Ana içeriğe geç

Mahkemeden bir garip IŞİD kararı: Fon sağlandı denildi, malvarlıkları iade edildi

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, “IŞİD’in finans ağı” davasında bazı sanıklar hakkında terörizmin finansmanı suçundan mahkûmiyet kurdu. Ancak örgüt üyeliği suçlamalarının önemli bölümü kabul edilmedi, el konulan para ve malvarlıklarının büyük kısmı devlete geçirilmedi.

Mahkemeden bir garip IŞİD kararı: Fon sağlandı denildi, malvarlıkları iade edildi
Yeniçağ
16

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, kamuoyunda “IŞİD’in finans ağı” olarak bilinen davanın gerekçeli kararında bazı sanıkların IŞİD’e fon sağladığı kanaatine vardı. Mahkeme, dosyanın merkezindeki isimlerden Imad Machnouk’un “illegal şekilde örgüte fon sağladığı kanaatine” ulaştığını kararına yazdı.

Buna rağmen savcılığın yönelttiği örgüt üyeliği suçlamalarının önemli bölümü kabul edilmedi. El konulan para, döviz, altın ve şirket malvarlıklarının büyük kısmının devlete geçirilmesi talebi reddedildi. Machnouk yargılama sırasında tahliye edilirken, gerekçeli kararın açıklandığı tarihte dosyada tutuklu sanık kalmadı.

Kısa Dalga'dan Hale Gönültaş'ın haberine göre, kararda, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri kaynaklı paraların Suriye’deki IŞİD mensuplarına ulaştırıldığı değerlendirmelerine yer verildi. ABD makamlarından gelen bilgiler, MASAK raporları, HTS kayıtları ve dijital materyaller birlikte değerlendirilerek bazı sanıklar hakkında terörizmin finansmanı suçundan mahkûmiyet hükmü kuruldu.

Gerekçeli kararın ortaya koyduğu tablo üç kritik soruyu beraberinde getirdi: Mahkeme, bazı sanıkların IŞİD’e fon sağladığı sonucuna ulaştıysa, örgüt üyeliği suçlamaları neden karşılık bulmadı? Dava çerçevesinde el konulan para ve malvarlıklarının büyük bölümü neden geri verildi? Dosya neden tutuklu sanık kalmadan sonuçlandı?

İDDİANAME TÜRKİYE MERKEZLİ FİNANS AĞINI TARİF EDİYORDU

İddianamede, Suriye’deki IŞİD mensuplarına para aktarılmasında rol oynadığı öne sürülen uluslararası bir finans ağı tarif ediliyordu. İstanbul merkezli şirketler, havala sistemi üzerinden gerçekleştirildiği iddia edilen para transferleri ve yurt dışı kaynaklı fon hareketleri soruşturmanın merkezinde yer alıyordu.

SAVCILIK HEM ÜYELİK HEM FİNANSMAN SUÇLAMASI YÖNELTTİ
Savcılık, çok sayıda sanık hakkında hem silahlı terör örgütü üyeliği hem de terörizmin finansmanı suçlaması yöneltti. Dosyanın merkezindeki isimlerden Imad Machnouk hakkında da örgüt üyeliği ve terörizmin finansmanı suçlarından dava açıldı.

Dosya, Türkiye’de IŞİD’in finansmanına ilişkin açılan en kapsamlı davalardan biri olarak değerlendirildi. Soruşturma kapsamında uluslararası para transferleri, havala sistemi, şirket hesapları ve örgütle bağlantılı olduğu iddia edilen mali ağ mercek altına alındı.

Yargılama sırasında yaşanan en dikkat çekici gelişmelerden biri ise terörizmin finansmanı suçlamasıyla tutuklu bulunan tek sanık olan Imad Machnouk’un 2025 yılında tahliye edilmesi oldu.

SAVCILIĞIN İDDİALARI İLE MAHKEMENİN KARARI NEREDE AYRIŞTI?

Gerekçeli kararda, MASAK verilerine dayandırılarak Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri kaynaklı para transferlerinin Suriye’deki IŞİD mensuplarına ulaştırıldığı bilgisine yer verildi.

Mahkeme, ABD makamlarından gelen bilgiler, MASAK raporları, HTS kayıtları, dijital materyaller ve mali hareketleri birlikte değerlendirerek bazı sanıklar yönünden terörizmin finansmanı suçunun oluştuğu sonucuna ulaştı.

Gerekçeli kararda ABD makamlarının, Suriye’nin Rakka bölgesinde faaliyet gösteren ve “Abu Alaa” kod adıyla bilinen eski bir IŞİD mensubuna 2023 yılının Ocak ve Şubat aylarında yaklaşık 600 bin dolar gönderildiği yönündeki bilgisine de yer verildi. Ayrıca bu transferlerin İstanbul merkezli Pico Exchange isimli yapı üzerinden gerçekleştirildiğine ilişkin bilgiler de aktarıldı.

Mahkeme ayrıca Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri kaynaklı fonların Suriye’deki IŞİD bağlantılı kişilere ulaştırıldığına ilişkin istihbari değerlendirmeleri de dosya kapsamında ele aldı.

Mahkeme “Muhammad Mashnouq”un Imad Machnouk olduğu kanaatine nasıl ulaştı?
Gerekçeli kararda dikkat çeken bölümlerden biri de ABD makamlarının kayıtlarında geçen “Muhammad Mashnouq” isimli kişinin kimliğine ilişkin değerlendirme oldu.

Mahkeme, bu kişinin kimliğinin doğrudan tespit edilemediğini belirtti. Ancak soyadı benzerliği, Pico Exchange ile bağlantılı telefon hatlarının dosya sanıkları ve Piko şirketlerinde çalışan kişiler tarafından kullanılması, ayrıca Imad Machnouk’un Piko adını taşıyan şirketlerle bağlantıları nedeniyle bu kişinin Imad Machnouk olduğu kanaatine ulaştığını kaydetti.

Mahkeme ayrıca ABD kayıtlarında Pico Exchange’in müdür yardımcısı olarak geçen “Emad Abdul-Kafi” isimli kişinin de Ahmadrami Abdulkafi olduğunun değerlendirildiğini belirtti.

Bu değerlendirme, mahkemenin uluslararası kaynaklardan gelen bilgileri dosyadaki diğer delillerle birlikte yorumlayarak kimlik eşleştirmesi yaptığını göstermesi bakımından dikkat çekti.

Kaynağa Git

İlgili Haberler