Ana içeriğe geç

Yapay zekânın enerji açlığı sofraya varabilir: "Dijital tahıl" çağındaki gizli tehlike!

Enerji krizleri, biyoyakıt politikaları ve yapay zekânın artan enerji ihtiyacı, gıda fiyatları üzerinde yeni bir baskı dalgası yaratıyor. Petrol piyasasında başlayan şoklar tarıma yönelirken, gelecekte mısırın insan beslenmesinden çok yapay zekâ veri merkezlerinin enerji ihtiyacına hizmet eden bir “dijital tahıla” dönüşebileceği uyarısı yapılıyor.

Yapay zekânın enerji açlığı sofraya varabilir: "Dijital tahıl" çağındaki gizli tehlike!
Ekonomim.com
16

ÖZDER ŞEYDA UYANIK

Dünya ekonomisinde dönüşüm giderek hızlanırken, enerji piyasaları ve tarımsal emtialar arasında da giderek karmaşıklaşan ve iç içe geçen bir yapı izleniyor.

Geleneksel işleyişte gıdanın maliyeti, iklim şartları, hava durumu ya da hasat verimine bağlı olurken, günümüzde karmaşıklaşan yapıda denklemin içine petrol fiyatları, biyoyakıt politikaları ve daha da ileri gidildiğinde yapay zekanın doymak bilmez enerji açlığı giriyor.

İstanbul Nişantaşı Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Caner Özdurak tarafından kaleme alınan, Aralık 2019 ile Şubat 2026 dönemini kapsayan araştırmaya göre, gıda, enerji ve biyoyakıt piyasaları arasındaki yeniden oluşan ve dikkat çeken ilişki gözler önüne seriliyor.

Araştırmaya göre, COVID-19 pandemisi ve Rusya-Ukrayna savaşı gibi küresel krizler, gıda fiyatlarını derinden etkilerken, insanlığın geleceğine dair "dijital tahıl" gibi yepyeni ve çarpıcı kavramlar da dikkat çekiyor.

Fiyatlar ve panik nasıl bulaşır?

Özdurak'ın çalışmasında, finansal piyasaların en karmaşık ekonometrik modellerinden VECM-CCC-GARCH kullanılıyor. Öncelikle bu modellerin ne anlama geldiğini açıklamak gerekirse, şu şekilde özetleniyor:

1. VECM - Vektör Hata Düzeltme Modeli/ Uzun Vadeli Denge: Piyasaları birbirine bağlayan görünmez bir paket lastiği gibi özetlenebilecek olan bu modelde, fiyatlar kısa vadeli şoklarla (örneğin bir savaş veya pandemi haberiyle) birbirinden kopsa da, uzun vadede bu “lastik”, fiyatları tekrar bir dengeye doğru çeker. Model, hangi ürünün bu dengeyi sağlamakta öncü olduğunu ölçer.

2. CCC-GARCH/Riskin ve Paniğin Bulaşıcılığı: Bir göle taş atıldığında oluşan ve genişleyen dalgalanmalar gibi, taşın (şokun) suya ilk düştüğünde ne kadar büyük bir sıçrama yarattığını ve oluşan dalgaların ne kadar süre boyunca suyu bulandırmaya devam ettiğini ölçen bu modelde, piyasalardaki olağanüstü "siyah kuğu" olaylarını (2020'deki petrol çöküşü veya 2022'deki tahıl fırlaması gibi aşırı uçları) hesaba katmak için standart olaylar yerine şokların daha sık yaşandığını varsayan bir yaklaşım kullanılıyor.

Şok petrolle başlıyor: Faturayı buğday ödüyor

Araştırmanın sonuçlarına göre, enerji ve gıda piyasaları arasındaki ilişki sanıldığından çok daha tehlikeli bir şekilde birbirini izliyor.

Sistemdeki dış şokların ve oynaklığın kaynağı WTI ham petrol olurken, enerji sektöründeki herhangi bir beklenmedik haber, anında fiyat dalgalanmasına dönüşüyor ve tarım sektörü için bir "dalgalanma" oluşturuyor.

Petrol piyasasındaki şoklar gıdaya, mısır ve ondan üretilen bir biyoyakıt olan etanol arasındaki direkt etki ile ulaşıyor. Etanol, bir emtiadan çok enerji piyasasındaki krizin gıda sistemine "ulaştırıldığı" ana damar olarak işlev görüyor.

Sistemde şoku petrol başlatsa da bu belirsizliği en uzun süre bünyesinde barındıran ve "sindiren" ürün buğday oluyor. Buğday piyasası oldukça "yapışkan" ve istikrarsızlığa sahip bir alan olurken, tedarik zincirindeki bir “şok” buğdaya bulaştığında, etkisi çok uzun süre görülüyor.

Bu veriler ışığında politika yapıcılara yapılan uyarıda, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar bitmeden ya da bir çözüme erişmeden gıda fiyatlarının istikrara kavuşmasının imkânsız olduğu belirtiliyor. Krizleri aşmak için özellikle şok dönemlerinde “biyoyakıt kullanım zorunluluklarının” askıya alınması gibi gıda ve enerjiyi birbirinden "ayrıştıracak" politikalara ihtiyaç duyuluyor.

"Dijital tahıl" ve Matrix benzerliği

Doç. Dr. Caner Özdurak, bu durumun sadece bugün için değil, gelecek içinde büyük bir kriz yarattığına işaret ediyor.

Matrix filminden örnekle yola çıkarak, makinelerin, hayatta kalmak ve enerji sağlamak için insanları birer "pil" ya da enerji merkezi olarak kullanmasına benzer şekilde tarım ürünleri üzerinden bir enerji merkezi sistemi görülüyor.

Yapay zekânın enerji açlığı sofraya varabilir: "Dijital tahıl" çağındaki gizli tehlike! - Resim : 1

Yapay zekâ (AI) ve devasa veri merkezleri, çalışmak için çok büyük ve kesintisiz enerjiye ihtiyaç duyuyor. Karbon ayak izini düşürme baskısı altındaki teknoloji şirketleri, bu enerjiyi karşılamak için düşük karbonlu bir alternatif olan etanole yönelebilir.

“Dijital tahıl" kavramı da burada devreye giriyor. Eğer yapay zekâ veri merkezleri, yedek güç veya hidrojen taşıyıcı yakıt olarak etanole bağımlı hale gelirse, gıda olarak tüketilecek ya da hayvan yemi olarak kullanılacak mısır, makinelere enerji sağlamak için yakıt depolarına ve veri merkezlerine yönelecek. Mısır, insanların ya da hayvanların beslenmesi için değil, yapay zekanın "açlığını" gidermek için üretilen dijital bir tahıla dönüşecek.

Sofraya bir tabak daha

Modellerde görüldüğü şekilde, etanol enerji ile mısır fiyatları arasındaki ana iletim kanalı, yapay zekâ alanına yönelirse mısır fiyatlarındaki yükseliş "teknolojiden gıdaya" yeni bir enflasyon ve açlık dalgası yaratacak.

Tarım üretiminde verimi artırması planlanan teknolojilerin ve yapay zekanın, varlığını sürdürmek için doğrudan sofradaki ürünlere göz dikecek olması tehlikesine dikkat çekiliyor. Küresel piyasalar, "gıda mı, yakıt mı?" tartışmasından çok yakında "insanlık mı, makineler mi?" tartışmasına geçiş yapabilir.

Kaynağa Git

İlgili Haberler