Ana içeriğe geç

Fransa'nın yeni enerji hesabı: Suriye, Hürmüz'e alternatif güzergâh olabilir

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot, Hürmüz Boğazı'na alternatif olarak petrolün Suriye üzerinden Akdeniz'e taşınmasının değerlendirildiğini açıkladı. Barrot'un bu açıklaması, Paris'in Suriye politikasındaki dönüşüme ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi. Uzun yıllar Şam yönetimine karşı sert bir politika izleyen Fransa'nın bugün Suriye'yi enerji ve jeopolitik hesaplarının merkezine yerleştirmesi dikkat çekiyor.

Fransa'nın yeni enerji hesabı: Suriye, Hürmüz'e alternatif güzergâh olabilir
CGTN Türk
16

Haber Merkezi

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, TF1 televizyonuna yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nda yaşanan gerilim nedeniyle Fransa'nın alternatif enerji güzergâhları üzerinde çalıştığını belirterek, petrolün Suriye üzerinden Akdeniz'e ulaştırılmasının değerlendirilen seçeneklerden biri olduğunu söyledi.

Barrot, Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğünün korunması gerektiğini savunurken, Fransa'nın bu krizden ders çıkararak enerji taşımacılığında yeni koridorlar oluşturmayı hedeflediğini ifade etti.

"Suriye üzerinden Akdeniz'e uzanacak bir enerji hattı elbette değerlendirdiğimiz projeler arasında yer alıyor." diyen Barrot, amaçlarının stratejik boğazlara bağımlılığı azaltmak olduğunu söyledi.

Dün "izole edilmesi gereken ülke", bugün enerji koridoru

Barrot'nun açıklamaları, Fransa'nın Suriye politikasındaki dikkat çekici değişimi de yeniden gündeme taşıdı.

Paris yönetimi, Suriye iç savaşının başlamasından bu yana uzun yıllar boyunca Şam yönetimine yönelik yaptırımları destekleyen ülkelerin başında geldi. Suriye yönetimi uluslararası platformlarda ağır şekilde eleştirilirken, Fransa da rejim değişikliği söylemini en güçlü savunan Avrupa ülkelerinden biri oldu.

Ancak bugün aynı Fransa'nın, enerji güvenliği açısından Suriye'yi önemli bir transit ülke olarak değerlendirmesi, dış politikanın ilkelerden çok jeopolitik ve ekonomik çıkarlar doğrultusunda şekillendiği yönündeki eleştirileri güçlendiriyor.

Macron'un Şam açılımı dikkat çekmişti

Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un son dönemde Suriye ile diplomatik temasları artırmaya yönelik girişimleri de bu dönüşümün işaretleri olarak değerlendiriliyor.

Paris yönetimi, son aylarda Suriye'nin yeniden bölgesel ekonomik sisteme entegre edilmesi ve enerji projelerinde rol üstlenmesine daha sıcak yaklaşan bir politika izliyor. Barrot'nun açıklamaları da bu yaklaşımın yalnızca diplomatik değil, enerji güvenliği açısından da somut planlara dönüştüğünü ortaya koyuyor.

Enerji güvenliği mi, jeopolitik hesap mı?

Fransa, açıklamalarında projeyi "enerji arz güvenliğini çeşitlendirme" hedefiyle gerekçelendirse de, uzmanlar bu yaklaşımın yalnızca ekonomik nedenlerle açıklanamayacağını belirtiyor.

Suriye'nin Doğu Akdeniz, Irak ve Körfez arasında stratejik bir geçiş noktası olması, ülkeyi Avrupa açısından yeniden önemli bir jeopolitik aktör haline getiriyor. Bu nedenle Paris'in son dönemde Şam'a yönelik söylemindeki yumuşamanın, enerji koridorları ve bölgesel nüfuz mücadelesiyle yakından bağlantılı olduğu yorumları yapılıyor.

Çifte standart eleştirileri

Barrot'nun açıklamaları, Fransa'nın Orta Doğu politikasına yönelik "çifte standart" eleştirilerini de yeniden gündeme taşıdı.

Eleştiriler, Paris'in yıllarca siyasi gerekçelerle dışladığı Suriye'yi bugün kendi enerji ve güvenlik çıkarları söz konusu olduğunda yeniden stratejik ortak olarak değerlendirmeye başlamasının, dış politikasında ilkesel tutarlılıktan ziyade çıkar odaklı bir yaklaşım sergilediği yönünde yoğunlaşıyor.

Fransa'nın önümüzdeki dönemde Suriye ile ilişkilerini hangi düzeye taşıyacağı ve bu enerji koridoru planlarının somut projelere dönüşüp dönüşmeyeceği ise bölgedeki siyasi ve güvenlik dengelerine bağlı olarak şekillenecek.

Kaynağa Git

İlgili Haberler