Silivri'de tutuklu bulunan ve İçişleri Bakanlığı tarafından görevinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 68'i tutuklu 414 sanıklı "İBB Yolsuzluk Davası"nın 47'nci duruşması hareketli anlara sahne oldu.
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'nin 1 No'lu Duruşma Salonunda dün (9 Haziran Salı) gerçekleştirilen duruşmada, davanın kilit isimlerinden İBB iştiraki Medya AŞ'nin tutuklu Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker savunmasına devam etti.
TÜRKER'DEN MAHKEMEDE GÖZYAŞLARI İÇİNDE 'ÇIPLAK ARAMA' İDDİASI
Mahkeme salonunda gözaltı ve cezaevine giriş sürecini gözyaşları içinde anlatan Türker, dikkat çeken iddialarda bulundu. Savunmasına, "Utanan varsa çıkabilir" sözleriyle başlayan Türker, cezaevine kabul sürecinde depo olarak kullanılan bir alanda tutulduğunu ve çıplak aramaya maruz bırakıldığını ileri sürdü.
BAŞSAVCILIKTAN İDDİALARA ANINDA YALANLAMA: TAMAMEN ASILSIZ
Türker'in mahkeme salonundaki iddialarının basına ve sosyal medyaya yansımasının ardından Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı harekete geçerek resmi bir basın açıklaması yayınladı.
Rüşvet almak suçlamasıyla 23 Mart 2025 tarihinde tutuklanan Türker'in aynı gün Marmara Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na kabul edildiği hatırlatılan açıklamada, çıplak arama ve depo iddialarının tamamen asılsız olduğu vurgulandı.
"ARAMA SADECE 1 DAKİKA SÜRDÜ, KIYAFETLERİ ÇIKARILMADI"
Kuruma kabul ve arama işlemlerinin mevzuatın 34. maddesi hükümleri doğrultusunda gerçekleştirildiğini belirten Başsavcılık, arama anının detaylarını şu ifadelerle paylaştı:
"Söz konusu arama, dışarıdan görülmesi mümkün olmayan ve herhangi bir görüntü kaydı bulunmayan bir alanda gerçekleştirilmiş olup, iddia edildiği şekilde tutuklunun kıyafetlerinin çıkarılması söz konusu değildir. Saat 18.01’de başlayan arama işlemi 18.02’de tamamlanmıştır."
"ŞİKAYETİM YOK" DİYEREK TUTANAĞA İMZA ATTI
Başsavcılık, aramadan sonra tutulan belgede, bizzat tutuklu Fatoş Pınar Türker'in "herhangi bir zararının ya da şikâyetinin bulunmadığı" hususunun açıkça tespit edildiğini belirtti.
Açıklamanın sonucunda, sanığın mahsusa ayrılmış yaşam alanları dışında bir depoda tutulduğu iddiaları da reddedilerek, cezaevine kabul ve yerleştirme işlemlerinin hukuka tam uygunlukla yapıldığı ifade edildi.