkilatı Mücahitler Derneği Genel Başkanı Celal Bayar da EOKA’nın da EOKA-B’nin de katliamcı geçmişleriyle terör örgütü olduğunu kaydederek “Birbirlerinden farkları yoktur. Bu Ada’da binlerce Türk’ü katlettiler ve toplu mezarlara gömdüler” diye konuştu.
Bayar, Kıbrıs Türkü’nün tek güvencesinin Mehmetçik ve Türkiye’nin garantörlüğü olduğunu vurguladı.