Dış Haberler
2,5 milyon nüfuslu Ermenistan halkı Pazar günü Güney Kafkasya’daki jeopolitik dengeler ve bölgesel güç dinamikleri açısından belirleyici olacak kritik seçimler için sandığa gidecek. Tüm bölgeyi ilgilendiren bu seçimde ABD, Rusya, Türkiye, Azerbaycan, Avrupa Birliği ve İran’ın gözü sandıktan çıkacak sonuçta olacak.
Azerbaycan’ın 2023’te Dağlık Karabağ’ı kontrol altına almasından sonra Başbakan Nikol Paşinyan liderliğindeki hükümetin dış politikada radikal değişiklikler yaşayan Ermenistan’da, 7 Haziran Pazar günü tarihi seçim için sandık başına gidecek. Seçim, parlamento dağılımının belirlenmesinin yanı sıra Rusya ile uzaklaşma ve Batı ile yakınlaşma sürecinde Ermenistan’ın dış politikada izleyeceği yön açısından da belirleyici olacak.
Ermenistan Merkezi Seçim Komisyonu’na göre partiler için yüzde 4, ittifaklar için içerdiği parti sayısına göre yüzde 8 ila yüzde 10 arasında değişen bir seçim barajı bulunuyor.
PAŞİNYAN’IN YENİ ROTASI
Seçimde 17 siyasi parti ile 2 ittifak yarışacak. 2018’deki “Kadife Devrim” ile başa gelmesinden bu yana 3’üncü kez seçime girecek olan Paşinyan, “Sivil Sözleşme Partisi” ile katılacak. Anketlere göre Sivil Sözleşme Partisi, yüzde 32 ile birinci sırada gözüküyor.
Kazanması halinde yeni anayasanın kabulünü öngören “Dördüncü Cumhuriyet’i” kuracağını belirten Paşinyan, bunun Azerbaycan ile barış anlaşmasının önündeki engelleri kaldıracağını belirtiyor. “Gerçek Ermenistan” politikası ile halkı mevcut sınırları kabul etmeye çağıran Paşinyan, muhalefeti “üçlü savaş partisi” olarak niteleyerek iktidara gelmeleri halinde ülkeyi yeniden savaşa sokacaklarını iddia ediyor.
Paşinyan, Avrupa ve ABD ile yakınlaşmayı savunurken Azerbaycan ve Türkiye ile normalleşmeyi destekliyor. Rusya ile tek taraflı bağımlılığı azaltmak isteyen Paşinyan, Batı ile ekonomik ve güvenlik alanlarında işbirliğini derinleştirmek isterken bunu “dış politikada çeşitlilik” olarak tanımlıyor.
MUHALEFET NE DİYOR?
Paşinyan’ın en yakın rakibi ise Ermenistan, Rusya ve Kıbrıs vatandaşlığı bulunan milyarder Samvel Karapetyan liderliğinde kurulan “Güçlü Ermenistan” ittifakı bulunuyor. “Şiddet yoluyla iktidarı ele geçirmeye teşebbüs” suçlamasıyla ev hapsinde tutulan Karapetyan’ın Güçlü Ermenistan’ı, yüzde 6 ila 10 oyla anketlerde ikinci sırada.
Seçimde öne çıkan adaylardan biri de 1998-2008 yılları arasında Cumhurbaşkanlığı görevini yürüten Robert Koçaryan’ın, Taşnaktsutyun partisinin desteğiyle kurduğu “Ermenistan” ittifakı. Seçimlerin ülke için bir “varoluş meselesi” olduğunu savunan Koçaryan, Paşinyan hükümetini Rusya ile ilişkileri bozmakla suçlarken Azerbaycan’a yönelik “tavizlerden” geri dönüleceğini vaat ediyor. Ermenistan İttifakı anketlere göre yüzde 3 oyla üçüncü sırada gözüküyor.
İş insanı Gagik Tsarukyan tarafından kurulan "Müreffeh Ermenistan" partisi ise anketlere göre oyların yüzde 2'sini alıyor. Tsarukyan'ın partisi, Koçaryan’a benzer bir çizgide.
