Uluslararası Ceza Mahkemesinin üç yargıcı, ABD yönetiminin kendilerine uyguladığı yaptırımlara karşı hukuki süreç başlattı. UCM Yargıcı Kimberly Prost, kendisi ve iki meslektaşı adına yaptığı açıklamada, yaptırımların yalnızca yargı görevlerini yerine getirdikleri için uygulandığını belirtti.
Yargıçlar, New York Güney Bölgesi Mahkemesinde açtıkları davayla yaptırımların iptal edilmesini talep etti.
Açıklamada, "Bu yaptırımlar kişisel yaşantımızı birçok yönüyle derinden etkiledi. Ancak daha da önemlisi, bunlar yargı bağımsızlığına yönelik bir saldırı ve Mahkemenin ağır suçların mağdurlarına adalet sağlamaya yönelik önemli çalışmalarına bir tehdit oluşturuyor." ifadesine yer verildi.
Bu nedenle yargıçların, şahsi olarak bu yaptırımlara karşı ABD yargı sistemi aracılığıyla itiraz etmeye karar verdiği ve New York Güney Bölgesi Mahkemesinde yaptırımlara karşı dava açtığı belirtildi.
"Davamızın ABD mahkemeleri tarafından adil ve nesnel bir değerlendirmeye tabi tutulacağına ve ilgili olgular ve hukuk temelinde dikkatle analiz edileceğine tam olarak güveniyoruz." ifadesi kullanılan açıklamada, yaptırımlar sebebiyle Başkan'ın yasal yetkisini aştığı, ABD Anayasası'nın beşinci maddesini ihlal ettiği ve yaptırımların İdari Usul Yasası'na aykırı olduğu savunuldu.
ABD'nin UCM yargıç ve savcılarına yönelik yaptırımları
ABD yönetimi, UCM'nin İsrailli yetkililer ve özellikle Başbakan Binyamin Netanyahu hakkında çıkardığı tutuklama emirleri sonrasında Şubat, Haziran ve Ağustos 2025'te yayımladığı kararnamelerde, UCM Başsavcısı Kerim Han ile savcı yardımcıları Mame Mandiaye Niang, Nazhat Şamim Han ve 8 UCM yargıcının (Uganda, Peru, Benin, Slovenya, Fransa, Kanada, Gürcistan ve Moğolistanlı hakimler) yaptırım listesine alındığını duyurmuştu.
ABD, UCM yetkililerinin yanı sıra BM Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese ve 3 önde gelen Filistinli sivil toplum kuruluşunu yaptırım listesine almıştı.
Yaptırımlar nedeniyle söz konusu yargıç ve savcılar kişisel mal varlıklarına erişemez hale gelirken, Microsoft, Visa ve Mastercard gibi şirketler tarafından kullanılan finansal sistemlerden de dışlandı.
UCM, ABD'nin yaptırım kararlarını "bağımsız adalet kurumuna yönelik açık saldırı" olarak nitelendirmiş, BM ise yaptırımların "uluslararası adaletin temelini zedelediği" uyarısında bulunmuştu.