CHP Antalya Milletvekili Mustafa Erdem, Antalya'da düzenlenecek COP31 kapsamında EXPO alanı çevresindeki tarım arazilerinin acele kamulaştırılmasına ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın yanıtlaması istemiyle TBMM'ye iki ayrı soru önergesi verdi.
Kamulaştırma kararlarının gerekçelerinin açıklanmasını isteyen Erdem, iklim değişikliğiyle mücadele amacı taşıyan bir organizasyon için tarım arazilerinin otopark alanına dönüştürülmesinin çelişki yarattığını belirtti.
Erdem, "İklim değişikliğiyle mücadeleyi konuşmak için düzenlenen uluslararası bir zirvenin hazırlıkları kapsamında verimli tarım topraklarının kamulaştırılması kabul edilemez. Bir yandan sürdürülebilirlikten söz edilirken diğer yandan tarım alanları betonlaşmaya açılıyorsa burada ciddi bir planlama sorunu vardır" dedi.
"Tarım toprakları kamu yararı adına değil, plansızlığın bedeli olarak feda ediliyor"
Acele kamulaştırma kararının gerekçelerinin kamuoyuna açıklanması gerektiğini belirten Erdem, EXPO alanının inşa sürecinde önemli miktarda kamu kaynağı kullanıldığını hatırlattı.
"EXPO alanı yapılırken ulaşım ve otopark ihtiyaçları hesaplanmadı mı? Eğer hesaplandıysa bugün neden yeni kamulaştırmalara ihtiyaç duyuluyor? Hesaplanmadıysa bunun sorumlusu kimdir? Kamu kaynaklarıyla yapılan devasa yatırımların yıllar sonra yeniden ek maliyet üretmesi kabul edilemez" ifadelerini kullandı.
"İklim zirvesi için tarım arazisi kamulaştırmak büyük bir çelişkidir"
Tarım ve Orman Bakanlığına yönelttiği sorularla kamulaştırılan alanların tarımsal niteliğinin açıklanmasını isteyen Erdem, Türkiye'nin kuraklık, gıda enflasyonu ve daralan üretim alanlarıyla karşı karşıya olduğu bir dönemde tarım topraklarının korunmasının önemine dikkat çekti.
Erdem şunları söyledi; “Türkiye her yıl biraz daha tarım toprağı kaybediyor. Çiftçi üretimden çekiliyor, gıda fiyatları artıyor. Böyle bir tabloda tarım arazilerinin otopark ve altyapı yatırımları için kullanılması, ülkenin gıda güvenliği açısından da ciddi bir risk oluşturur. Tarım toprakları günübirlik projelere kurban edilemez."
İki bakanlığa soru önergesi
CHP'li Erdem, verdiği iki ayrı soru önergesiyle kamulaştırılan alanların büyüklüğü, tarım vasfı, çevresel etkileri, alternatif alanların değerlendirilip değerlendirilmediği, yapılacak yatırımların maliyeti ve COP31 sonrasında alanların nasıl kullanılacağına ilişkin bilgi istedi.
Önergelerde şu sorular yer aldı:
- Kamulaştırılan alanların ne kadarı tarım arazisi?
- ÇED süreci işletildi mi?
- Tarımsal üretimde ne kadar kayıp yaşanacak?
- Alternatif alanlar neden tercih edilmedi?
- COP31 sonrasında alanlar eski niteliğine döndürülecek mi?
- Yapılacak yatırımların toplam maliyeti ne olacak?
- Kamulaştırılan alanlar ileride özel şirketlere tahsis edilecek mi?
"Antalya'nın toprağı da geleceği de korunmalıdır"
COP31'in Antalya açısından önemli bir uluslararası organizasyon olduğunu belirten Erdem, hazırlık sürecinin çevre ve sürdürülebilirlik ilkelerine uygun yürütülmesi gerektiğini söyledi.
"Antalya'nın tarım alanları, doğal varlıkları ve kamu kaynakları korunmadan yapılacak hiçbir proje sürdürülebilir değildir. İktidarın görevi iklim zirvesini fırsata çevirerek yeni rant alanları yaratmak değil, Antalya'nın toprağını ve geleceğini korumaktır. Kamuoyu bu kamulaştırmaların gerekçelerini ve sonuçlarını bilmek istemektedir" dedi.