Londra’da yaşayan 36 yaşındaki bir kadın, yeni doğan bebeğiyle ilgilenirken başlayan sırt ağrısını önce yorgunluğa bağladı. Kısa süre içinde bacaklarındaki hissi kaybeden genç annenin, acil müdahale gerektiren Kauda Equina Sendromu geçirdiği ortaya çıktı. Ameliyat ve uzun süren rehabilitasyonun ardından yeniden yürümeyi ve tuvaleti kullanmayı öğrenen kadın, yaşadığı zorlu süreci anlattı.
Londra’da yaşayan 36 yaşındaki genç anne, yeni taşındığı evde kızı Shola’nın ilk yaş günü kutlaması için hazırlık yaptığı sırada aniden başlayan şiddetli sırt ağrısıyla hayatının en büyük sınavını verdi. İlk etapta yorgunluk olarak değerlendirilen ağrı, kısa sürede ciddi bir sağlık sorununa dönüştü. Yanlış teşhisler ve geciken müdahale nedeniyle kalıcı felç riskiyle karşı karşıya kalan kadın, acil ameliyatla hayata tutundu.
BACAKLARINDAKİ HİSSİ TAMAMEN KAYBETTİ
İlk olarak aile hekimine başvuran genç anneye ağrı kesici verilerek evine gönderildi. Ağrılarının artması üzerine gittiği osteopatın uyguladığı tedavinin ardından durumu daha da ağırlaştı. Kızının doğum günü partisinden hemen önce bacaklarındaki hissi tamamen kaybeden kadın, ambulansla hastaneye kaldırıldı.
'AMELİYAT OLMAZSAN FELÇ KALIRSIN' DEDİLER
Hastanede çekilen acil MR sonucunda, omuriliğin alt bölümündeki sinir demetine fıtıklaşmış bir diskin baskı yaptığı belirlendi. Doktorlar, nadir görülen Kauda Equina Sendromu nedeniyle saatler içinde ameliyat edilmemesi halinde kalıcı felç gelişebileceğini söyledi. Bunun üzerine genç anne acilen ameliyata alındı.
Operasyon başarılı geçse de tedavi süreci bununla sınırlı kalmadı. Mesane ve bağırsak fonksiyonlarını kaybeden kadın, aylar süren rehabilitasyon programına başladı. Doktorların, "Kızın yürümeyi ve tuvaleti kullanmayı öğrenirken sen de onunla birlikte yeniden öğreneceksin" sözleriyle başlayan süreçte, Omurilik Yaralanmaları Derneği'nin sağladığı tıbbi ve psikolojik destek sayesinde yeniden ayağa kalkmayı başardı. Yaklaşık 13 ay bekledikten sonra kabul edildiği özel omurilik yaralanmaları merkezinde bedenini yeniden kullanmayı öğrendi.
Aradan geçen altı yılda hayat mücadelesini sürdüren kadın, bugün kısa mesafelerde koltuk değneği, uzun mesafelerde ise elektrikli scooter kullanıyor. Yaşadığı deneyimi toplumsal farkındalığa dönüştüren genç anne, Omurilik Yaralanmaları Derneği'nde elçi olarak görev yapıyor ve omurilik yaralanmalarına yönelik politikaların geliştirilmesi için çalışmalar yürütüyor. Kronik ağrılarla yaşamaya devam etse de yaşadığı sürecin kendisini hem fiziksel hem de ruhsal olarak güçlendirdiğini ifade ediyor.