Çin Tıbbi Bilimler Akademisinden Wei Li ve Simon Fraser Üniversitesi’nden Scott Lear liderliğindeki ekip 35-70 yaş arası 41 bin 733 kişiyi 12 yıl boyunca izledi.
Çin’deki katılımcıların günlük ortalama oturma süresi sadece 3 saat civarındaydı (Batı ülkelerine göre oldukça düşük). En az oturan gruptaki kişilerin yüzde 60’tan fazlası tarım veya inşaat gibi ağır işlerde çalışıyordu.
Araştırmacılar burada ‘fiziksel aktivite paradoksu’na dikkat çekti:
• Tüm gün boyunca zorunlu ve yoğun fiziksel emek harcayan insanlar (çiftçi, inşaat işçisi), boş zamanında kendi isteğiyle spor yapan kişilerle aynı sağlık yararını görmüyor. Bu kişiler için gün içinde daha fazla dinlenmek (oturmak), aksine faydalı olabiliyor.
4 SAAT Mİ, 8 SAAT Mİ?
Araştırmacılar istatistiksel modelleme ile zamanı farklı aktivitelere kaydırmanın etkisini inceledi:
• Günde 4 saatten fazla oturanlarda: 30 dakikalık oturmayı orta-şiddetli aktiviteyle değiştirmek, genel riski yüzde 3-4, ölüm riskini ise yüzde 6-7 azalttı.
• Günde 4 saatten az oturanlarda (çoğunlukla ağır iş yapanlar): 30 dakikalık fiziksel aktivite veya uykuyu oturmayla değiştirmek, riski yüzde 4-6, ölüm riskini yüzde 4-10 azalttı. Bu etki özellikle fiziksel işlerde çalışanlarda daha belirgindi.
• 8 saatten fazla oturanlarda ise kalp-damar kaynaklı ölüm riski yine artıyordu.
Bu çalışma, 'herkes için aynı tavsiye' mantığının yanlış olabileceğini gösteriyor. Ofis çalışanı veya emekli biri için 'daha az otur' tavsiyesi hala geçerliyken, ağır fiziksel emek veren bir inşaat işçisine veya çiftçiye 'daha az otur' demek zararlı bile olabilir.
Araştırmacılar, kamu sağlığı mesajlarının kişiye özel hale getirilmesi gerektiğini vurguluyor: Günün geri kalanında ne kadar fiziksel yük altında olduğunuz çok önemli.
Oturmak her zaman 'tembellik' değil. Bazı meslek grupları için dinlenmek ve oturmak, vücudun ihtiyacı olan bir zorunluluk olabilir.