İzmir Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince yürütülen soruşturma kapsamında belediye içindeki devasa yolsuzluk ağı deşifre edildi. Gözaltına alındıktan sonra savcılıkta üç ayrı ifade veren ve kilit isim konumunda olan gazeteci Evrim Ataman, belediyede vatandaşların ve müteahhitlerin yasal işlemlerinin kasıtlı olarak zorlaştırıldığını belirtti. Pehlivan'ın yönetiminde kurulan milyonluk "Rüşvet Havuzu" sistemini Ataman tek tek anlattı.
BELEDİYEYİ SARAN YOLSUZLUK ŞEBEKESİ ORTAYA ÇIKTI
İzmir Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmada İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi tarafından yürütülen çalışmalar, Seferihisar Belediyesi'ni ahtapot gibi saran yolsuzluk şebekesini gün yüzüne çıkardı. Dosyanın kilit ismi olan gazeteci Evrim Ataman, verdiği üç ayrı ifadede belediye içindeki kirli ağı, isim isim ve rakam rakam itiraf etti.
İşte o sarsıcı ifadelerden öne çıkan skandallar zinciri:
SİSTEMİN ADI: 'RÜŞVET HAVUZU'
İtirafçı Evrim Ataman'ın beyanlarına göre; Seferihisar Belediyesi'nde vatandaşın ve müteahhitlerin yasal işlemleri kasıtlı olarak zorlaştırılıyor, ardından devreye "havuz" adı verilen rüşvet şebekesi giriyordu. Başkan Yardımcısı İbrahim Gökhan Pehlivan'ın yönettiği iddia edilen bu havuz sistemi; Akın Emre İldeniz ve İrfan Çevik gibi isimler üzerinden "aracılar" vasıtasıyla para tahsilatı yapıyordu. Rüşvet pazarlıkları, iz bırakmamak için Seferihisar Adliyesi'nin tam karşısındaki bir emlak ofisinde yürütülüyordu. Ataman, Belediye Başkanı İsmail Yetişkin'in de bu yapıya doğrudan dahil olmasa da piyasada konuşulanlara göre havuzdan "Yüzde 10 pay aldığını" öne sürdü.
ŞANTAJ HABERİ YAPTIRIP HARACA BAĞLADILAR
Skandalın en çarpıcı ayaklarından biri ise "Betonsa/Betontaş" isimli beton santraline kurulan kumpas oldu. İtirafçı gazeteci Ataman, Başkan Yardımcısı Pehlivan'ın talimatıyla santral aleyhine "ruhsatsız çalışıyor" temalı haberler yaptığını, hemen ardından belediyenin tesisi mühürlediğini itiraf etti. Mührün açılması ve ruhsatın uzatılması için santral sahibinden 5 ay karşılığında tam 2 milyon 500 bin TL haraç istendi. Paranın 1 milyon 200 bin TL'lik kısmı bir poşet içerisinde çarşı ortasında teslim alındı. Ataman ayrıca, tahsilatın 10bin Euro'luk kısmını bizzat Pehlivan'a, Akkum mevkisindeki Seferihisar Yazarlar Evi'nde alkollü bir yemek masasında kapalı zarf içinde verdiğini söyledi.
Düzce Mahallesi'ndeki "İyonya Konakları" isimli 6 adet lüks villanın iskan (yapı kullanma izin belgesi) sorununun çözülmesi için müteahhit Sönmez Budak'tan ilk etapta "bağış" adı altında 12 milyon lira istendiği, pazarlıklar sonucu rakamın 6 milyon TL'ye indirildiği belirlendi.
Paranın izini kaybettirmek için ödemeler, gazeteci Ataman'ın üzerine kesilen çeklerle yapıldı. Çekler bozdurularak elden veya farklı hesaplar üzerinden Pehlivan'a aktarıldı. Soruşturmanın üçüncü ifade aşamasında ise Savcılık, Ataman'a çok kritik bir soru yöneltti. Rüşvet parasının bir kısmının İbrahim Gökhan Pehlivan'ın talimatıyla Özlem Akyılmaz Mercan isimli şahsın hesabına aktarıldığını tespit eden savcılık, Ataman'a doğrudan CHP Milletvekili Veli Ağbaba ile bir ticari ilişkisi olup olmadığını sordu. Ataman, Ağbaba'yı şahsen tanımadığını, parayı sadece Pehlivan'ın verdiği hesaba gönderdiğini ve sonrasındaki akıbetini bilmediğini ifade etti. Bu detay, rüşvet paralarının siyasi bağlantılarına yönelik derin bir soruşturmanın sinyalini verdi.
Yolsuzluk çarkı sadece imar rantıyla sınırlı kalmadı:
Halkmarket'te 35 Milyonluk Vurgun: Belediyeye bağlı Jeotermal A.Ş. bünyesindeki Halkmarket'te kesilen hayvanların sakatat tutarlarının mali kayıtlara girmediği ve 20 ila 35 milyon TL arasında devasa bir kayıp olduğu, olayın üstünün meclis kararlarıyla örtüldüğü itiraf edildi.
Kağıt Üzerinde İhaleler: "Doğrudan Temin" yoluyla yapılan alımların aslında hiç yapılmadığı, fatura tutarlarından KDV ve küçük bir kar payı düşüldükten sonra kalan paraların çantalarla "Rüşvet Havuzuna" taşındığı belirtildi. Eski bir meclis üyesinin yeniden aday olmaması için bile kendisine hayali ihalelerle 500 bin TL "sus payı" verildiği iddia edildi.
Vatandaşın Bilgileri Satılıyor: Belediyede görevli bir personelin, vatandaşların kişisel bilgilerini, ada-parsel ve tapu verilerini 5-10 bin TL karşılığında emlakçılara ve yatırımcılara sattığı, yönetimin ise buna göz yumduğu ortaya çıktı.
Bankamatik Memurları: Belediyede işe hiç gitmeden maaş alan en az 25 "bankamatik personeli" olduğu kayıtlara geçti.
Savcılığın, itirafçı beyanları, HTS kayıtları ve MASAK raporları doğrultusunda Seferihisar Belediyesi'ndeki bu devasa yolsuzluk ağına yönelik operasyonlarını daha da genişletmesi bekleniyor.