JEOPOLİTİK HESAPLAR
Jeopolitik hesapların merkezindeki ülkedeki seçimler, Batı ile Rusya arasında sandığa müdahale tartışmalarının odağında bulunuyor. Paşinyan hükümeti Karabağ savaşı sonrası Rusya ile arasındaki mesafeyi aşamalı olarak artırırken Batı ile yakınlaşmayı sürdürdü.
Ermenistan, 2020 yılındaki Karabağ Savaşı’ndan sonra Moskova’nın kendisini koruyamadığı gerekçesiyle Rusya öncülüğündeki askerî ittifak olan Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü’nden (CSTO) çekilmişti. Ermenistan parlamentosu da geçen yıl Avrupa Birliği’ne (AB) katılım sürecini başlatma kararı almıştı.
AB, ABD, RUSYA
ABD ve Avrupa, Ermenistan üzerinden Güney Kafkasya jeopolitiğinde yer almaya çalışırken Ermenistan’ın Batı ile derinleşen entegrasyonu, Moskova’da Güney Kafkasya’dan çıkarılmak olarak değerlendiriliyor.
AB’nin Ermenistan’da gözlemci misyon göndererek orduya 30 milyon avro yardımı, Paşinyan’ın mayıs ayında Avrupa Siyasi Topluluğu’nun (AST) 8. Zirve Toplantısı’na ve AB-Ermenistan zirvesine ev sahipliği yapması, Moskova’nın tepkisine yol açmıştı.
Ermenistan’ın Avrasya Ekonomik Birliği ile Avrupa Birliği üyeliklerinin aynı anda yürütülemeyeceğini belirten Moskova, ucuz gaz temini ve erişimi gibi ekonomik araçları devreye sokma uyarısında bulunmuştu.
Rusya’nın muhalifler üzerinden sandığa müdahale ettiği iddia edilirken Azerbaycan ile arabuluculuk ile Güney Kafkasya denklemine dâhil olan ABD ise Paşinyan’a açıktan destek veriyor.
Washington, Zengezur Koridoru’ndaki Trump Uluslararası Barış ve Refah Rotası (TRIPP) projesi için harekete geçerken ABD’den Ermenistan’a yapılan üst düzey ziyaretler dikkat çekmişti. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in şubat ayındaki ziyaretinin ardından geçen hafta Erivan’a giden Dışişleri Bakanı Marco Rubio da seçime günler kala Paşinyan’a “güçlü desteğini” açıklamıştı.
***
'MOSKOVA’NIN SANDIĞA MÜDAHALESİ YOK'
Ermenistan’daki kritik seçime dair Hrant Dink Vakfı’nda uzmanlarla değerlendirme toplantısı yapıldı. Uluslararası Kriz Grubu Türkiye-Kıbrıs Direktörü Nigar Göksel, Batı basınında aktarılanın aksine Paşinyan’ın seçim kampanyasında “Batı ile Rusya arasında bir seçim” demediğine dikkat çekerek Rusya’nın bölgeden bir anda çıkışının gerçekçi olmadığını kaydetti. Göksel, Kriz Grubu’nun sahadaki gözlemlerine dayanarak Rusya’nın özellikle Karabağlılara para vererek seçimi etkilemeye çalıştığı yönünde bir bulgu olmadığına dikkat çekti. Göksel, seçim sonrası muhtemel Paşinyan yönetiminin Moskova ile tansiyonu düşürme adımları atabileceğini söyledi. Agos gazetesi yazarı Ari Demircioğlu ise yüzde 40 civarındaki “kararsız veya cevapsız” seçmenin bulunduğuna dikkat çekerek ekonomiden, işsizlikten ve pahalılıktan memnun olmayan büyük bir kesimin sandıkta belirleyici olacağını söyledi. Sivil Sözleşme partisinin açık ara birinci olduğu anket sonuçlarının Paşinyan’a olan güvenden ziyade muhalefetin daha riskli gözükmesinden kaynaklandığını kaydeden Demircioğlu, “Halk eski rejime, savaş ortamına dönmek istemiyor” ifadelerini kullandı. Demircioğlu, Paşinyan yönetiminni Rusya, Batı, Türkiye ve Azerbaycan cephelerinde denge politikası çabasında olduğunu öne sürdü.