Japon yeni, dolar karşısında 163,23 seviyesini görerek yaklaşık 40 yılın en düşük düzeyine geriledi. Kur, Aralık 1986’dan bu yana ilk kez bu bölgeye inerken Japonya’nın para politikası, enerji faturası ve büyüme görünümü aynı anda baskı altında kaldı.
Doların küresel ölçekte güçlenmesi yen üzerindeki satışları hızlandırdı. Orta Doğu’daki gerilimle petrol fiyatlarının yükselmesi ise enerji ithalatına bağımlı Japonya’nın dış ticaret ve enflasyon hesabını zorlaştırdı.
Yen 40 yılın en düşük seviyesini gördü

Dolar yen kuru 163,23 seviyesine çıkarak 1986’dan bu yana en yüksek düzeyine ulaştı. Kurun yükselmesi, bir dolar karşılığında daha fazla yen ödenmesi anlamına geliyor.
Japonya Maliye Bakanlığı, döviz piyasasındaki tek yönlü ve hızlı hareketleri yakından izlediğini bildirdi. Müdahale uyarıları kısa süreli tepki yaratsa da yen üzerindeki temel baskıyı ortadan kaldırmadı.
Tokyo yönetimi daha önce doğrudan döviz satışıyla piyasaya müdahale etmişti. Piyasa, 164 ve üzerindeki seviyelerde yeni bir adım gelip gelmeyeceğini takip edecek.
Petrol faturası kur baskısını artırdı

Japonya enerji ihtiyacının büyük bölümünü ithalatla karşılıyor. Petrol fiyatlarındaki yükseliş, ülkenin dolar talebini artırırken ticaret dengesi üzerinde ek maliyet oluşturuyor.
Zayıf yen, petrol ve doğal gaz ithalatını yerel para cinsinden daha pahalı hale getiriyor. Enerji maliyetindeki artış elektrik, ulaşım ve üretim fiyatlarına yansıyabiliyor.
Kur ile enerji fiyatının aynı anda yükselmesi, Japonya Merkez Bankası’nın enflasyon görünümünü daha dikkatli değerlendirmesine yol açacak.
Faiz yüzde 1’de bulunuyor

Japonya Merkez Bankası, haziranda politika faizini yüzde 1’e çıkararak 31 yılın en yüksek seviyesine taşımıştı. Bankanın gelecek haftaki toplantıda faizi sabit bırakması bekleniyor.
Yeni ekonomik tahminler ise bir sonraki faiz artırımının zamanlaması açısından daha belirleyici olacak. Ekonomistlerin büyük bölümü yıl sonuna kadar faizin yüzde 1,25’e çıkarılabileceğini öngörüyor.
Bankanın zayıf yen ve ithal enflasyona daha fazla vurgu yapması, ek faiz artırımının ekim veya aralık toplantısına taşınabileceği beklentisini güçlendirebilir.
Erken artış büyümeyi zorlayabilir

Japon ekonomisinin büyüme görünümü para politikasındaki hareket alanını sınırlıyor. Faizlerin hızlı yükselmesi, şirketlerin finansman maliyetini ve hane halkının kredi yükünü artırabilir.
Kamu borcunun milli gelire oranının yüzde 200’ün üzerinde bulunması da faiz artışlarının bütçe üzerindeki etkisini büyütüyor. Tahvil getirilerindeki yükseliş, devletin borçlanma maliyetine daha yüksek faiz olarak yansıyor.
Merkez Bankası bu nedenle kurdaki baskıyı azaltmak ile kırılgan büyümeyi korumak arasında denge kurmaya çalışıyor.
Geç kalınması enflasyonu besleyebilir

Faiz artırımının gecikmesi halinde yen üzerindeki baskı sürebilir. Zayıf kur, ithal ürünlerin maliyetini yükselterek tüketici enflasyonunu yeniden hızlandırabilir.
Japonya uzun yıllar düşük enflasyon ve deflasyonla mücadele etti. Yeni dönemde ise enerji, gıda ve hizmet fiyatlarındaki yükseliş para politikasının temel sorununa dönüştü.
Merkez Bankası’nın enflasyon hedefinin kalıcı biçimde aşılabileceğine ilişkin sinyal vermesi, faiz patikasının yeniden yukarı çekilmesine yol açabilir.
ABD getirileri doları destekliyor

ABD ekonomisinin dirençli kalması ve faiz indirim beklentilerinin zayıflaması doları destekliyor. ABD tahvil getirilerindeki yüksek seyir, dolar ile yen arasındaki faiz farkını geniş tutuyor.
Yatırımcıların düşük faizli yenle borçlanıp daha yüksek getirili varlıklara yönelmesi de yeni zayıflatan unsurlar arasında bulunuyor. Taşıma işlemlerinin devam etmesi, Japonya’nın sınırlı faiz artırımlarının kur üzerindeki etkisini azaltıyor.
ABD Merkez Bankası’nın faiz patikasına ilişkin her yeni sinyal, dolar yen kurunda sert hareketlere yol açabilir.
Müdahalenin kalıcılığı tartışılıyor

Japonya’nın doğrudan döviz müdahalesi kuru kısa vadede aşağı çekebilir. Kalıcı toparlanma için ise faiz farkının daralması ve enerji maliyetlerinin gerilemesi gerekiyor.
Tek başına döviz satışı, dolar talebini ve küresel faiz farkını ortadan kaldırmıyor. Müdahalenin piyasa koşulları değişmeden tekrarlanması rezerv maliyetini artırabilir.
Tokyo yönetiminin Maliye Bakanlığı, Japonya Merkez Bankası ve büyük kamu fonları üzerinden koordineli hareket edip etmeyeceği yakından izlenecek.
Gözler gelecek haftaki toplantıda

Japonya Merkez Bankası’nın gelecek haftaki toplantıda politika faizini yüzde 1’de tutması bekleniyor. Karar metnindeki kur, petrol ve enflasyon değerlendirmeleri piyasanın yönünü belirleyebilir.
Bankanın büyüme ve enflasyon tahminlerini yukarı çekmesi, yıl sonundan önce faiz artışı olasılığını artıracak. Daha temkinli bir mesaj ise yen üzerindeki baskının sürmesine neden olabilir.
Piyasa ayrıca dolar yen kurunda 164 seviyesi, Japon tahvil getirileri ve Maliye Bakanlığı’nın müdahale açıklamalarını takip edecek.