Ana içeriğe geç

Dünyanın en tehlikeli faylarından biri: En yüksek gerilim seviyesine ulaştı

ABD’de yapılan yeni bir araştırma, Güney Kaliforniya’daki San Andreas ve San Jacinto fay sistemlerinde tektonik gerilimin son bin yılın en yüksek seviyelerine ulaştığını ortaya koydu. Bilim insanları bunun belirli bir deprem tahmini anlamına gelmediğini ancak bölgedeki sismik riskin dikkatle izlenmesi gerektiğini vurguladı.

Dünyanın en tehlikeli faylarından biri: En yüksek gerilim seviyesine ulaştı
Nefes Gazetesi
16

ABD’deki Hawaii Üniversitesi öncülüğünde yürütülen yeni bir araştırmaya göre, Güney Kaliforniya’daki San Andreas ve San Jacinto fay sistemlerinde biriken tektonik gerilim son bin yılın en yüksek seviyelerine ulaştı, bazı bölgelerde ise bu seviyeyi aştı.

Journal of Geophysical Research: Solid Earth dergisinde yayımlanan çalışmada, araştırmacılar son bin yıla ait deprem kayıtlarını ve jeolojik verileri kullanarak fizik tabanlı bir bilgisayar modeli oluşturdu. Model, fay hatlarında gerilimin nasıl birikip boşaldığını simüle ederek günümüzde ulaşılan stres seviyelerini hesapladı.

Araştırmanın başyazarı Liliane Burkhard, mevcut bulguların bölgede birden fazla fay segmentinin tarihsel olarak en yüksek gerilim seviyelerinde bulunduğunu gösterdiğini belirtti. Burkhard, özellikle Cajon Geçidi’nin büyük depremlerin iki fay sistemi arasında yayılmasını zaman zaman engelleyen, zaman zaman ise mümkün kılan bir “deprem kapısı” gibi davranabileceğini ifade etti.

Çalışmada, San Andreas ve San Jacinto faylarının eş zamanlı kırılması halinde Los Angeles, San Bernardino, Riverside ve Coachella Vadisi gibi yoğun nüfuslu bölgeleri etkileyebilecek daha yıkıcı bir deprem senaryosunun ortaya çıkabileceğine dikkat çekildi.

Araştırmacılar, son büyük kırılmanın üzerinden 160 yıldan fazla süre geçtiğini ve bu süreçte birikmesi beklenen gerilimin kritik seviyelere ulaştığını belirtti. Bununla birlikte bilim insanları, çalışmanın belirli bir depremin ne zaman meydana geleceğine ilişkin bir tahmin sunmadığının altını çizdi.

Araştırma ekibi, fizik tabanlı bu tür modellerin deprem tehlike analizlerinin geliştirilmesine, altyapı planlamasına ve afet hazırlık çalışmalarına katkı sağlayabileceğini vurguladı. Ayrıca geliştirilen modelin dünyadaki diğer karmaşık fay sistemlerinin incelenmesinde de kullanılabileceği ifade edildi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler