Ana içeriğe geç

Meclis'te tansiyon yükseldi

CHP ve İYİ Parti'nin önergelerinin komisyonun "katılıyoruz" görüşü nedeniyle okutulmaması ve önerge sahiplerine söz verilmemesi muhalefetin tepkisine neden oldu. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, uygulamayı "Meclis'in ilga edilmesi" ve "darbe girişimi" olarak nitelendirirdi.

Meclis'te tansiyon yükseldi
Odatv
16

TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, en düşük emekli aylığının 23 bin 552 liraya çıkarılmasına ilişkin düzenlemenin de yer aldığı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmeleri sürüyor.

Kanun teklifinin 12'nci maddesi üzerine CHP ve İYİ Parti tarafından verilen iki ayrı önergenin Genel Kurul Başkanlık Divanı salt çoğunluğu bulunduğu belirtilmesi sebebiyle önergeler okutulmadı ve önergeler üzerine partiler konuşma yapamadı. Ancak AKP milletvekilleri tarafından bu önergeler reddedildi. Böylece 12. madde üzerine oylamaya geçilerek madde kabul edildi. Bunun üzerine CHP milletvekilleri Başkanlık Divanı'nın TBMM İçtüzüğüne aykırı davrandığını söyleyerek karşı çıktı.

TBMM Başkanvekili Adan ise, "İçtüzüğün 87. maddesinin 9. fıkrası, 'Başkan önergeye katılıp katılmadığını komisyona sorar. Komisyon katılmama gerekçesini kısaca açıklayabilir. Komisyonun katılmadığı önerge sahibi tarafından 5 dakikayı geçmemek üzere açıklanabilir. Önerge sahibine gerekçesinin okunmasını istediği önerge hakkında söz verilemez.' Önergeye katıldığına göre konuşma veremem" diye açıkladı.

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, konuyu "usul tartışması"na açarak görüşme talebinde bulundu. TBMM Başkanvekili Adan, lehte ve alehte olmak üzere CHP'den Emir'e ve AKP'den ise Ankara Milletvekili Murat Alparslan'a söz verdi.

ALPARSLAN: GELİN İÇTÜZÜĞÜ DEĞİŞTİRELİM

AKP Ankara Milletvekili Murat Alparslan, Genel Kurul çalışmalarının İç tüzük, Anayasa ve Meclis teamüllerine göre yürütüldüğünü belirterek, komisyonun önergeye katılması halinde ayrıca konuşma yapılmamasının İçtüzükte açık şekilde düzenlendiğini savundu.

Alparslan, "İçtüzük'ün 82. ve 87. maddelerinde verilen önergelere komisyon salt çoğunluğuyla hazır halde bulunarak katılması durumunda herhangi bir konuşma yapılmaz. Zira orada hem gerekçe hem konuşma verilen önergeyi Genel Kurulun izahatına sunmak ve onları ikna etmektir. Zaten bu önergeyle komisyon salt çoğunlukla kabul edip katıldığı zaman bir iknayla ilgili sorun ortadan kalktığı için direkt Genel Kurulun takdirine arz edilir. Bugün ne kadarki uygulamalar zaten bu yöndedir. İçtüzük buna açık şekilde olanak vermiştir. O sebeple yapılan uygulamanın, Başkanlık tutumunun hiçbir usule aykırılığı yoktur" diye konuştu.

İçtüzük'te değişiklik yapılması gerektiğini de ifade eden Alparslan, "Eğer bu konularda İçtüzük'ün Meclis'in daha etkin çalışmasının, Genel Kurul'un daha aktif olmasının konusunda hemfikirsek buyurun İçtüzük'ü değiştirelim. İçtüzük'te Meclis Genel Kurulu'nun çalışmalarının etkinliğini kısıtlayan maddeleri değiştirerek yeni bir İçtüzük'le daha aktif, daha verimli bir çalışma ortamının tesisini hep beraber mümkün kılalım" dedi.

EMİR: BU FİİLEN MECLİS'İN KAPATILMASIDIR

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, TBMM Başkanvekili Celal Adan'a seslenerek Adan'ın bugüne kadar İçtüzük'e ve demokratik teamüllere bağlı bir yönetim sergilediğini belirtti. Emir, Başkanlık Divanı'nın aynı tutumu sürdürmesini istedi. Komisyonun bugüne kadar benzer önergelerde "katılmıyoruz" görüşü bildirdiğini ve bu sayede muhalefetin her madde üzerinde beş dakika söz hakkı kullandığını ifade eden Emir, mevcut uygulamayla Meclis'te bugüne kadar benimsenmeyen bir yöntemin hayata geçirildiğini savundu.

