Ana içeriğe geç

Sağlık emekçileri İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü önünden seslendi: ‘Sistematik hak kaybıyla da mücadele ediyoruz’

Aile hekimleri, hemşireler ve ebeler, kamuoyunda Eziyet Yönetmeliği olarak adlandırılan Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği’ne karşı seslerini yükseltmeye devam etti. Sağlık çalışanları sendikaları ve meslek örgütleri, hastalanan personelin sözleşmelerinin feshedilmesine ve ceza uygulamalarına tepki göstermek amacıyla İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü önünde bir basın açıklaması düzenledi.

Sağlık emekçileri İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü önünden seslendi: ‘Sistematik hak kaybıyla da mücadele ediyoruz’
Cumhuriyet
16

Açıklamaya İstanbul Tabip Odası (İTO), Birlik ve Dayanışma Sendikası, Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası (AHESEN), HEP-SEN ve İstanbul Aile Hekimliği Derneği (İSTAHED) destek verdi.

Ortak basın açıklamasını İSTAHED Başkan Yardımcısı Dr. Nahide Toksan okudu. Toksan şu ifadeleri kullandı:

“6 Temmuz 2022 tarihinde görevi başında uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden meslektaşımız Dr. Ekrem Karakaya'yı saygı, özlem ve derin bir üzüntüyle anıyoruz. Karakaya'nın kaybı, sağlıkta şiddetin ulaştığı vahim boyutun en acı sembollerinden biridir. Ancak ne yazık ki sağlık çalışanları bugün yalnızca şiddetle değil, aynı zamanda uygulanan yanlış sağlık politikaları ve ağır çalışma koşulları nedeniyle başka bir şiddet biçimiyle, sistematik bir hak kaybıyla da mücadele etmektedir.”

‘MESLEKİ BİR YIKIM’

Aile hekimliği çalışanları olarak, Sağlık Bakanlığı tarafından birbiri ardına çıkarılan yönetmeliklerle her geçen gün daha ağır hak kayıplarına ve daha büyük mağduriyetlere maruz bırakıldıklarını ifade eden Toksan, “Son olarak yürürlüğe konulan Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği ile aylık gelirlerimizin yaklaşık yüzde 65'i performans kriterlerine bağlanmıştır. Bu düzenleme, özellikle uzun süreli tedavi görmek zorunda kalan meslektaşlarımız açısından ekonomik ve mesleki bir yıkıma dönüşmüştür” dedi.

Kanserle, ağır kronik hastalıklarla ve ciddi sağlık sorunlarıyla mücadele eden meslektaşlarının önce gelirlerinin üçte ikisini kaybedip ardından 180 günü aşan rapor süreleri gerekçe gösterilerek sözleşmelerinin feshedildiğini aktaran Toksan, “Üstelik mevcut mevzuat nedeniyle iki yıl boyunca yeniden aile hekimliğine dönmelerinin de önü kapatılmıştır” ifadelerini kullandı.

‘SESSİZ KALMAYACAĞIZ’

Birlik ve Dayanışma Sendikası adına söz alan Ebe Melike Sigeze, “Sağlık çalışanı önce hastalığıyla, ardından geçim derdiyle, sonrasında ise sözleşmesinin feshiyle mücadele etmek zorunda bırakılıyor. Hiçbir sağlık çalışanının hastalığı nedeniyle mağdur edilmesine sessiz kalmayacağız. Suç olan, hastalıkla mücadele eden sağlık çalışanını maaşıyla ve sözleşmesiyle cezalandırmaktır” diye konuştu.

‘ELİNİZDEN GELENİ ARDINIZA KOYMUYORSUNUZ’

İSTAHED Başkanı Dr. Sercan Ahmet Uluç ise “Bundan 7 ay önce yine burada demiştik; Sağlık Bakanlığı dünyada bir ilki başardı, hasta bize başvurmadı diye maaşımızı kesti. Bakanlık yine dünyada eşi benzeri olmayan bir uygulamaya imza atarak 3 hekim ve 1 hemşire arkadaşımızın, kanser olup, beyin kanaması geçirip 180 gün çalışamadılar diye sözleşmelerini feshetti” diye konuştu.

Yetkililere seslenen Uluç, “Bu yönetmeliği yazan Halil Şen, düzenleyen Şuayip Birinci ve en son imzalayan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sizler hasta olup 180 gün çalışamadığınızda sözleşmeniz fesih oluyor mu? Size uygulansa, ‘böyle saçma şey mi olur’ dersiniz ama söz konusu aile hekimleri ve ebe hemşireleri olunca elinizden geleni ardınıza koymuyorsunuz” dedi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler