Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Nisan 2026 Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi (Tarım-GFE), tarım sektöründeki derinleşen krizi bir kez daha gözler önüne serdi. Verilere göre tarımsal maliyetler yıllık bazda yüzde 38,97, aylık bazda ise yüzde 5,61 oranında artış gösterdi.
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, yayımladığı yazılı açıklamayla bu vahim tabloyu değerlendirerek iktidara yüklendi.
"80 AYDIR TEK BİR NEFES ALMA FIRSATI VERİLMEDİ"
Tarımsal üretimin can damarı olan mazot, gübre, yem, tohum, ilaç ve elektrik gibi temel girdilerdeki artışın artık geçici bir sorun olmaktan çıkıp 'kronikleşmiş bir yönetim krizine' dönüştüğünü savunan Karal, çarpıcı bir istatistiğe dikkat çekti.
Maliyetlerin Eylül 2019'dan bu yana kesintisiz olarak tırmandığını belirten Karal, "Tam 80 aydır çiftçinin kullandığı her girdiye zam geliyor. Çiftçi üretime başlarken zarar etmeyi göze almak zorunda kalıyor. Tarım sektöründe maliyetlerin bu kadar uzun süre aralıksız yükseldiği başka bir dönem göstermek mümkün değildir. 80 ay boyunca çiftçiye tek bir nefes alma fırsatı verilmedi" ifadelerini kullandı.
"MALİYET YÜZDE 39 ARTIYOR, ALIM FİYATI ALTINDA KALIYOR"
Üreticinin belini büken asıl noktanın sürekli artan maliyetler ile hükümetin açıkladığı düşük alım fiyatları arasındaki uçurum olduğunu vurgulayan Milletvekili Karal, buğday ve çay üreticilerini örnek gösterdi.
Karal, "TÜİK'in kendi rakamlarına göre bile tarımsal maliyetler son bir yılda yüzde 39’a yakın artmış. Ancak hükümet aynı dönemde buğdayda, çayda ve birçok üründe üreticinin maliyet artışını karşılamayan komik fiyatlar açıklıyor. Bir tarafta sürekli yükselen maliyetler, diğer tarafta maliyetin altında kalan alım fiyatları var. Böyle bir denklemde çiftçinin ayakta kalması, toprağını ekmeye devam etmesi mümkün değildir" diyerek tepkisini dile getirdi.
"İTHALAT KAPILARINI KAPATIN, ÇİFTÇİYİ DESTEKLEYİN"
Tarımda yaşanan bu krizin yalnızca köylünün değil, pazarda ve markette fahiş fiyatlarla karşılaşan tüm toplumun sorunu olduğunun altını çizen Karal, gıda güvenliği uyarısında bulundu.
Hükümetin yıllardır sorunları ithalatla çözmeye çalıştığını belirten Karal, "Çiftçiyi koruyamayan ülkeler gıda güvenliğini de koruyamaz. Türkiye'nin ihtiyacı ithalat değil, yerli üretimdir. Mazotta, gübrede, yemde ve enerjide üreticiyi rahatlatacak acil ve güçlü destek mekanizmaları hayata geçirilmelidir. Aksi halde bugün 80 aya ulaşan maliyet artışlarının bedelini yarın hepimiz çok daha ağır ödeyeceğiz" diyerek sözlerini tamamladı.