Ana içeriğe geç

“Türkiye rüştünü ispat etti” itirafı... ABD basını NATO zaferimizi yazdı: Türkler artık süper güç

Ankara'da gerçekleştirilen tarihi NATO Zirvesi, transatlantik ittifakın geleceğini yeniden şekillendirirken Türkiye'yi jeopolitik, askeri ve endüstriyel açıdan zirveye taşıdı. ABD merkezli bir düşünce kuruluşu tarafından yayımlanan güncel analizde Batı ile olan geleneksel anlaşmazlıkları geride bırakarak kendi kurallarını koyan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki Türkiye, askeri caydırıcılığı ve yerli savunma sanayii devrimi sayesinde ittifakın en vazgeçilmez ve 'süper güç'lü 'anahtar aktörü' olarak zirveden ayrıldı.

“Türkiye rüştünü ispat etti” itirafı... ABD basını NATO zaferimizi yazdı: Türkler artık süper güç
Star Gazetesi
16

Ankara'da iki gün geçiren ABD Başkanı Donald Trump, zirveden ayrılmak üzere uçağına binerken müttefikler arasındaki 'birlikten' bahsetse de, arka planda Avrupalı müttefikleri için tam bir kriz havası hakim kılınmıştı. Trump, İspanya'nın bütçe hedeflerini reddetmesi üzerine bu ülkeyle ticareti tamamen durdurma kararı alıp müttefiklerini sarsarken, Grönland taleplerini yinelediği belirtildi.

Avrupa başkentleri Trump'ın sert diplomatik tutumu karşısında derin bir endişe yaşarken, Türkiye bu krizden tamamen muaf ve kazanan taraf olarak çıktığını yazdı. Atlantic Council analizinde özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Trump'ı bizzat havalimanında karşılaması, iki lider arasındaki eşsiz güven bağını ve Washington-Ankara ilişkilerindeki yenilenen muazzam ivmeye dikkat çekildi.

'NATO 3.0'... SANAYİ VE ÜRETİM ODAKLI YENİ DÜZENİN HAKİMİ TÜRKİYE

NATO'nun geçirdiği bu büyük dönüşüm, askeri çevrelerce 'NATO 3.0' olarak adlandırılıyor. Atlantic Council'a göre bu yeni dönem; sadece askeri koruma vaatlerine değil; savunma sanayiinde ortak üretime, tedarik zincirlerinin güvenliğine ve endüstriyel dayanıklılığa odaklanıyor.

Avrupalı müttefiklerin savunma harcamalarını milyarlarca dolar artırdığı bu dönemde, Ankara Bildirgesi ile savunma ticareti kısıtlamalarının kaldırılması taahhüt edildi. Bu durum; insansız sistemlerden mühimmata kadar her alanda devrim yapan, kendi kendine yetebilen ve rakiplerini teknolojik olarak geride bırakan Türkiye'yi doğrudan savunma sanayii ekosisteminin 'merkez ortak' konumuna yükseltti.

KARADENİZ'İN KİLİDİ VE SAVUNMA SANAYİİNDE 'TÜRK DEVRİMİ'

Türkiye, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın başından bu yana Montreux (Montrö) Sözleşmesi'ni hassasiyetle uygulayarak Karadeniz'i tek başına dengede tuttu. Bu stratejik özerklik, Ankara'ya eşsiz bir diplomatik kaldıraç kazandırdı. Atlantic Council bu durumu şu sözlerle özetliyor:

'Türkiye'nin bu çift yönlü ve akılcı duruşu, Ankara'ya NATO üyesi çok az ülkenin sahip olduğu devasa bir diplomatik kaldıraç sağladı. Washington için Türkiye'nin değeri tam da burada yatıyor: İttifakın Rusya karşısındaki konumunu tek başına güçlendiriyor.'

Zirve kapsamında düzenlenen Savunma Sanayi Forumu ise adeta Türk savunma sanayiinin gövde gösterisine dönüştü. İnsansız hava araçlarından hassas vuruş sistemlerine ve entegre hava savunma teknolojilerine kadar milyarlarca dolarlık anlaşmalar imzalandı. Parçalı üretim hatlarıyla boğuşan Avrupalı devletlerin aksine, Türkiye'nin uygun fiyatlı, yüksek teknolojili ve savaş meydanlarında rüştünü ispatlamış askeri platformları tüm müttefiklerin yegane güven kaynağı haline geldi.

F-35 KONUSUNDA ERDOĞAN'IN MUAZZAM DİPLOMATİK ZAFERİ

Zirve sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yürüttüğü kararlı liderlik diplomasisi, Washington'ın stratejik hesaplarını da tamamen değiştirdi. Trump, Türkiye'ye F-35 uçaklarının satışını ciddi şekilde değerlendireceğinin sinyalini verdi. Atlantic Council analistleri, geçmişteki krizlerin ardından gelinen bu noktayı, 'Türkiye'nin ittifak içindeki stratejik ve askeri değerinin son yılların en yüksek seviyesine ulaşması' olarak yorumlayarak Erdoğan'ın elde ettiği diplomatik zaferi tescilledi.

BÖLGESEL KRİZLERİN TEK ÇÖZÜM ADRESİ: SURİYE, LİBYA VE HAMAS

Analiz, Türkiye, küresel askeri gücünü bölgesel kriz sahalarında da oyun kurucu olarak hissettirdiğini belirtti.

Analizde bu durum şu şekilde değerlendirildi:

Ankara, Şam'daki yeni geçici yönetim nezdindeki ağırlığıyla Kürt grupların ulusal orduya entegrasyonu ve IŞİD ile mücadele konularında kilit rol oynuyor. Libya'da bölünmüş siyasi haritada istikrarı sağlayan en önemli aktör olmaya devam ediyor. Ankara'nın doğrudan diyalog kanalları, Batı dünyası ve Washington için kriz anlarında vazgeçilmez bir müzakere köprüsü sunuyor.

Atlantic Council tarafından yapılan analizde, Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğindeki Türkiye'nin artık Batı sınırlarına hapsedilmiş 'eski Türkiye' olmadığı gerçeğinin altı çizildi. İttifak içinde tamamen özerk ve bağımsız kararlar alabilen Ankara'nın, NATO 3.0 döneminde kendi milli çıkarlarını merkeze alarak küresel askeri dengeleri belirleyen en stratejik süper güç konumuna yükseldiği kaydedildi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler