Ana içeriğe geç

Körfez petrolüne ikinci kilit Yemen’den! Kriz Kızıldeniz ablukasıyla tırmanıyor

Ensarullah’ın Suudi gemilerine başlattığı abluka küresel enerji krizini yeni bir boyuta taşıyor. Hürmüz’ün ardından Kızıldeniz’in de kilitlenmesiyle dünya petrol arzı yüzde 7 daha düşebilir. Petrolde yeni sıçramalar beklenirken Suudi-Ensarullah cephesindeki gerilim de hızla tırmanıyor

Körfez petrolüne ikinci kilit Yemen’den! Kriz Kızıldeniz ablukasıyla tırmanıyor
Aydınlık
16

Hürmüz’ün ardından küresel enerji savaşının ikinci cephesi açılıyor. Yemenli Ensarullah Hareketi’nin (Husiler) Suudi Arabistan’a yönelik deniz ablukası, enerji krizini bu kez Kızıldeniz’e taşıyor. Ensarullah pazartesi günü, Riyad’ın 12 yıldır Yemen’e uyguladığı kapsamlı ablukaya “kısasa kısas” diyerek Kızıldeniz’i Suudi gemilerine kapattığını duyurdu.

Kızıldeniz’in güney kapısı olan Babülmendep Boğazı, Hürmüz seviyesinde olmasa da küresel enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri. Dünyanın en büyük petrol ihracatçısı Suudi Arabistan da Asya sevkiyatlarının önemli bölümünü bu güzergâhtan yapıyor.

Ensarullah’ın ablukayı fiilen uygulaması, dünyanın en önemli enerji koridorlarından birini felce uğratabilir. Bunun petrol fiyatlarında yeni bir sıçramaya, yakıt tedarikinde aksamalara ve Hürmüz’le zirveye çıkan küresel ekonomik baskının daha da ağırlaşmasına yol açabileceği değerlendiriliyor.

KÜRESEL ARZ DÜŞÜŞÜNE YENİ YÜK

Babülmendep Boğazı’nın tamamen kapanması, Suudi Arabistan’ın Asya’ya petrol ihracatını büyük ölçüde durduracak ve küresel petrol arzını yaklaşık yüzde 7 azaltacak. Durumun ciddiyetini ortaya koymak açısından, İran Savaşı sırasında Hürmüz krizinin küresel enerji arzını ortalama yüzde 10 düşürdüğü belirtiliyor.

28 Şubat’ta başlayan savaş öncesinde Brent petrolün varil fiyatı 50 dolar civarındaydı. Çatışmaların en şiddetli yaşandığı dönemde 125 dolara kadar yükselen fiyatlar, İslamabad Mutabakatı’nın ardından 70 dolar seviyesine geriledi. Son on günde yeniden tırmanan çatışmalarla birlikte Brent yeniden 90 doların üzerine çıktı.

Petrol, tüm zamanların rekorunu ise 2008’de 147 dolara ulaşarak kırmıştı. O dönemde piyasalara “petrol yetişmeyecek” endişesi hâkimdi. Bugün ise fiyatlanan risk farklı: “Petrol üretilecek ama tüketiciye ulaşabilecek mi?”

Danışmanlık şirketi Energy Aspects, Hürmüz trafiğinin yeniden durma noktasına gelmesiyle yükselişe geçen petrol fiyatlarına dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Yatırımcılar fiyatları daha da yukarı taşıyacak yeni katalizörleri izliyor. Husilerin deniz saldırılarına yeniden başlaması ve Babülmendep’i fiilen kapatması kesinlikle bu tanıma uyuyor.”

KIZILDENİZ’İ DAHA ÖNCE KİLİTLEMİŞLERDİ

Ensarullah Hareketi, İsrail’in Gazze’ye yönelik savaşı sırasında da Kızıldeniz’i Batılı ve İsrailli gemilere fiilen kapatmış, ticaret rotasının büyük ölçüde Kızıldeniz-Süveyş Kanalı yerine Afrika’nın en güneyindeki Ümit Burnu’na kaymasına yol açmıştı. Haftalar süren gecikmeler, artan sigorta primleri ve navlun maliyetleri küresel ticaret için ciddi bir yük haline gelmişti.

ABD ve İngiltere’nin yanı sıra Avrupa Birliği de Aspides misyonuyla Kızıldeniz’i yeniden ticarete açmaya çalışmış, Ensarullah saldırıları ancak 2025 başında Gazze’de ateşkes ilan edilmesinin ardından durmuştu.

‘ETKİSİ PETROL PİYASALARINI AŞACAK’

Washington merkezli risk danışmanlık firması Basha Report’a göre Ensarullah’ın yalnızca abluka ilan etmesi bile deniz ticaretini etkilemeye yetecek:

“Gemilere saldırı olsa da olmasa da bu duyuru tek başına denizcilik faaliyetlerini aksatacak ve Suudi limanları için belirsizlik yaratacaktır.”

Danışmanlık şirketi Stratas Advisors ise etkinin petrol piyasalarının çok ötesine uzanacağı görüşünde:

“Eğer Kızıldeniz üzerinden petrol sevkiyatını ciddi şekilde engellerlerse, bu yalnızca petrolü değil rafine ürün fiyatlarını da etkileyecektir. Bu, küresel ekonomiyi baltalar. Bir noktada küresel bir durgunluk yaşanabilir.”

Stratas Advisors analistlerine göre Hürmüz’den bağımsız yaşanacak bir Babülmendep krizi petrol fiyatlarını 115-120 dolar bandına taşıyabilir.

BÜYÜK ÇATIŞMAYA DOĞRU

Birleşik Arap Emirlikleri’nin vekil gücü Güney Geçiş Konsecı (GGK)’nin Ocak 2026’da tasfiye edilmesinin ardından Yemen sahasında fiilen iki ana güç kaldı: Sana merkezli Ensarullah ile Suudi Arabistan’ın desteklediği Aden yönetimi.

Ensarullah’ın deniz ablukasının ardından Suudi koalisyonu “kararlı karşılık” verileceğini açıkladı. Yemen’de 2022 ateşkesinden sonra uzun süre ciddi bir tırmanış yaşanmamıştı. Ancak Riyad’ın İran’dan gelen iki uçağın Sana’ya inişini engellemeye çalışmasının ardından Sana Havalimanı’nın pistini bombalaması dengeleri değiştirdi.

Ensarullah da buna Abha Havalimanı’nı balistik füzelerle vurarak karşılık verdi.

GGK’nin tasfiye edilmesiyle ara aktörlerin büyük ölçüde ortadan kalkması ve son haftalardaki tırmanış, Ensarullah ile Suudi koalisyonunu giderek daha doğrudan bir hesaplaşmaya sürüklüyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler