Dünyada ve ülkemizde özellikle iş alanlarında aranan en önemli özelliklerden birisi yabancı dil bilgisi. Gelinen noktada bazen tek bir yabancı dil de yetmezken, insanlar yabancı dil öğrenmek için birçok çalışma gerçekleştiriyor.
Bazı kişiler yabancı dil öğrenimi konusunda zorluk çekerken, ödüllü Nöro-Dilbilimci Derya Şahin konuyla ilgili olarak ezber bozan açıklamalarda bulundu. Özellikle konuşma noktasında yaşanan zorlanmalara değinen Şahin; insanların yıllarca gramer çalışıp binlerce kelime ezberlemesine rağmen bu noktada zorlanmasını, beynin doğal çalışma biçimiyle her zaman örtüşmeyen öğrenme alışkanlıklarına bağladı.

"SORUN KAÇ KELİME BİLDİĞİMİZ DEĞİL, BEYNİMİZİN DİLİ NASIL İŞLEDİĞİDİR”
Şahin, "Belki de yıllardır yanlış insanları değil, yanlış yöntemi suçluyoruz. Sorun kaç kelime bildiğimiz değil, beynimizin dili nasıl işlediğidir" ifadelerini kullandı.
"BEYİN HEDEF DİLİ DOĞRUDAN ANLAMLA İLİŞKİLENDİREBİLDİĞİNDE SÜREÇ ÇOK DAHA DOĞAL İLERLEYEBİLİR”
Nöro-Dilbilimci Şahin, yabancı dil öğreniminde en kritik noktalardan birinin, zihnin hedef dili sürekli ana dil üzerinden çevirmek yerine doğrudan anlamla ilişkilendirebilmesi olduğunu söyledi ve "İnsan beyni iletişim kurmak için yaratılmıştır. Sürekli çeviri yapmak ise bazı bireylerde doğal akıcılığı yavaşlatabilir. Beyin hedef dili doğrudan anlamla ilişkilendirebildiğinde süreç çok daha doğal ilerleyebilir" dedi. Bu nedenle kelimelerin yalnızca sözlük karşılıklarıyla değil; gerçek yaşam deneyimleri, görseller, jestler, mimikler, hikayeler ve bağlam içinde edinilmesinin önemine dikkat çekti.

"AKICILIĞI BİLGİ MİKTARI DEĞİL, BEYNİN O BİLGİYİ NASIL İŞLEDİĞİ BELİRLİYOR”
'Daha fazla kelime ezberlemenin daha iyi konuşma sağlayacağı' düşüncesine de karşı çıkan Şahin, bu durumun en büyük yanlışlardan biri olduğunu savundu. "Binlerce kelime bilip konuşamayan milyonlarca insan var. Çünkü akıcılığı yalnızca bilgi miktarı değil, beynin o bilgiyi gerçek zamanlı olarak nasıl işlediği belirliyor" şeklinde konuştu.
SESSİZ DÖNEM: "KONUŞMAMAK, ÖĞRENMEDİĞİMİZ ANLAMINA GELMEZ”
Şahin konuyla ilgili olarak özellikle 'Silent Period' (Sessiz Dönem) kavramına dikkat çekti. "Bir dili anlamaya başlamış ancak henüz konuşamayan bireyler çoğu zaman başarısız değildir. Aksine beyin yoğun bir içsel yapılanma sürecindedir. Bir bebeğin aylarca konuşmadan dili edinmesini doğal karşılıyoruz. Aynı mekanizmanın yetişkinlerdeki yansımasını ise çoğu zaman yanlış yorumluyoruz. Çoğu zaman anlamak, konuşmadan önce gelir" dedi.
Ayrıca hata yapma korkusuna da değinen Şahin, “Başlangıç seviyesinde yoğun konuşma baskısının bazı bireylerde hata yapma korkusunu ve iletişim kaygısını artırabileceğini söyleyerek, bu durumun yanlış konuşma alışkanlıklarının yerleşmesine neden olabileceğini “ vurguladı.

"DİL EZBERLENECEK BİR DERS DEĞİL BEYNİN DOĞAL BİR YETENEĞİDİR”
Şahin açıklamalarının devamın ise şunları söyledi: "Dil yalnızca kuralların ve kelimelerin toplamı değildir. Doğru koşullar oluştuğunda beyin anlam örüntülerini kendiliğinden organize etmeye başlar. Amaç daha fazla ezber yapmak değil, beynin doğal edinim mekanizmalarını destekleyen ortamı oluşturmaktır.”
DERYA ŞAHİN KİMDİR?
Derya Şahin, nöro-dilbilim ve beyin temelli dil edinimi alanında çalışmalar yürüten ödüllü bir dilbilimcidir. Çalışmalarında özellikle anlaşılabilir girdi, otomatik dil gelişimi (ALG), çok dillilik, çocuklarda ve yetişkinlerde doğal dil edinim süreçlerine odaklanmaktadır. Geleneksel dil öğretim yöntemlerini nörobilim ve dil edinimi araştırmaları ışığında yeniden değerlendiren yaklaşımıyla ulusal ve uluslararası platformlarda çalışmalarını sürdürmektedir.