Komisyonun önergelere katıldığını açıklamasına karşın üyelerinin oylamalarda aksi yönde oy kullandığını öne süren Emir, bunun muhalefetin konuşma hakkını ortadan kaldırmayı amaçladığını söyledi. Emir, "Şimdi siz burada 'Katılıyoruz' diyor ama buradaki parmaklar katılmıyor. Bundan 6 yıl önce bir kez denenmiş, sonrasında da bir daha girilmemiş bir yola giriyorsunuz. Bu fiilen Meclisin kapatılmasıdır" dedi.

AKP Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül'e de seslenen Emir, uygulanan yöntemin hem AKP grubu hem de Meclis açısından olumsuz sonuçlar doğuracağını belirterek "Abdulhamit Bey; böyle lekeli, böyle kara, böyle antidemokratik, böyle İçtüzük'ün arkasından dolanan bir tutumun içerisine girmeyin. Bu sizin için de grubunuz için de kara bir lekedir. Bu yolu bir kere açarsanız bir daha bu Meclis'te müzakere olanağı kalmaz. Bu Meclis'in kapanması anlamına gelir" ifadelerini kullandı.

Önergelerin okutulmamasının da İçtüzük'e aykırı olduğunu savunan Emir, önerge sahibinin istemesi halinde önergenin okutulmasının zorunlu olduğunu belirterek, "87 gayet açık. Eğer bu önergeyi veren kişi 'Benim önergemi okuyun' derse okumak zorunda. Bizim önergelerimiz kurala uygun burada duruyor. Önergelerimiz okunmak zorunda"diye konuştu.

İktidarın bugüne kadar temel kanun uygulamaları başta olmak üzere birçok yönteme başvurduğunu söyleyen Emir, buna rağmen muhalefetin her madde üzerinde söz hakkını koruyabildiğini belirtti. Bu hakkın da ortadan kaldırılmak istendiğini öne süren Emir, "Eğer bunu da böylesine İçtüzük'ü çiğneyerek, Anayasa'yı çiğneyerek kaldırmak isterseniz bunun anlamı Meclisin ilga edilmesidir. Bunun anlamı darbe girişimidir. Biz bunu asla kabul etmeyiz. Haddinizi bilin, yerinizi bilin. Bu Meclis'e böyle bir kara gece yaşatmayın Sayın Başkan, siz de buna alet olmayın" dedi.

ADAN: BENİ DEĞERLERİM DIŞINDA HİÇBİR ŞEY ETKİLEYEMEZ

TBMM Başkanvekili Celal Adan ise Emir'e yanıtında, "Sayın Emir, sizi üzmek istemem ancak biz vatan milliyet sevgisini yüreğimize 15 yaşında yazdık. Ben Allah'tan başka, Türk milletinden başka irademi etkileyebilecek yeryüzünde bir güç yoktur. Ben bir Türk milliyetçisiyim. Bunun yeryüzündeki en büyük imtihanını veren birisiyim. Biz önce 'Allah', sonra 'Türk milleti' demişiz, 'adalet' demişiz. Beni hiç kimse etkileyemez yeryüzünde, değerlerimin dışında. Bu uygulama iki hafta önce Tekin Bingöl'ün başkanlığında da yapıldı ayrıca" dedi.

ELDEMİR: BAŞKAN'IN TUTUMU DOĞRUDUR

Usul tartışmasında AKP Bilecik Milletvekili Halil Eldemir de Başkanlık Divanı'nın uygulamasını savundu. Eldemir, "Bir hak, hakkın suistimali diye hukukta bir kaide vardır. Medeni Hukuk der ki: 'Bir hakkın da suistimaline fırsat verilmemelidir.' Şimdi burada İçtüzük'ün 45'inci maddesi ile 87'nci maddesinin 9'uncu fıkrasını bir arada değerlendirdiğimizde Sayın Başkan'ın bu tutumu lehindedir, doğrudur ve biz de AK Parti olarak bu kararın lehindeyiz" diye konuştu.

