Ana içeriğe geç

ABD istihbaratında tarikat skandalı! Trump'ın en yakınındaki isime Esad'ı koruma talimatı gitti

ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard’ın şok istifasının ardından sızan 25 bin sayfalık gizli belgeler, modern Amerikan siyasetinin en büyük skandallarından birini deşifre etti. Yıllarca şifreli e-postalar ve isimsiz notlarla yönetilen Gabbard’ın; yasa tasarılarından televizyonlardaki mimiklerine, CIA şüpheciliğinden "Önce Amerika" sloganına kadar tüm siyasi kariyerinin perde arkasındaki bir tarikat lideri tarafından kelimesi kelimesine dikte edildiği tespit edildi.

ABD istihbaratında tarikat skandalı! Trump'ın en yakınındaki isime Esad'ı koruma talimatı gitti
Türkiye Gazetesi
16

ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard’ın şok istifasının ardından sızan 25 bin sayfalık gizli belgeler, modern Amerikan siyasetinin en büyük skandallarından birini deşifre etti. Yıllarca şifreli e-postalar ve isimsiz notlarla yönetilen Gabbard’ın; yasa tasarılarından televizyonlardaki mimiklerine, CIA şüpheciliğinden "Önce Amerika" sloganına kadar tüm siyasi kariyerinin perde arkasındaki bir tarikat lideri tarafından kelimesi kelimesine dikte edildiği tespit edildi.

ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard’ın, eşinin sağlık durumunu gerekçe göstererek Başkan Donald Trump’a istifasını sunmasının ardından ülkeyi ayağa kaldıran iddialar ortaya çıktı.

Trump tarafından ülkenin en hassas biriminin başına getirilen Gabbard’ın, çocukluğunun geçtiği ayrılıkçı Hare Krishna grubu Kimlik Bilimi Vakfı (SIF) ve onun eksantrik lideri Chris Butler ile bağları mercek altında.

TARİKATTAN TALİMATLAR ALMIŞ

Gabbard’ın kampanyalarında çalışan Rebecca Saltzburg’un paylaştığı 25 bin sayfayı aşan belgeler, SIF sekreterleri ve seçilmiş müritleri için ayrılmış olan "NineIsles.com" uzantılı şifreli e-posta adreslerinden gönderilen talimatları açığa çıkardı. Ekli notlarda, Gabbard’ın hangi yasayı önermesi gerektiği, hangi politikaları benimseyeceği ve hatta televizyonda nasıl davranacağı en ince ayrıntısına kadar dikte ediliyor.

Ocak 2015 tarihli bir notta, Obama’nın konuşmasına cevap hazırlayan Gabbard’a yönelik, "İlginç bir şey söylemeyeceksen Birlik Durumu konuşması hakkında ne düşündüğün kimin umurunda? Entelektüel açıdan gerçekten tembelleşmişsin" ifadeleri yer alıyor. Bir başka notta ise politika önerileri nedeniyle Gabbard’a "korkak" denildiği görüldü. E-postalarda konuşan liderin ismi gizlenirken, eski üyeler bu sert ve otoriter dilin doğrudan Chris Butler’a ait olduğunu belirlendi.

TELEVİZYON KONUŞMALARI KELİMESİ KELİMESİNE DİKTE EDİLDİ

2014 tarihli bir notta yer alan, gazilerin ön onay olmaksızın özel sağlık hizmeti alabilmesine yönelik strateji, Gabbard tarafından bir ay sonra Temsilciler Meclisi’ne yasa tasarısı olarak sunulmuştu.

