TBMM Genel Kurulu'nda çocuk işçiliği, hukuk devleti sorunları ve seçim güvenliği gibi konular tartışıldı. Ancak DEM Parti, İYİ Parti ve CHP'nin verdiği araştırma ve görüşme önergeleri, AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla kabul edilmedi.
Meclis, bu tartışmaların ardından alkol düzenlemeleri ve tarım arazilerine yönelik kanun teklifini görüştü.
İLK GÜNDEM: ÇOCUK EMEĞİNİN SÖMÜRÜLMESİ
Meclis'teki kanun teklifi görüşmeleri öncesinde, DEM Parti, Türkiye'deki çocuk işçiliğinin ve çocuk emeği sömürüsünün nedenlerinin araştırılması için bir önerge verdi.
Bu önerge üzerine söz alan CHP İstanbul Milletvekili Özgür Karabat eleştirilerde bulundu. Karabat, konuşmasında ülkedeki demokratik kazanımların yok edilmek istendiğini savundu.
Milletvekillerini kapı kulu sayan bir dönemecin eşiğinde olunduğunu belirten, yalnızca siyasal partiler rejiminin değil, cumhuriyetin bütün demokratik kazanımlarının yok edilmek istendiği bir süreçle karşı karşıya kalındığı uyarısında bulunan Karabat, şu ifadeleri kullandı:
Bunu açık bir şekilde söylüyorum çünkü bu yaşadıklarımız sadece bir kişiyi iktidarda tutmak için değil, sadece birkaç kişiyi herhangi bir partinin yönetiminde tutmak için değil -Amerikan Büyükelçisinin ifade ettiği gibi- otoriter bir rejimin inşası için yaşanmaktadır. Türkiye'de hayırsever bir monarşiyi egemen kılmak, cumhuriyetin bütün demokratik kazanımlarını yok etmek içindir bu yaşadıklarımız. O yüzden, birileri buna aparat olabilir ama biz cumhuriyeti kuran bir parti olarak buna karşı direneceğiz.
Daha sonra İYİ Parti'nin, Türkiye Cumhuriyeti'nin demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti niteliğinin güçlendirilmesi ve hukuk devleti ilkesinin hayata geçirilmesinde karşılaşılan sorunların bütün boyutlarıyla araştırılmasına ilişkin verdiği Meclis araştırma önergesi tartışıldı.
Önerge üzerine konuşan CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, 16'ncı yüzyılda yaşamış bir ozanın "Bir kapı örterse birini açar, hangi günü gördün akşam olmamış?" dizeleriyle iktidar sıralarına seslendi.
Meclis'teki tüm partilerin zorlu mücadelelerden geçerek bugünlere geldiğini hatırlatan Akdoğan, şu ifadeleri kullandı:
Hüseyin, beyhude ah etme naçar, Bir kapı örterse birini açar, Buna dünya derler, hepisi geçer, Hangi günü gördün akşam olmamış? Buna dünya derler, hepsi geçer; hangi günü gördünüz akşam olmamış?
Meclis'te grubu bulunan siyasi partilerin geçmişine işaret eden Akdoğan, buradaki tüm partilerin buhranlardan, mücadelelerden, cezaevlerinden, sokaklardan, alanlardan, kongrelerden ve kurultaylardan geçerek bugünlere geldiğini söyledi.
Ozan Kul Hüseyin'in bu sözleri boşuna söylemediğini dile getiren Akdoğan, iktidar partisi sıralarına dönerek, şu ifadeleri kullandı:
Şimdi, içinde bulunduğumuz günlerde, içinden geçtiğimiz siyasal iklimde Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizim yaşadıklarımız eğer sizin daha önce yaşadıklarınızı size hatırlatıyorsa ne ala, aydınlık günler ve iktidarla buluşma bizim için çok yakındır.
Günün son tartışması, CHP'nin seçim güvenliğine etki edecek sonuçlar doğmasına neden olacak siyasal iktidar ve yargı kararlarının değerlendirilmesi amacıyla verdiği genel görüşme önergesiyle yaşandı.
CHP Ankara Milletvekili Okan Konuralp, parlamento tarihinin en kaotik süreçlerinden birinin yaşandığını belirterek, yargının siyasi bir silah haline getirilmesine şu sözlerle tepki gösterdi:
Keşke biz de Cumhuriyet Halk Partisi olarak böyle bir öneri vermemiş olsaydık. Fakat bu önerinin içinde bulunduğumuz tablonun netleştirilmesi açısından da çok kıymetli olduğunu düşünüyoruz" dedi. İktidarın siyaset yapma biçimini eleştiren Konuralp, "çünkü hukukun, yargının siyasal mücadelenin silahına dönüştüğü bir dönem yaşıyoruz ve bu dönemin aktörleri olarak da sizler, siyasal mücadeleyi parti programlarının, seçmene dönük vaatlerin, adayların niteliklerinin ya da vasıflarının rekabetinden çıkarıp tehdit, itibar suikastı, soruşturma, yargılama enstrümanlarının kullanıldığı bir savaşa dönüştürdünüz
İktidarın siyasi rakiplerini adeta birer düşman olarak gördüğünü öne süren Konuralp, mevcut yasal düzenlemelerin ve içtihatların sadece iktidarın mutlak gücü için araçsallaştırıldığını savundu.
Konuralp, sözlerine, "Siyasi rakiplerinizi bir nevi düşman olarak görüyorsunuz, yasaları, kanunları, içtihatları, ulusal ve uluslararası içtihatları sadece kendinizin mutlak iktidarı için kullanıyor, herkesin iyiliği için kullanmak ve korumak zorundayken sizin gibi düşünmeyen herkesi düşman görüyor, her kurumu düşmanlaştırıyor, gücünüzü rakibinizi yok etmek için kullanan bir anlayışa karşı biz de topyekûn bir mücadele örgütlemeye çalışıyoruz. Oysa unutulmaması gerekir ki seçim kazanmak, devleti tümüyle ele geçirmek, kaybetmeyi kabul etmemek, hep ama hep iktidarı elinde tutmak anlayışının en çok size zarar verdiğini kabul etmelisiniz." ifadeleriyle devam etti.
Seçim güvenliğine ilişkin bu genel görüşme talebi de AKP ve MHP oylarıyla reddedildi.