Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, İstanbul'da düzenlediği basın toplantısında seçim hazırlıklarından ittifak senaryolarına, ekonomiden dış politikaya kadar birçok konuda dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Konuşmasına YKS'ye giren öğrencilere başarı dilekleriyle başlayan Erbakan, partisinin Türkiye genelinde yoğun saha çalışmaları yürüttüğünü belirterek, "Sadece seçim zamanı değil, geçim zamanı da milletimizin yanında olduğumuzu göstermeye devam ediyoruz" dedi.
"TÜRKİYE'NİN 3. BÜYÜK PARTİSİYİZ"
Yeniden Refah Partisi'nin büyümeye devam ettiğini savunan Erbakan, yaklaşık 670 bin üyeye ulaştıklarını belirterek, "Oy oranı ve üye sayısı bakımından Türkiye'nin 3. büyük partisiyiz" ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin sadece ekonomik değil, ahlaki ve manevi sorunlarla da karşı karşıya olduğunu öne süren Erbakan, eğitim sisteminin yeniden düzenlenmesi ve medyanın milli-manevi değerlere uygun hale getirilmesi gerektiğini söyledi.
"CUMHURBAŞKANI ADAYIMIZ BEN OLACAĞIM"
Seçim hazırlıklarının uzun süredir devam ettiğini vurgulayan Erbakan, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kendi adaylarını çıkaracaklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Yeniden Refah Partisi seçimlerde kendi cumhurbaşkanı adayını gösterecektir. Bu aday da genel başkan olarak biz olacağız."
Erbakan, erken ya da zamanında yapılacak bir seçime hazır olduklarını ve teşkilat çalışmalarını tüm hızıyla sürdürdüklerini kaydetti.
SAADET PARTİSİ İLE İTTİFAK MESAJI
Siyasi kulisleri hareketlendiren açıklama ise ittifak sorusuna verdiği yanıt oldu. Saadet Partisi ile seçim iş birliğine açık olduklarını belirten Erbakan, şunları söyledi:
"Saadet Partisi ile seçim ittifakı söz konusu olabilir. Milli Görüş söylemlerine sahip çıkan partilerin seçimlerde birlikte hareket etmesi faydalı olabilir. Bu konuda çeşitli görüşmeler yapıyoruz."
DIŞ POLİTİKADA D-8 VE D-60 VURGUSU
Dış politika başlığında da değerlendirmelerde bulunan Erbakan, Gazze, Doğu Türkistan, Keşmir ve Arakan'da yaşanan gelişmelere dikkat çekti. Türkiye'nin öncülüğünde daha adil bir dünya düzeni kurulması gerektiğini savunan Erbakan, D-8'in yeniden etkin hale getirilmesini ve İslam ülkelerini kapsayan daha geniş bir iş birliği mekanizmasının oluşturulmasını önerdi.
Erbakan, Türkiye'nin Milli Görüş anlayışıyla yönetilmesi halinde hem iç politikada hem de uluslararası alanda daha güçlü bir konuma ulaşacağını savundu.