Ana içeriğe geç

Son Dakika | Butlan CHP'si istifaları kabul etmedi! "Biz atandık dilekçeleri mahkemeye sunun"

Son dakika... PM'de CHP Lideri Özel'in ekibininin istifalarının ardından butlan yönetiminin sözcüsü Müslim Sarı açıklama yaptı. "PM'de kaç kişi kaldığının bir önemi yok" diyen Sarı ayrıca istifa dilekçelerinin muhatabının mahkeme olduğunu savundu.

Son Dakika | Butlan CHP'si istifaları kabul etmedi! "Biz atandık dilekçeleri mahkemeye sunun"
Halk TV
16

Butlan CHP'sinin sözcüsü Müslim Sarı şunları sarf etti:

Bugün parti meclisimizin 21 Mayıs'tan sonraki ilk toplantısını yapmış bulunuyoruz. Biliyorsunuz 21 Mayıs sürecinden sonra biz partinin birinci işimiz, en önemli işimiz, en öncelikli işimiz partinin yetkili organlarını hazır halde tutup işler hale getirmekti. Bu çerçevede MYK'mızı oluşturmuştuk geçtiğimiz günlerde. Yüksek Disiplin Kurulu'nu yine oluşturduk, o çalışmaya başladı. Bugün de merkezi organlarımızın içinden sonuncusu olan Parti Meclisi'ni topladık.

Tabii Parti Meclisi eksik toplandı. Sizin de değerlendirdiğiniz gibi, izlediğiniz gibi istifa eden, istifa ettiğini belirten arkadaşlarımız oldu. O yüzden tam bir, herkesin katılımıyla bir parti meclisi toplantısı yapmayı umuyorduk. Bütün meselelerimizi birlikte tartışabileceğimiz bir zemindi çünkü Parti Meclisi. Ancak bu mümkün olamadı. Dolayısıyla bizim düşüncelerimizi, karşısında siyasal fikirleri olan arkadaşlarımızla aynı zeminde buluşma imkanını kullanamamış olduk böylece.

Bu açıdan bir değerlendirme yapmak isterim. Parti Meclisi'nin gündeminde hem sürece ilişkin değerlendirmeler oldu Sayın Genel Başkanımızın değerlendirmeleri, hem arkadaşların değerlendirmeleri, hem de yine güncele dair, dış politikaya ve ekonomiye dair değerlendirmeler oldu. Ancak daha çok sıcak günlerden geçtiğimiz parti ile ilgili bu günlerde biraz daha parti içi meseleler ve sizlerin de daha çok aslında duymayı beklediğiniz konularla ilgili değerlendirmeler oldu. Hemen hemen bütün üyelerimiz söz aldılar, konuştular, düşüncelerini dile getirdiler.

Şöyle bir şey söyleyeyim her şeyden önce; eksik toplandı bu Parti Meclisi. Biz bütün arkadaşlarımızın birlikte olduğu, tartıştığı bir parti meclisi olmasını isterdik ama bize ulaşan liste 27 parti meclisi üyesi arkadaşımızın istifa dilekçeleri oldu Genel Sekreterliğimize. Liste elimde, 26 artı 1 arkadaşımız da sonradan eklenmiş, 27 arkadaşımız. 57 kişilik parti meclisinde 30 arkadaşımız bugün itibariyle parti meclisi görevini devam ettiriyor, 27 arkadaşımız ise istifa iradelerini ortaya koydular.

MAHKEMEYE SUNUN SAVUNMASI

Tabii istifa tek taraflı bir işlem ama birtakım usul ve esaslara da uymak gerekir. İstifaların aslında muhatabı Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi değil. Biz bunu bilgi amaçlı olarak değerlendirdik. Arkadaşlarımız bize bilgi vermek istemişler. Çünkü biliyorsunuz, İstinaf Mahkemesi'nin, yani Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin yetkilendirmesiyle göreve gelmiş kişiler olduğumuz için bizler, istifaların ya da görevi kabul etme/etmeme durumlarının da ilgili idare tarafından değerlendirilmesi gerekiyor. Dolayısıyla arkadaşlarımız istifalarını 36. Bölge Adliye Mahkemesi'ne sunmaları gerekiyor. Ve o adliye mahkemesi de kendi değerlendirmesini yaparak onu kendi sisteminden ilan edecek.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi'nin yapacağı bir işlem yok. Bu işlem Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılacak.

