Fermente süt ürünü kefir, son yıllarda sağlıklı beslenme eğilimleri içinde daha fazla ilgi görüyor. İngiltere’de sanal market şirketi Ocado, 2025’te “kefir içeceği” aramalarının yüzde 105 arttığını; market zinciri Sainsbury’s ise “sade kefir” aramalarının iki katına çıktığını duyurdu.
Hafif gazlı yapısı nedeniyle kimi zaman “süt ürünlerinin şampanyası” olarak anılan kefir, geleneksel olarak kefir taneleriyle fermente edilen bir içecek. Bu taneler, yararlı bakteri ve mayalardan oluşan mikroorganizmaları içeriyor. Fermantasyon süreciyle ürün koyulaşıyor, ekşi bir tat kazanıyor ve canlı mikroorganizmalar bakımından zenginleşiyor.
Kefirin bağırsak sağlığı, sindirim, bağışıklık, metabolizma ve hatta ruh sağlığı üzerinde olumlu etkileri olabileceği belirtiliyor. Ancak uzmanlar, her kefirin aynı içeriğe sahip olmadığına dikkat çekiyor. Üretim koşullarına göre ürünlerdeki bakteri yoğunluğu ve çeşitliliği değişebiliyor.
Kefir üzerine yapılan çalışmalar umut verici olsa da sonuçlar henüz kesin kabul edilmiyor. Yakın dönemde 28 klinik çalışmayı inceleyen bilimsel bir değerlendirmede, kefirin kolesterol seviyeleri, kan basıncı, vücut yapısı ve bağırsak sağlığıyla ilişkili bazı olumlu sonuçlarla bağlantılı olabileceği görüldü. Buna karşın araştırmaların çoğunun küçük ölçekli olması, kullanılan kefir türleri ve tüketilen miktarların farklılığı nedeniyle bulgular tutarlı değil.
Bazı araştırmalarda kefirin kabızlığı hafifletmeye yardımcı olabileceği, bazı çalışmalarda ise iltihaplanmayı azaltabileceği gözlemlendi. Laktoz hassasiyeti olan kişiler açısından da kefir, süte kıyasla daha az bağırsak semptomuna yol açabiliyor. Bunun nedeni, fermantasyon sırasında laktoz miktarının azalması ve mikroorganizmaların sindirime destek olması.
NE KADAR TÜKETİLMELİ?
Kefir, besin değeri açısından da dikkat çekiyor. Yaklaşık 250 mililitrelik bir porsiyon kefirde 9 gram protein ve 300 miligram kalsiyum bulunuyor. Bu miktar, İngiltere’de yetişkinler için önerilen günlük kalsiyum ihtiyacının yüzde 40’ından fazlasına karşılık geliyor.
Uzmanlara göre sağlıklı yetişkinlerin çoğu için her gün ölçülü miktarda kefir tüketmek dengeli bir yaşam tarzına katkı sağlayabilir. Ancak kefir mucizevi bir çözüm değil; fazla tüketmek sağlıksız bir beslenme düzenini telafi etmiyor.
Fermente gıdalara yeni başlayanların, huzursuz bağırsak sendromu bulunanların veya hassas bağırsak yapısına sahip kişilerin küçük miktarlarla başlaması öneriliyor. Yaklaşık 100 mililitreyle başlanıp vücudun tepkisine göre miktar kademeli olarak bir bardağa, yani 250 mililitreye çıkarılabilir.
Kefir sade ya da meyveli tüketilebiliyor; smoothie’lere eklenebiliyor, meyveyle servis edilebiliyor, granola veya müsli üzerine dökülebiliyor. Sade kefir ayrıca çorbalarda, baharatlı yemeklerin yanında serinletici bir sos olarak ya da zeytinyağı, limon ve baharatlarla salata sosu şeklinde kullanılabiliyor.
Bağırsak sağlığı için asıl önemli olanın tek bir besine odaklanmak değil, lif açısından zengin ve dengeli bir beslenme düzeni kurmak olduğu vurgulanıyor. Kefir, bu düzenin içinde düzenli ve ölçülü tüketildiğinde yararlı bir destek olabilir.
Haber Kaynağı : 12punto