100 yıllık partinin acıklı hali!
Açık ifade etmem gerekirse; CHP asla ve kat'a oy vermeyeceğim bir partidir. Neden? Çünkü tarihi bagajı benim için büyük sorundur. Buradan sayısız konu çıkar, tartışılacak. Sonrasında, dünya görüşü benim inancım ve yaşam tarzımın tam zıddı konumundadır.Şu durumda CHP'nin içinde bulunduğu durum ben...
Star Gazetesi
16
Açık ifade etmem gerekirse; CHP asla ve kat'a oy vermeyeceğim bir partidir. Neden? Çünkü tarihi bagajı benim için büyük sorundur. Buradan sayısız konu çıkar, tartışılacak. Sonrasında, dünya görüşü benim inancım ve yaşam tarzımın tam zıddı konumundadır.Şu durumda CHP'nin içinde bulunduğu durum beni mutlu eder mi? Konuya ilkesel bakmak isterim. Mesele, benim kişisel dünyamdaki kavganın çok ötesinde ülke siyaseti meselesidir. CHP, ana muhalefet partisi olarak erdemli ve milli bir pozisyonda olabilirse bu ülkeye değer katar. CHP savrulur ve dış odakların oyuncağı haline gelirse işte o zaman devlet için milli güvenlik sorunu haline gelebilir.Şu an CHP bir yol ayrımında.Böyle bir konjonktürde Kemal Kılıçdaroğlu'nun söylemleri, daha milli bir noktaya geldi.Dün dış politikaya dair 'Ne işimiz var Libya'da?' diyen, Zeytin Dalı Harekatı sırasında da 'Afrin'de bari şehir merkezine girmeyelim' diyen Kılıçdaroğlu, bugün çok başka bir noktaya geldi. Kılıçdaroğlu, 'Osmanlı'nın topraklarına bakın. Türkiye o coğrafyaya gitmek, o coğrafyada kendi kişiliğini geliştirmek zorundadır. Küçülerek değil, büyüyerek gitmek zorundayız. Osmanlı coğrafyasında Türkiye olmalı. Türk Cumhuriyetlerinde Türkiye olmalı. Akdeniz coğrafyasında da Türkiye olmalı. Bunun mücadelesini vermek zorundayız. Ne demiştim; CHP, devlete istikamet çizen bir partidir.' İfadelerini kullandı.Kılıçdaroğlu, siyaset anlayışı bakımından dünden bugüne mesafe kat etti mi bilinmez ama siyaset vizyonunun geliştiğini söylemek mümkün. Siyaset analizinin gelişmesinde; partisindeki küreselci ekol tarafından hançerlenmesinin, partisinin 'sermaye' ile ele geçirilmesinin ve yıllarca emek verdiği CHP'nin sürekli yolsuzluklarla anılıyor hale gelmesinin etkisi olmuş olabilir. Umarım bu 'yerli' çizgide ilerlemeye devam eder.ÖZEL-KILIÇDAROĞLU KAPIŞMASINDA KİM NEREYE YASLANIYOR?Kılıçdaroğlu'nun şu ifadesi de oldukça mesaj içerikliydi. 'Biz vatan dedikçe onlar küresel güçlerden iktidar devşirmeye çalışıyorlar.' Bu ifade o kadar çok şey söylüyor ki...Parti içinde küreselci-ulusalcı kapışması var. Kemal Kılıçdaroğlu Batıyı eleştiren Avrasyacı tezleriyle bilinen Teori dergisinin 'ABD Hegemonyasının Çöküşü' özel sayısına bir makale yazdı. Özgür Özel ise mutlak butlan kararı sonrası ABD'nin önde gelen dergilerinden Newsweek'te bir köşe yazısı kaleme aldı.Tarafların kendilerini ifade etmek için seçtikleri adresler aslında almış oldukları pozisyonu yansıtıyor. Kılıçdaroğlu, temiz ve erdemli bir siyaseti odağa alıyor ve ülkesinin geleceği bağlamında Batı'yı merkeze almıyor. Özgür Özel ise yine ülkesini Batı'ya şikayet ediyor ve Batı ile hiyerarşik bir ilişki kurarak merhamet ve destek bekleyerek medet umuyor.Buradaki pozisyon alışlar süreçleri de belirliyor.Özgür Özel'in zaman zaman sokağı işaret etmesi de buradan kaynaklanıyor. Kendi ikballeri için bırakın CHP'yi ülkeyi bile yakmaya hazır görünüyorlar. Burada Kılıçdaroğlu'nun daha serinkanlı ve arınma bağlamında kararlı olduğunu görüyoruz.Kılıçdaroğlu grup toplantısını Meclis'te yapmaktan vazgeçti. Çünkü taraflar arasında kavga çıksın istemedi. Ama bu demek değildir ki; olay büyümesin diye arınma süreçlerinden de vazgeçsin. Tam aksi; Özelciler çirkinleştikçe, Kılıçdaroğlu ve ekibi de tasfiye için sabırsızlanıyor.Salı günleri CHP'nin kabusu haline geldi. CHP, bu haftayı atlattı, bakalım önümüzdeki hafta ne olacak?Meclis kapısında karşı karşıya gelen taraftarlardan biri diğerine 'hain', öteki ise 'hırsız' diye bağırıyor.Şu dakikadan sonra CHP ayrılmaya mahkumdur.Özel ekibi, iddiaya göre DSP'nin kapısını çalmış ama kabul görmemiş.Önümüzdeki günlerde yeni sürprizler gündeme düşebilir.
Kaynağa Git