İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisi’nin temmuz ayı olağan toplantısında düzenlenen panelde, Türkiye sanayisinin mevcut durumu, uluslararası pazarlardaki rekabet kaybı ve erken sanayisizleşme riskleri ele alındı.
Sektör temsilcileri ve ekonomistlerin katıldığı panelde; yüksek finansman maliyetleri, döviz kuru/maliyet dengesizliği ve pazar kayıpları masaya yatırıldı.
TİM BAŞKANI GÜLTEPE: "KONKORDATO SAYILARI ÜÇ KATINA ÇIKTI"
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, sanayicinin yaşadığı finansman ve maliyet baskısına değindi. Yüzde 50 seviyesindeki faiz oranlarıyla üretimin ve yatırımların sürdürülmesinin güçleştiğini belirten Gültepe, şu ifadeleri kullandı:
"Son 2-3 yılda konkordato sayıları üç katına çıktı. Yüzde 18-20 faiz varken bugün yüzde 50 ile kredi alıyoruz. Yüzde 50 faizle hangi iş insanı kredi alıp iki sene dayanabilir? Dayanamaz. Bugün nefes alamadığım noktada gelecekte nasıl marka olacağım? Avrupa’daki durgunluğu biliyoruz ve şu an mevcut pazarlarımızı kaybediyoruz. Bu maliyetleri düzeltecek bir adıma ihtiyaç var. Ekonomi politikalarının değişmesi gerekiyor."
SEKTÖR TEMSİLCİLERİNDEN "FİYAT REKABETİ VE PAZAR DEĞİŞİMİ" UYARILARI
Ekonomim'in haberine göre, panelde söz alan diğer iş dünyası temsilcileri de sanayideki maliyet artışları ve ihracat pazarlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu:
DEİK Türkiye-Avustralya İş Konseyi Başkanı Steven Young, Türkiye ihracatının yüzde 54'ünün büyümesi yavaşlayan Avrupa ülkelerine yapıldığını belirterek; Hindistan, Çin ve Brezilya gibi hızlı büyüyen ve orta sınıfı genişleyen pazarlara yönelinmesi gerektiğini ifade etti.
İstanbul Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Erkan Özkan, Türk ürünlerinin küresel pazarda pahalı kaldığını vurgulayarak mobilya sektörünün dünyadaki 6. sıra konumundan gerilediğini ve temel sorunun fiyat dengesi olduğunu söyledi.
Türkiye Makine Federasyonu İstişare Konseyi Başkanı Adnan Dalgakıran, sanayinin mevcut durumunun acil müdahale gerektiren bir seviyede olduğunu belirterek, katma değerli üretim kapasitesinin gerçekçi bir zemin üzerine inşa edilmesi gerektiğini kaydetti.
Danışman Tankut Turnaoğlu ise kur odaklı çözümler yerine maliyet yapılarının sürdürülebilir hale getirilmesi, marka yatırımları ve üretimde otomasyon/robotik dönüşümün önceliklendirilmesi gerektiğine işaret etti.