"PARLAMENTONUN GELENEKLERİ HİLAFİNA BİR TUTUM SERGİLİYORSUNUZ"

Yeni Yol Ankara Milletvekili İdris Şahin ise Başkanlık Divanı'nın uygulamasının yalnızca hukuki açıdan değil, TBMM'nin yerleşik teamülleri bakımından da sorunlu olduğunu savundu. AKP sıralarından yapılan "hakkın kötüye kullanılması" değerlendirmesine atıfta bulunan Şahin, Medeni Kanun'un dürüstlük kuralını düzenleyen 2'nci maddesini hatırlatarak, iktidarın İçtüzük hükümlerini kendi lehine yorumladığını öne sürdü.

Komisyon Başkanı'nın önergelere katıldıklarını açıklamasına rağmen komisyon üyelerinin oylamalarda aksi yönde oy kullandığını iddia eden Şahin, bunun Meclis çalışmalarında bugüne kadar benimsenen uygulamalarla bağdaşmadığını söyledi. Şahin, "En arka sırada gördüğüm manzara şu: Komisyon Başkanı 'Salt çoğunluğumuz var, katılıyoruz' diyor; hemen arkasından oylamaya geçince arkasındaki arkadaşların büyük bir çoğunluğu tersi lehine el kullandırılıyor" dedi.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yaptığı konuşmayı hatırlattığı Alev Alatlı'nın, "Her hukuki olan, her İçtüzük'te yazan ahlaki değildir" sözlerini anımsatan Şahin, iktidarın hukuki gerekçeler ileri sürmesine rağmen parlamentonun geleneklerine aykırı davrandığını savundu.

Kanun teklifinin görüşmeleri sırasında yoklama talebine dahi tahammül gösterilmediğini öne süren Şahin, iktidarın farklı görüşlerin dile getirilmesini istemediğini iddia etti. Teklifte Ruslara yönelik düzenlemeler bulunduğunu belirten Şahin, aynı yaklaşımın Türk esnafı ve emeklileri için de gösterilmesi gerektiğini söyledi.

İktidarın söz konusu düzenlemeyi hızla geçirmek istediğini savunan Şahin, "Yangından mal kaçırır gibi Ruslarınkine yapılacak bu düzenlemede İçtüzük hilafına, temel ahlaki kurallar hilafına ve parlamentonun geleneklerinin hilafına bir tutum sergiliyorsunuz ve Meclis Başkanvekilini de zor durumda bırakıyorsunuz" ifadelerini kullandı.

Uygulamanın kalıcı hale gelmesinin Genel Kurul çalışmalarını olumsuz etkileyeceğini öne süren Şahin, muhalefetin iktidara bu yöntemden vazgeçmesi için fırsat verdiğini belirterek, "Bu yöntemi siz burada olağan hâle getirirseniz o takdirde bu parlamentoyu çalıştıramazsınız. Kendinize de yazık edersiniz, parlamentoya da yazık edersiniz, milletimize de yazık edersiniz. Bu yanlıştan bir an önce dönmenizi tavsiye ediyorum" dedi.

"KONUŞMA YAPMAK MÜMKÜN DEĞİLDİR"

Tartışmaların ardından TBMM Başkanvekili Celal Adan, "İçtüzüğün 87. maddesi açık. Komisyonun katıldığı önerge üzerinde konuşma yapmak veya gerekçeyi okutmak mümkün değildir. Nitekim Meclis'in uygulaması da bu yönde gelişmiştir" diyerek birleşime beş dakika ara verdi.

Ara sonrasında TBMM Başkanvekili Adan, grup başkanvekilleri ile yapılan müzakerede alınan karara göre, Meclis Genel Kurulu'nun bugün belli bir saate kadar çalışacağını ve yarın da kanun teklifinin görüşmeleri için çalışmaya devam edeceğini, varılan ortak karar sonucunda da grup önerilerinin görüşülmeden kanun teklifi görüşmelerine geçileceğini açıkladı.

Kanun teklifinin 13. maddesinin kabulünün ardından TBMM Başkanvekili Adan, alınan karar gereğince kanun teklifleriyle komisyonlardan gelen diğer işleri sırasıyla görüşmek için 24 Temmuz Cuma günü saat 14.00'te toplanmak üzere birleşimi kapattı.

Odatv.com

Kaynağa Git

İlgili Haberler