Medya performanslarının da titizlikle yönetildiği belgelerde tespit edildi. Haziran 2014’teki bir televizyon yayını öncesi Hoen isimli danışmandan gelen e-postada, "Gülümsemeyi unutma, göz hareketini yapma" uyarısı yapıldı. Ertesi gün CNN yayınında Gabbard’ın gözlerini kocaman açması üzerine, isimsiz liderin "Hala o lanet olası göz hareketini yapıyor. Konuşma noktalarını ezberlemiş gibi" diyerek ekibi azarladığı kayıtlara geçmiş durumda. Yapılan incelemelerde, Gabbard’ın 2014-2016 yılları arasında verdiği 32 televizyon röportajından 24’ünde notlardaki ifadeleri neredeyse kelimesi kelimesine kullandığı belirlendi.

Sosyal medyada ve haber sitelerinin yorum bölümlerinde Gabbard’a yönelik kamuoyu desteğini yapay olarak şişirmek için kurulan devasa bir trol ağını da deşifre edildi. "Takma ad profilleri" adı verilen uydurma özgeçmişli ve çalınmış avatar fotoğraflı onlarca hesap SIF üyeleri tarafından yönetildi. Yurtdışındaki üyelerin konumlarını gizlemek için şifreli hizmetler kullandığı bu operasyonu bizzat yönlendirdiğini itiraf eden Saltzburg, o dönem rejim değişikliği savaşlarına karşı daha yüksek bir amaca hizmet ettiklerine inandığını dile getirdi.

Gabbard’ın da kişisel Skype hesabından bu grup sohbetlerine katılarak yanıt verilmesi gereken makaleleri işaret ettiği ve "Neden konuşkanlarımızı yorum yapmaya ikna edemedik?" diyerek grubu azarladığı saptandı. Ayrıca Esad’a yönelik eleştirilerin yumuşatılmasını isteyerek "Onu acımasız bir diktatör olarak nitelendirmeye gerek yok" mesajı gönderdiği de ortaya çıktı.

CIA Hakkındaki Şüpheleri Tarikat Lideri Aşılamış

ABD istihbarat kurumlarının başına geçmeden önce Gabbard'ın, Suriye iç savaşına yönelik "Bu işi başlatan CIA'dır" şeklindeki radikal çıkışlarının kaynağı da notlarda bulundu. Tarikat lideri Chris Butler'ın geçmişteki konuşmalarında, çocukken kendi evine CIA tarafından dinleme cihazları yerleştirildiğini iddia ettiği ve bu kurumları "güce aç deliler" olarak tanımladığı arşiv belgelerinde yer alıyor. Ulusal güvenlik kurumlarına karşı bu derin şüphenin, yıllar boyunca Butler tarafından Gabbard'ın zihnine işlendiği iddia ediliyor.

Gabbard’ın ekibi ve genel sekreteri ise iddiaları kesin bir dille yalanlayarak, haberi "Hindu inancına karşı düşmanlığı körüklemek" ve "Hindufobi" ile suçladı. Yapılan resmi açıklamada, iddiaların çocuk velayetine müdahale iddiasıyla tutuklanan ve SIF liderlerinden 250 bin dolar talep eden "kötü niyetli ve hoşnutsuz" eski bir gönüllünün başarısız şantaj girişimine dayandığı ileri sürüldü. Savcılık kayıtları ise Saltzburg aleyhindeki ceza davasının yeterli delil bulunamadığı için düştüğünü göstermekte.

Gabbard’ın danışmanı Sunil Khemaney ise notların büyük çoğunluğunun Butler’a değil, kendisine ve Tulsi’nin babası Eyalet Senatörü Mike Gabbard’a ait olduğunu iddia etti. Ancak yapay zeka destekli stilometrik analizler ve metinlerde geçen Butler’a özgü uydurma kelimeler, konuşanın tek bir kişi, yani Chris Butler olduğunu işaret ediyor. Gabbard’ın istifasının ardından, geçmişte tarikat tarafından yönetildiği iddia edilen sahte sosyal medya hesaplarının X platformunda "DNI Gabbard gerçek bir vatansever ve özlenecek" şeklinde birbirine benzeyen mesajları eş zamanlı olarak yeniden paylaşmaya başlaması da dikkat çekti.

Kaynağa Git

İlgili Haberler