Ana içeriğe geç

Araştırma: Eğitimde kazanılan beceriler ekonomik kalkınmada belirleyici oluyor

Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nün raporuna göre yüksek bilişsel beceri kapasitesine sahip ülkeler ekonomik performansta öne çıkarken, yapay zekâ çağında analitik düşünme, problem çözme ve sosyal beceriler her geçen gün daha fazla önem kazanıyor.

Araştırma: Eğitimde kazanılan beceriler ekonomik kalkınmada belirleyici oluyor
Halk TV
16

Ankara merkezli düşünce kuruluşu Toplum Çalışmaları Enstitüsü tarafından hazırlanan eğitim ve insan sermayesi raporunda, ekonomik kalkınmanın temel belirleyicileri arasında eğitim kalitesinin ve eğitimle kazanılan becerilerin öne çıktığı belirtildi.

Raporda, dünya genelinde kişi başına düşen gayri safi yurt içi hasılanın 1970 yılında 816 dolar seviyesinde olduğu, 2024 yılında ise 13 bin 631 dolara yükseldiği ifade edildi. Ancak küresel refah artışının ülkeler arasında eşit dağılmadığı, yüksek gelirli ülkelerin zaman içerisinde diğer ülkelerle aralarındaki farkı artırdığı kaydedildi.

YÜKSEK GELİRLİ ÜLKELERDE HİZMET SEKTÖRÜ ÖNE ÇIKIYOR

Rapora göre ekonomik kalkınma yalnızca gelir artışıyla ölçülmüyor. Üretim yapısındaki dönüşüm de kalkınmanın önemli göstergeleri arasında yer alıyor.

2023 verilerine göre yüksek gelir grubundaki ülkelerde hizmet sektörünün gayri safi yurt içi hasıla içindeki payı yüzde 69,1 olarak gerçekleşirken, düşük gelir grubundaki ülkelerde bu oran yüzde 35,4 seviyesinde kaldı. Tarım sektörünün payı ise yüksek gelirli ülkelerde yüzde 1,4, düşük gelirli ülkelerde ise yüzde 26,3 olarak kaydedildi.

PISA BAŞARISI EKONOMİK PERFORMANSLA İLİŞKİLENDİRİLDİ

OECD’nin Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) verileri üzerinden yapılan analizlerde, Çin, Singapur, Güney Kore, Polonya ve İrlanda gibi son dönemde güçlü ekonomik büyüme performansı gösteren ülkelerin aynı zamanda yüksek PISA başarılarına sahip olduğu belirtildi.

Raporda ayrıca Toplum Çalışmaları Enstitüsü tarafından geliştirilen Bilişsel İşgücü Endeksi’ne de yer verildi. PISA başarı oranları, genel PISA puanları, ortalama eğitim süresi ve beklenen yaşam süresi gibi göstergelerden oluşturulan endeks ile ülkelerin refah düzeyleri arasında güçlü bir ilişki bulunduğu ifade edildi.

YAPAY ZEKÂ İŞ GÜCÜ PİYASASINI DÖNÜŞTÜRÜYOR

Raporda dijitalleşme, otomasyon ve yapay zekâ teknolojilerinin iş gücü piyasalarında önemli değişimlere yol açtığı vurgulandı.

Dünya Ekonomik Forumu’nun Future of Jobs raporuna atıfta bulunularak, işverenlerin yüzde 44’ünün önümüzdeki beş yıl içinde çalışanların temel becerilerinin önemli ölçüde değişeceğini öngördüğü belirtildi. Şirketlerin yaklaşık yüzde 60’ının ise çalışanlarına yönelik yeniden beceri kazandırma ve beceri geliştirme programlarına ihtiyaç duyduğu kaydedildi.

Veri analistleri, yapay zekâ uzmanları, siber güvenlik uzmanları ve yazılım geliştiriciler gibi teknoloji odaklı mesleklerde büyüme beklenirken; veri girişi ve rutin idari görevler gibi alanlarda istihdam kayıpları yaşanabileceği ifade edildi.

SOSYAL VE DUYGUSAL BECERİLERİN ÖNEMİ ARTIYOR

Raporda öz denetim, sorumluluk, iş birliği, merak ve yaratıcılık gibi sosyal ve duygusal becerilerin akademik başarı ve yaşam sonuçlarıyla yakından ilişkili olduğu belirtildi.

OECD verilerine göre başarı motivasyonu, sebat, merak, sorumluluk ve öz denetim gibi beceriler ile akademik performans arasında güçlü bir bağ bulunduğu ifade edildi. Sosyal ve duygusal becerileri gelişmiş öğrencilerin eğitim hayatında daha başarılı olma ihtimalinin yükseldiği kaydedildi.

Öte yandan raporda, sosyoekonomik açıdan dezavantajlı öğrencilerin sosyal ve duygusal beceriler bakımından daha düşük performans gösterdiğine dikkat çekildi. Türkiye’de gelecek nesillerin başarısı ve refahı açısından bu becerilerin geliştirilmesinin önemine vurgu yapılan raporda, öğrencilerin gelişiminde sosyoekonomik koşulların belirleyici rol oynadığı ifade edildi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler