Ana içeriğe geç

Doğu Akdeniz'de sular ısınıyor: Hedef Türkiye'yi ana karaya hapsetmek!

Doğu Akdeniz'de sular ısınırken, bölgedeki denklem yeniden şekilleniyor. Doç. Dr. Furkan Kaya, Kıbrıs'ın bir mühimmat deposuna dönüştürülmek istendiğine işaret ederek çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Haber 7
16

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ile Fransa arasında, askeri iş birliğini ve Fransız birliklerin adanın güneyinde konuşlandırılmasını kapsayan "Kuvvetlerin Statüsü Anlaşması (SOFA)", Doğu Akdeniz'de jeopolitik dengeleri yeniden tartışmaya açtı. Söz konusu anlaşma Türkiye tarafından sert tepkiyle karşılanırken; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarının ardından Milli Savunma Bakanlığı da "Türkiye ile KKTC'nin hak ve menfaatlerini hedef alan herhangi bir askeri ittifakın, Türkiye'ye karşı başarı şansı bulunmadığı gerçeğini bir kez daha hatırlatıyoruz" diyerek sert mesajlar verdi.

Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı Doç. Dr. Furkan Kaya, Doğu Akdeniz'i etkisi altına alan gelişmeleri ve bölgesel yansımalarını Haber7'ye anlattı.

Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı Doç. Dr. Furkan Kaya Haber7ye açıklamalarda bulundu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın AK Parti Grup Toplantısı'nda Kıbrıs, Doğu Akdeniz, Lübnan ve Suriye'yi kapsayan uyarılarının tarihi bir nitelik taşıdığına dikkat çeken Kaya, "Türkiye'nin savunma hattı Anadolu'dan başlamaz; Şam'dan, Halep'ten, Bağdat'tan, Kıbrıs'tan, hatta Libya'dan başlar şeklindeki ilkemizin Sayın Cumhurbaşkanı tarafından net bir şekilde artık ortaya konduğunu görüyoruz." ifadelerini kullandı.

"TÜRKİYE'NİN ONAYI ALINMADAN GERÇEKLEŞMESİ SUÇTUR"

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin İsrail'in mühimmat deposu haline getirilmeye çalışıldığını söyleyen Kaya, adadaki hukuki statüyü hatırlatarak şöyle konuştu:

"1959 Londra ve Zürih Antlaşmaları ve ekindeki Garanti Antlaşması ile Türkiye, İngiltere ve Yunanistan ile birlikte garantör devlet statüsü almıştır. Dolayısıyla bölgede alınacak herhangi bir karar, herhangi bir askeri üs hususunda Türkiye'nin onayı alınmadan bunların gerçekleşmesi suçtur, hukuksuzluktur. Fransa'nın yaptığı anlaşma da aslında bir hukuk dışı anlaşmadır."

"AMAÇ TÜRKİYE'Yİ ANA KARAYA HAPSETMEK"

Buna rağmen Fransa'nın attığı adım ve Güney Kıbrıs'ın İsrail için bir mühimmat ve radar üssüne dönüştürülme çabasının Türkiye'yi Mavi Vatan'dan dışlayarak ana karaya hapsetme stratejisinin bir parçası olduğunu ifade eden Kaya, "Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Türkiye'yi Mavi Vatan'dan silmek, ana karaya hapsetmek ve özellikle orayı da bir radar üssü olarak kullanmak istiyor. Suriye, Irak ve İran'a kadar uzanan hattı, hatta Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru (IMEC) koridoru ve Hint Pasifik rotasına kadar kontrol edecek bir üs bölgesi haline getirmeye çalışıyorlar." diye konuştu.

"ORTAK ÇIKARLAR DEĞİL, ORTAK KORKULAR BİR ARAYA GETİRİYOR"

Yunanistan Başbakanı Miçotakis ile İsrail Başbakanı Netanyahu arasındaki görüşmelere değinen Kaya, bu ittifakın doğrudan Türkiye'yi hedef aldığını dile getirdi. Yunanistan ve İsrail'in tarihi ve teolojik olarak bir araya gelmesinin imkansız olduğunu belirten Kaya, konuya şu sözlerle açıklık getirdi:

"Sadece ortak çıkarlar ülkeleri bir araya getirmiyor, ortak korkular da getiriyor. Burada ortak bir korku söz konusu. Yunanistan açısından bakıldığında son olarak ilan ettiğimiz "Mavi Vatan Yasası", 152 adacığın Türkiye'ye katılma planı ve Türkiye'nin orada hak sahibi olması yönünde çok stratejik bir hamle oldu ve Yunanistan adeta büyük bir korkuya düştü. Aynı şekilde Türkiye'nin Suriye'deki ağırlığı, Irak ve Suriye'de teröre karşı kurduğu yeni güvenlik denklemi, terör örgütlerinin süpürülmesi noktasında aldığı inisiyatif ve Gazze katliamına karşı oluşturduğumuz kamuoyu İsrail'i rahatsız ediyor."

"BÜYÜK İSRAİL PROJESİ İÇİN TÜRKİYE İLE İRAN'IN SAVAŞMASI LAZIM"

İsrail'in İran savaşı bahanesiyle Lübnan'ı işgal etmesi, Şakif Kalesi'ni ele geçirmesi ve Golan Tepeleri üzerinden yürüttüğü saldırı siyasetinin nihai hedefinin Türkiye'yi zayıflatmak olduğunu söyleyen Kaya, eski İsrail Başbakanı Naftali Bennett'in "Bizim için artık yeni İran Türkiye'dir" sözünü hatırlattı.

Bölgede oynanan oyunun mezhepsel bir çatışma yaratmak olduğuna işaret eden Kaya, "Büyük İsrail projesinin gerçekleşebilmesi için Türkiye ile İran'ın savaşması lazım ve İslam dünyasının içerisinde bir iç savaş, bir mezhep savaşı çıkması lazım. Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Bizim dinimiz ne Sünniliktir ne Şiiliktir' sözleriyle, İslam dünyasının bir ve bütün olması gerektiğini net bir şekilde ifade ediyor." dedi.

DOĞU AKDENİZ BİR KIRILMA NOKTASI

Doğu Akdeniz'in bu noktada bir kırılma noktası, fay hattı olduğunun altını çizen Kaya, burada güvenliğin sağlanmasının Türkiye'nin Basra'ya ve Hint Pasifik rotasına kadar uzanan hatta bir güvenlik şeridi oluşturmasında önemli bir rol üstleneceğini belirtti. Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ın barış ve ticaret odaklı yeni yaklaşımını örnek gösteren Kaya, İsrail eksenli kışkırtmaların Türkiye'yi yeni sorunlarla muhatap etmek üzere kurgulandığını ifade etti.

Kaynağa Git

İlgili Haberler