Dolayısıyla bizler göreve icra dairesinden tebligat alarak başladık. Bu arkadaşlarımız da tebligatlarını aldılar. Aslında tebligatlarını alarak parti meclisini tanımış oluyorlardı. Ancak ilk toplantıya katılmayarak istifalarını dile getirdiler ve bunun yetkili yeri de dediğim gibi ilgili mahkeme.

Şimdi bugün itibariyle tabii kafalarda şöyle soru işaretleri var: 40 sayısının altına inildiği için bir parti meclisi yok sayılıp ya da düşmüş sayılıp buradan bir kurultay mümkün olabilir mi tartışması var. İkinci tartışma, parti meclisi karar alabilir mi tartışması var.

Bu her iki tartışmaya da şöyle açıklık getirmek lazım. Elbette bunlar biraz hukuki konular ama hukukla siyasetin birbirine en yaklaştığı alanlar açısından biraz daha siyasi çerçeveden hukuki argümanlarımızı şöyle özetleyebilirim:

İSTİFALARA KARŞI 4 SAVUNMA

Bir defa bilindiği üzere burada verilmiş bir tedbirle, tedbir kararıyla beraber verilmiş bir yok sayma durumu söz konusu. Birinci değerlendirmemiz gereken konu bu. İkincisi, tedbir kararıyla beraber eski organlar, yani önceki organlar da göreve gelmiş oluyor. Üçüncüsü de karar kesinleşmeden kurultay yapılamayacağı da hüküm altına alınmış oluyor kararlarla. Dördüncü yine göz önünde bulundurulması gereken nokta, bu süreçle ilgili bir ceza davası yürütülüyor biliyorsunuz, 1 Temmuz'da bunun duruşması yapılacak.

"KAÇ KİŞİ KALDIĞININ BİR ÖNEMİ YOK"

Parti meclisinin istifalarla işlevsiz hale getirilmesi aslında yargının vermiş olduğu karara da karşı bir duruş anlamına geliyor. Yani o kararın uygulanmasını ortadan kaldırmaya dönük bir yaklaşım. Şimdi parti meclisinin katılanlarla yoluna devam edeceği ilgili yargı kararında var zaten. Dolayısıyla parti meclisi üye sayısının kaç olduğunun, kaç kişi kaldığının bir önemi yok. Tüzüğümüzdeki amir hüküm, yani 40 sayısının altına düşüldüğünde yedekler geldikten sonra bile üçte iki çoğunluğunun altına düşülmesi hükmünün burada uygulanamayacağı çok açık.

Dolayısıyla parti meclisi görevine devam ediyor ve parti meclisi katılanların salt çoğunluğuyla karar almaya devam edecek önümüzdeki dönem. Dolayısıyla bu konuyla ilgili bir hukuki beis yok. Arkadaşlarımız farklı değerlendiriyorlar, haklarıdır, farklı değerlendirebilirler. Bununla ilgili hukuki yollarını, itirazlarını, bunların hepsini dile getirebilirler. Yetkili makamlar bu konuya bu hukuki düzenlemeler sonrasında açıklık getirecektir diye düşünüyoruz.

Şimdi tartışma konularından biri de, kamuoyunda sizlerin de takip ettiğiniz gibi, Cumhuriyet Halk Partisi MYK'sının, yetkili organlarının yani en üst karar organının aslında sadece belli işleri yapabileceği ama belli işleri yapamayacağı...

Kaynağa Git

İlgili Haberler