Ana içeriğe geç

Petrolde son senaryolar…

Petrolde son senaryolar…
Ekonomim.com
16

Açıkçası son zamanlarda çok az makale veya analizde "Dünya Kupası Sakinliği" tadında bir analize rastladım. Sanıyorum Tomorrow's Affairs dergisinde çıkan yazım, bu olasılıktan bahseden çok az sayıda makaleden biriydi. Pazartesi günü sosyal medya'da bir kez daha paylaştım. Dolayısıyla burada tekrar etmeyeceğim. Meraklısı için linkini aşağıya bıraktım.

https://tomorrowsaffairs.com/the-world-cup-ceasefire-not-peace-but-calendar-management

Şimdi konuya geri dönüyorum: Hatırlarsanız, petrol piyasasında yılın başında anlatılan hikâye oldukça sakindi. Küresel büyüme yavaşlayacak, talep biraz törpülenecek, OPEC dışı üretim artacak ve fiyatlar aşağı gelecekti. Birçok kurum da buna göre tahmin yapıyordu. J.P. Morgan, Brent petrolde daha düşük seviyelerin mümkün olduğunu söylüyordu. Goldman Sachs da bir süre önce petrolün daha makul bir banda gerileyebileceğini düşünüyordu. Merkez Bankamız bunlardan da ileri giderek, 60 doların altındaki bir senaryoyu seslendirmiş, enflasyon hedefini buna göre belirlemişti. Fakat sonra İran gerilimi, Hürmüz Boğazı riski, enerji taşımacılığındaki aksaklıklar ve savaş ihtimali devreye girdi. Kısacası petrol piyasasında eski sakin senaryo şimdilik rafa kalktı.

Maalesef, bugün petrol fiyatlarını anlamak için sadece arz-talep tablosuna bakmak yetmiyor. Çünkü petrol artık yalnızca “ne kadar üretildi, ne kadar tüketildi?” sorusuyla fiyatlanmıyor. Daha çok “Hürmüz açık kalacak mı, İran ne yapacak, İsrail yeni bir hamle yapar mı, ABD nasıl karşılık verir, Çin stok yapmaya başlar mı?” sorularına göre hareket ediyor. Bu yüzden petrol piyasası giderek ekonomik bir piyasadan çok jeopolitik bir sinir harbine dönüştü.

Goldman Sachs, EIA’dan daha farklı bir yerde duruyor

ABD Enerji Enformasyon İdaresi, yani EIA, son tahminlerinde petrol fiyatlarının yılın ortasında yüksek kalacağını, yıl sonuna doğru ise bir miktar gevşeyebileceğini söylüyor. EIA’nın ana senaryosu, Orta Doğu’daki arz kesintilerinin zamanla hafiflemesi ve Brent petrolün son çeyrekte 90 dolar civarına yaklaşması üzerine kurulu. Yani EIA, petrolün hemen eski düşük fiyat dünyasına döneceğini düşünmüyor ama 120-130 dolar seviyesini de ana senaryo olarak düşünmüyor.

Goldman Sachs ise daha temkinli bir yerde duruyor. Banka, Orta Doğu’daki üretim kayıpları ve stoklardaki hızlı erime nedeniyle petrol tahminlerini yukarı çekti. Goldman’ın mesajı gayet net: stoklar hızla azalırsa fiyatlar kolay kolay düşmez. Çünkü petrol fiyatını bazen bugünkü üretimden çok, depolarda ne kadar güvenli stok kaldığı belirler. Bugün de tam olarak böyle bir dönemden geçiyoruz.

Uluslararası Enerji Ajansı da benzer bir noktaya dikkat çekiyor. EIA’ya göre yüksek fiyatlar talebi bir miktar yavaşlatabilir ama arz tarafındaki sıkışma büyükse bu tek başına fiyatları aşağı çekmeye yetmez. Yani dünya biraz daha az petrol tüketiyor diye fiyatların rahatça düşeceğini düşünmek artık fazla iyimserlik olur. Hürmüz çevresinde ciddi bir tıkanma yaşanırsa, talepteki yavaşlama bile fiyatları aşağı indirmeye yetmey3cek gibi gözüküyor.

