Ana içeriğe geç

Otizmli Uğur'un 30 kat dozla öldüğü uzman raporuna girdi! Tüm failler hâlâ sokakta

Otizmli Uğur Yıldırım'ın 30 kat fazla ilaç verilerek öldüğü 3 uzmanın raporuyla kesinleşti. İddianameye ve savcının tutuklama talebine rağmen mahkeme, 9 sanığın tutuksuz yargılanmasına devam kararı verdi.

Otizmli Uğur'un 30 kat dozla öldüğü uzman raporuna girdi! Tüm failler hâlâ sokakta
Halk TV
16

İstanbul'daki özel bir bakım merkezinde 21 yaşındaki otizmli Uğur Yıldırım'ın 30 kat fazla dozda ilaç verilerek hayatını kaybettiği, üç ayrı uzmanın hazırladığı bilirkişi raporuyla belgelendi. İlacı veren sağlık personelinin kimliği iddianamede net bir şekilde yer almasına ve savcının tutuklama talep etmesine rağmen, 9 sanığın tamamı tutuksuz yargılanmaya devam ediyor.

Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 24 Haziran’da görülen ikinci duruşmada, Uğur Yıldırım’ın ölümüne dair adli tıp uzmanı, farmakoloji uzmanı ve nöroloji uzmanı tarafından hazırlanan bilirkişi raporu mahkemeye sunuldu.

BirGün'den İsmail Arı'nın haberine göre üç uzmanın hazırladığı raporun sonuç kısmında, “Otopsi bulguları, ifadeler, hastane kayıtları ile olayın oluş şekli ve toksikolojik analiz bulguları birlikte değerlendirildiğinde, kişinin ölümünün ilaç intoksikasyonu sonucu meydana gelmiş olduğu… Ölümün akut intoksikasyon (bir defada veya ardışık olarak çok miktarda alım) sonucu meydana gelmiş olmasının tıbben daha mümkün olduğu kanaatine varılmıştır” denildi. Bu raporla Yıldırım’ın ölüm nedeninin fazla dozda ilaç verilmesi olduğuna yeniden dikkat çekildi. Mahkeme, dosyaya giren bu rapora rağmen tutuklama taleplerini yine reddederek duruşmayı 21 Ekim’e erteledi.

İDDİANAME: TEDAVİ DOZUNUN 30 KATI AŞILDI

Yıldırım’ın ölümüne dair Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından özel bakım merkezinin çalışanı olan 9 sanık için iddianame hazırlandı. İddianamede Yıldırım’ın ölüm nedeni fazla dozda ilaç verilmesi olarak açıklanarak, “İlacın kullanım düzeyi en üst had olan 400 miligram kabul edilse dahi 11.958 miligram yani yaklaşık olarak 30 katının verildiği...” ifadesi yer aldı.

İddianamenin sonuç kısmında ise şu tespitler vurgulandı:

“Şüpheli Sabahat Taş'ın merkezde sağlık personeli olduğu, kamera görüntüleri ve ilaç kayıt defteri ile beyanlar uyarınca kendisinin ilaç verdiğinin sabit olduğu, Adli Tıp Raporu’nda açıklandığı üzere dozajın çok üzerinde ilaç vermesi sebebiyle vefatın gerçekleşmiş olduğunun anlaşıldığı, Yıldırım’ın sakinleşmesi için tedavi dozunun üst haddinin yaklaşık olarak 30 kat aşılarak aşırı dozda ilaç verdiği ve olası kast ile hareket ettiğinin kabul edildiği…”

SAVCI TUTUKLAMA İSTEDİ, MAHKEME REDDETTİ

İddianamede, bakım merkezi çalışanı Sabahat Taş, Aybüke Liman, Ayfer İyikalaycı, Bahar Güler, Çilem Köçer, Mehmet Özkan Tıraş, Türcan Özsoy, Yağmur Erkişi ve Yunus Emre Eşin’in “Suçu bildirmeme, kasten yaralama, kasten öldürme (teşebbüs), ruh bakamından kendini savunamayacak durumda bulunan kişiyi kasten öldürme” suçlarından cezalandırılması talep edildi.

Tüm sanıkların tutuksuz yargılandığı davanın ilk duruşması, 27 Şubat 2026 tarihinde Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Savcı 5 sanık hakkında tutuklama talep etse de mahkeme bu talebi kabul etmedi.

BAKIM MERKEZİNİN GEÇMİŞİ

Uğur Yıldırım'ın 22 Kasım 2024 tarihindeki ölümü, Özel Mor Menekşe Bakım Merkezi’nin gündeme geldiği ilk vaka değil. Kurum, BirGün gazetesinin 26 Eylül 2025 tarihinde yayımlanan “Ölüm, şiddet, işkence merkezi” başlıklı haberiyle de kamuoyuna yansımıştı. Haberde, İstanbul Beylikdüzü’ndeki merkezde otizmli çocukların çıplak gezdirilip aç bırakıldıkları, birbirlerinin dışkısını yedikleri ve görevlilerce dövüldüğü ortaya çıkarılmıştı. Yıldırım'ın aynı bakım merkezindeki ölümü de bu iddiaların gündem olmasının ardından ortaya çıktı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler