Balıkesir'in Sındırgı ilçesinde 2025 yılında üç ay arayla meydana gelen iki 6.1 büyüklüğündeki deprem, dikkat çekici bir bilimsel araştırmaya konu oldu. Çalışma, depremlerin tek bir fay hattından değil, birbirine bağlı çok sayıda fay segmentinden oluşan karmaşık bir sistemin ürünü olduğunu ortaya çıkardı.
Sındırgı'da üç ay arayla yaşanan iki 6.1 büyüklüğündeki depremi inceleyen uluslararası araştırmada, uydu görüntüleri, sismolojik veriler, arazi gözlemleri ve jeomorfolojik analizler birlikte değerlendirildi. Elde edilen bulgular, deprem dizisinin klasik tek fay modeliyle açıklanamayacağını gösterdi.
HARİTALARDA YER ALMAYAN FAYLAR
Q1 kategorisindeki Sensors dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, deprem dizisi tek bir fay kırığı boyunca ilerlemedi. Bunun yerine, birbirleriyle bağlantılı çok sayıda fay segmentinin aynı süreçte birlikte hareket ettiği belirlendi. Araştırmada ayrıca depremlerin ardından aylar boyunca yüzey deformasyonunun sürdüğü, daha önce haritalanmamış aktif fay izlerinin tespit edildiği ve ilk depremin oluşturduğu gerilme aktarımının ikinci depremin meydana gelmesinde etkili olduğu ifade edildi.

DEPREME YENİ BAKIŞ AÇISI KAZANDIRDI
Araştırmanın koordinatörlerinden Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, elde edilen sonuçların deprem bilimine yeni bir bakış açısı kazandırdığını belirtti.
Kutoğlu, "Bu çalışma yalnızca bir deprem analizi değil. Uydu radar verileri, gerilim analizleri, arazi gözlemleri ve jeomorfolojik verileri birlikte değerlendirerek Sındırgı deprem dizisinin klasik tek fay modeliyle açıklanamayacağını ortaya koyduk. Sonuçlarımız, çok segmentli fay sistemlerinde hibrit bir yaklaşımın kullanılabileceğini gösteriyor." dedi.

Beş farklı üniversiteden bilim insanlarının ortak çalışmasıyla hazırlanan araştırmada, uydu jeodezisi, aktif tektonik, sismoloji ve arazi gözlemleri birlikte kullanıldı. Araştırmacılar, mevcut fay haritalarında yer almayan bazı fay segmentlerinin de deprem sürecinde aktif rol üstlendiğini ortaya koydu.
"DAHA GERÇEKÇİ DEĞERLENDİRMELERE KATKI SAĞLAYACAK"
Prof. Dr. Kutoğlu, geliştirilen yöntemin yalnızca Sındırgı için değil, Batı Anadolu'daki diğer fay sistemleri ile benzer jeolojik özelliklere sahip bölgelerde de uygulanabileceğini belirterek, "Depremleri yalnızca tek bir fayın davranışı olarak değerlendirmek artık yeterli değil. Çok disiplinli bu yaklaşım, aktif fayların daha doğru haritalanmasına ve deprem tehlikesinin daha gerçekçi değerlendirilmesine katkı sağlayacaktır" ifadelerini kullandı.