Macaristan, Ukrayna'nın Avrupa Birliği'ne (AB) katılım talebine yönelik 2 yıldır uyguladığı vetoyu kaldırarak sürecin bir sonraki müzakere aşamasına geçmesini sağladı. Böylece Budapeşte ile Kiev arasındaki ilişkileri tarihin en düşük seviyesine gerileten siyasi kriz de sona ermiş oldu.
Birkaç diplomatın Euronews'a verdiği bilgiye göre, uzun süredir beklenen bu kritik gelişme çarşamba akşamı Brüksel'de yapılan büyükelçiler toplantısında gerçekleşti.
Macar temsilci, ülkesinin şerhleri kaldırdığını belirterek 27 üye ülkenin müzakereleri başlatmak için gerekli oy birliğine ulaşmasını sağladı. Yeşil ışık yakılmasını resmiyete dökmek için son dakikada gündeme yeni bir madde eklendi.
AB'ye katılım süreci, altı tematik kümede toplanan 33 fasıldan oluşuyor.
Hukukun üstünlüğü, insan hakları ve yargıyı kapsadığı için "temel haklar" olarak adlandırılan ilk küme, bu karmaşık süreçte açılan ilk ve kapatılan son başlık olma özelliğini taşıyor.
Adaylık süreçleri gayriresmi olarak birlikte yürütülen Ukrayna ve Moldova, son 2 yıldır bu ilk kümenin önündeki engelleri kaldırmaya çalışıyordu.
Ancak tam da ülkesinin AB Konseyi dönem başkanlığını devraldığı sırada eski Macaristan Başbakanı Viktor Orban tarafından uygulanan veto, bu süreci dondurmuştu.
Brüksel o zamandan bu yana vetoyu aşmak için çeşitli yollar denemiş ancak başarılı olamamıştı.
Konu, Orban'ın blokajını defalarca sert bir dille eleştiren ve liderleri harekete geçmeye çağıran Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy için kişisel bir mesele haline gelmişti. Zelenskiy, AB üyeliğini ülkesinin savaş sonrası geleceği için bir güvenlik garantisi olarak görüyor.
Bu köklü değişim, ancak Orban'ın seçimlerde, Macaristan ile Ukrayna arasındaki ilişkileri yeniden düzeltme sözü veren Peter Magyar karşısında ağır bir yenilgiye uğramasının ardından mümkün oldu.
Facebook'ta yayınladığı bir videoda Magyar, iki ülke arasında uzun süredir gerilim noktası olan doğudaki Transkarpatya bölgesindeki Macar azınlığın hakları konusunda Kiev ile yürütülen istişarelerde ilerleme kaydedildiğini doğruladı.
Takipçilerine seslenen Magyar, "Ukrayna ile 100 bin nüfuslu Macar azınlığın dil, eğitim, kültür ve siyasi haklarının genişletilmesi konusunda kapsamlı bir anlaşmaya vardık," ifadelerini kullandı.
Magyar, içeriğine dair ayrıntı vermediği bu taahhütlerin, Ukrayna'nın üyelik başvurusu kapsamında Brüksel'e gönderdiği eylem planına yansıtılacağını belirtti.
Buna karşın Magyar, genişleme sürecinin bütünlüğünün tehlikeye girmesinden endişe eden diğer üye ülkelerin de yaygın olarak paylaştığı bir görüşü yineleyerek, hızlandırılmış bir üyelik sürecine karşı çıkmaya devam ettiğini kaydetti.
Magyar, "Eğer Ukrayna 10 veya 15 yıl içinde 33 müzakere faslının tamamını kapatmayı başarırsa, ülkemiz bu konuda hukuki açıdan bağlayıcı bir referanduma gidecektir," dedi.
Gelişmelere ilişkin Ukrayna kanadından henüz resmi bir tepki gelmedi.
Çarşamba günkü toplantının ardından AB Konseyi, Ukrayna ve Moldova'ya birer mektup gönderecek. Bu ülkeler de büyükelçilerin değerlendirmesi için kendi pozisyonlarını içeren yanıtlarını iletecek.
Teorik olarak Macaristan bu vetoyu her an yeniden yürürlüğe koyabilir ancak Brüksel'deki yetkililer ve diplomatlar, ilk kümenin resmen açılacağı hükümetlerarası konferansın 15 veya 16 Haziran tarihlerinde Lüksemburg'da gerçekleşeceğinden emin görünüyor.