Piyasa haberlerine baktığımızda oynaklığın ne kadar arttığını açıkça görüyoruz. The Guardian, Hürmüz riski ve arz kesintileri nedeniyle petrolün yeniden 100 doların üzerine çıkabileceğini yazmış. Bazı Amerikan medya mecraları ise olası ABD-İran anlaşması ihtimaliyle fiyatlarda kısa süreli gevşemeler yaşandığını aktarıyor. Bu iki haber birlikte okunduğunda tablo netleşiyor: Petrol artık tek bir temel senaryo ile değil, gazete manşetleri ve "son dakika" haberleri ile hareket ediyor. Bir açıklama fiyatı aşağı çekiyor, bir başkası fiyatı yeniden yukarı taşıyor.

Bugün dengeleyici görünen Çin yarın fiyatı yukarı iten faktör olabilir

Tabii bir de Çin faktörü var. Çin savaş başladığından beri petrol ithalatını kısarak fiyatların daha sert yükselmesini engelleyen önemli aktörlerden biri gibi görünüyor. Ama bu durum sonsuza kadar gitmeyecek elbette. Çin yılın ikinci yarısında stoklarını yeniden doldurmaya başlarsa, piyasaya güçlü bir talep gelir. Böyle bir durumda petrol fiyatlarının aşağı gelmesi zorlaşır. Yani Çin bugün dengeleyici görünüyor ama yarın fiyatları yukarı iten aktöre dönüşebilir.

Bütün bu tabloyu toparladığımızda üç ana senaryo ortaya çıkıyor. İlk senaryo iyimser olanı: ABD-İran hattında diplomasi ilerler, Hürmüz açık kalır, İsrail yeni bir askeri hamle yapmaz, Çin talebi kontrollü gider. Bu durumda Brent petrol yılsonuna doğru 75-85 dolar bandına gerileyebilir. Ancak, bunun olması için birçok şeyin aynı anda yolunda gitmesi gerekiyor. Bana göre düşük ihtimal.

İkinci senaryo daha gerçekçi olanı: Diplomasi tamamen kopmaz ama gerçek bir barış da gelmez. Hürmüz açık kalır fakat risk primi devam eder. Çin zaman zaman stok yapar, OPEC+ üretim disiplinini korur, küresel talep yavaş ama tamamen zayıf olmayan bir çizgide ilerler. Bu durumda Brent petrol yılsonuna kadar büyük ihtimalle 85-95 dolar bandında dolaşır. Bugünkü koşullarda en makul tablo bu gibi duruyor. TCMB de değiştirdiği senaryoda 89 Doları işaret etmiş. Nispeten mantıklı diyebilirim.

Üçüncü senaryo ise en kötü olanı: İran ile çatışma yeniden başlar, İsrail sert bir adım atar, Hürmüz’de taşımacılık aksar ya da enerji altyapısına saldırılar artar. Böyle bir durumda petrolün yeniden 100 doların üzerine çıkması kimseyi şaşırtmaz. Risk büyürse 110-120 dolar seviyeleri de kısa sürede test edilir. Bu senaryo, piyasanın ciddi olarak bir kenarda tuttuğu bir risk olarak tarifleniyor.

Sonuç net: Bu yıl petrolün 70 dolar altına kalıcı şekilde dönmesini beklememek gerekir. Diplomasi iyi giderse 80 dolar civarı konuşulabilir. Kriz kontrol altında kalırsa 85-95 dolar bandı ana oyun alanı olur. Savaş yeniden başlarsa 100 dolar üzeri yeni normal haline gelir. Yani aşağı yönlü alan sınırlı, yukarı yönlü risk daha güçlü görünüyor.

Brent petrol, büyük ölçüde 85-100 dolar bandında kalır

Benim sentezim şu: Petrol piyasası yıl sonuna kadar ucuzlama hikâyesi değil, risk primi hikâyesi yazacak. Fiyatlarda zaman zaman gevşeme olur, diplomasi haberleriyle sert düşüşler de gelir. Ama bunları kalıcı rahatlama diye okumak hata olur. Hürmüz riski, İran dosyası, İsrail’in güvenlik refleksi ve Çin’in stok davranışı masadayken petrolün eski sakin günlerine dönmesi kolay değil.

Kısacası yıl sonuna kadar petrol için en makul beklenti şu: Brent büyük ölçüde 85-100 dolar bandında kalır. 80 dolar altı geçici olur. 100 dolar üstü ise kötü haber akışında hızla geri gelir.

Özetle, Petrol artık sadece enerji emtiası değil; savaş, diplomasi ve güvenlik fiyatlayan bir göstergeye dönüşmüş durumda. Bu yüzden piyasayı izlerken yalnızca varil sayısına değil, haberler ve son dakika gelişmelerine de bakmak gerekiyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler